Her 10 çocuktan biri skolyoz

Her 10 çocuktan biri skolyoz

Skolyoz araştırma topluluğu buluğ çağındaki her 10 insandan 1 tanesinin, herhangi bir derecede skolyoza sahip olduğunu savunuyor. Gelişme çağında daha hızlı ilerleyen skolyoz özellikle bu çağdaki çocuklarda kolayca gözden kaçabiliyor.

2014.01.10 14:37 - Son Güncellenme: 2014.01.10 14:39 - Sağlık - HABER MERKEZİ
A
Her 10 çocuktan biri skolyoz

Osmangazi Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ferda Erkişi bu hastalıkta çoğunlukla çocuğun herhangi bir şikayetinin olmadığını ve genel olarak sağlıklı olduğunu söyledi.

Skolyozu omurga eğriliği olarak tanımlayan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ferda Erkişi 'Normal ve sağlıklı omurgada, omurlar arkadan bakıldığında yukarıdan aşağıya yani boyun, sırt ve bel bölgelerinde düz bir hat şeklinde uzanır. Skolyozda ise omurlar sağa veya sola doğru yer değiştirir ve aynı zamanda kendi eksenleri etrafında döner.' sözleriyle hastalığın vücutta yol açtığı değişiklikleri de aktardı.

Uzm. Dr. Ferda Erkişi 'Skolyozda kalıtımsal rol olabileceği görüşü vardır. Kızlar ve erkeklerde eşit sıklıkta rastlanmakla birlikte kız çocuklarında daha ağır seyredebilir. Hastalık yaş, cinsiyet ve eğriliğin derecesine göre ilerleyebilir. Özellikle yapısal skolyozda büyümenin en hızlı olduğu ergenliğe geçiş döneminde eğriliğin derecesi daha hızlı ilerler. Ergenlik sonrası dönemde kemiklerin büyüme çekirdekleri olan epifizlerin kapanması sırası ve sonrasında ise ilerleme durur.' açıklamasında bulundu.

Skolyozun belirtileri nedir?
Şikayetlerle ilgili bilgi veren Dr. Ferda Erkişi 'Bel ve sırt ağrısı şikayetleri vardır. Bir omuz diğerinden daha yüksektir. Tek tarafta kürek kemiği çıkıntısı daha dışarıya doğrudur ve kaburgalar tek tarafta daha yüksektir.  Belin görüntüsü dengesizdi. Bir bacak diğerinden daha kısa görünür ve vücut bir tarafa doğru eğik durur. Skolyoz tanısı ayakta çekilen ve tüm omurgayı içine alan röntgen bulguları ve hekimin klinik muayenesi ile konur.' dedi.

Tedaviyi hastanın durumu belirliyor...

'Skolyoz tedavisinde amaç kozmetik olarak düzgün, ağrısız ve hareketli bir omurga sağlamaktır.' diyen Erkişi, skolyozda tedavi kararını hastanın yaşı, eğriliğin derecesi ve yerinin etkilediğini sözlerine ekledi. Tedavi yöntemlerini sıralayan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ferda Erkişi 'Tedaviye hastaya göre karar verilir. Tedavide hastanın belirli bir süre izlenmesi, egzersiz ve rehabilitasyon uygulamaları, korseler ve cerrahi tedavi söz konusudur.

Korsenin skolyoz tedavisindeki başarısı özellikle düzeltici etki ve korsenin giyilme süresine bağlıdır. Ergenlik döneminde skolyoz korseleri mutlaka 23 saate yakın süre giyilmelidir. Korse eğriliğin apeksine odaklı, pelvis ve omuz kuşağında da düzeltmeyi sağlayacak ve yeterli bası kadar eğriliğin aksi yönünde yeterli boşluk verilecek şekilde düzenlenmelidir.' diyerek korsenin tedavideki yerinden de bahsetti.

Skolyoz kolaylıkla gözden kaçabilir!

Skolyozun özellikle buluğ çağındaki çocuklarda kolayca gözden kaçabildiğine değinen Uzm. Dr. Ferda Erkişi 'Skolyozda çocuğun herhangi bir şikayeti yoktur ve genel olarak sağlıklıdır. Nadiren hareketlere bağlı sırt ağrısı olabilir. Gelişme çağı nedeniyle kendilerini ebeveynlerinden saklayan bu çocuklarda skolyoz kolaylıkla gözden kaçabilir. Bu nedenle annelerin dikkatli olmaları önerilir. Küçük çocuk ve bebeklerde fark etmek zor olduğundan anneler bebeklerini sırtüstü yatırıp omurga, boyun ve kalçaların duruşunu gözlemlemelidir.


Skolyoz araştırma topluluğuna göre buluğ çağındaki her 10 insandan 1 tanesi, herhangi bir derecede skolyoza sahiptir. Çoğunlukla ergenlik çağı yaşlarında kız çocuklarında görülmektedir. Bazı skolyoz vakalarında eğiklik derecesi o kadar hafif olabilir ki, tedavi hiçbir zaman gerekli olmayabilir. Hafif skolyozun erkeklerdeki sıklığı neredeyse kızlardaki kadardır.' dedi ve ciddi eğriliklerin kızlarda erkeklerdekinden 5-8 kat daha fazla olduğunun altını çizdi.

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


2014.01.10 14:37 - Son Güncellenme: 2014.01.10 14:39 - HABER MERKEZİ
A