Her 8 kişiden biri diyabet

Her 8 kişiden biri diyabet

Özel Medicabil Hastanesi tarafından sürdürülen 'Hasta Okulu Projesi' kapsamında düzenlenen "Diyabet ve Yaşam" konulu bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.

2013.11.21 10:38 - Son Güncellenme: 2013.11.21 10:40 - Sağlık - HABER MERKEZİ
A
Her 8 kişiden biri diyabet



Özel Medicabil Hastanesi'nde düzenlenen toplantıda Uzm. Dr. M. Kürşad Keskin, katılımcılara diyabet hastalığı konusunda bilgilendirme sunumu yaptı. Diyabet hastalarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantı sunumun ardından soru cevap yöntemiyle devam etti.

'14 Kasım Diyabet Haftası'na denk gelen programda Uzman Dr. M. Kürşad Keskin, diyabetle mücadelede doğal ürünlerin tüketiminin önemini vurguladı. Türkiye'de yaklaşık 7 milyon kişinin diyabet hastası olduğunu ve 3 milyonu aşkın kişinin de diyabet hastası olduğunu bilmeden yaşamına devam ettiğini ifade eden Kürşad Keskin, "Çevremizdeki her on kişiden ikisi de diyabetin getirdiği sıkıntılarla mücadele ediyor" dedi.

Diyabetin, Tip 1 ve Tip 2 olarak iki şekilde tanımlandığını, en sıkıntılısının Tip 2 diyabet olduğunu vurgulayan Dr. M. Kürşad Keskin, "Dünyada dakikada sekiz kişiden biri bu sebepten dolayı ölüyor, ikisi de sakat kalıyor" şeklinde konuştu.

Hastalığınız Arkadaşınız Olmalı

Diyabetle baş edebilme hususunda beslenme alışkanlıklarının ve yaşam biçimlerinin gözden geçirilmesi gerektiğini söyleyen Özel Medicabil Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. M.Kürşad Keskin, toplantıya katılan hastalara hitaben yaptığı konuşmasında "Kabullenilmesi gereken şu ki, diyabet ömür boyu devam eden bir hastalık. Bunu kendinize bir arkadaş olarak kabul edebilirsiniz. Ne kadar iyi davranırsanız bu rahatsızlık da size o kadar iyi davranır. Dünyada diyabetin sebep olduğu hastalıkları veya sakatlıkları geri döndüren bir ilaç yok. Bu yüzden kendi hastalığınızı tanımanız gerekiyor. İlaçların düzenli kullanılması ise olmazsa olmaz bir şarttır" dedi.

Dr. M. Kürşad Keskin, diyabet hastalarının kısa ve uzun vadeli hedeflerinin olması gerektiğini vurgularken "Kısa vadede beslenme programlarına uyulması, ilaçların zamanında kullanılması ve vücuttaki şeker düzeyinin normal seviyesinin belirlenmesi gerekiyor. Uzun vadeli olarak da kontrollerin yapılarak diyabetin hayati organlarımıza verebileceği zararları önleme bilincinde olmalıyız" diyerek konuşmasını sürdürdü.

Ana Neden, Hareketsiz Yaşam ve Beslenme Bozukluğu

Diyabetle mücadelede doktorla temasın önemli olduğunu ve diyabet hastasının aktif bir şekilde problem çözümünde yer alması gerektiğine değinen Dr. Keskin, "Vücudumuzu bir fabrika olarak kabul ediyoruz. Glikoz, yani kan şekerimiz bizim için hayati bir önem taşıyor. Çünkü bu fabrika yani vücudumuz, şekerin yapımı ve yakımına göre ayarlı. Hareketsiz yaşam ve beslenme bozukluğu bu hastalığın ana nedeni" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. 

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


2013.11.21 10:38 - Son Güncellenme: 2013.11.21 10:40 - HABER MERKEZİ
A