'Hakimin para ödüllü bilgi yarışmasına katılması etik değil'

'Hakimin para ödüllü bilgi yarışmasına katılması etik değil'

Yargı Etiği Kurulu, başvuru üzerine televizyonda yayınlanan ve tarih sorularının yöneltildiği yarışma programına bir hakimin katılmasının etik ilkelere uygun olmadığı sonucuna vardı. Kurulun tavsiye niteliğindeki kararında, para ödülünün, yüksek maddi değer taşımayan sembolik veya hatıra kabilinden bir şey olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle hakimin, para ödüllü bir yarışma programına katılmasının uygun olmadığı belirtildi.

2019.02.27 10:37 - Son Güncellenme: 2019.02.27 10:38 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
'Hakimin para ödüllü bilgi yarışmasına katılması etik değil'

Yargıtayda yürütülen Yargı Etiği Reformu çalışmaları kapsamında geçen  yıl kurulan Yargı Etiği Kurulu, hakimlerin davranışlarının etik olup olmadığı  konusunda kararlar veriyor.  Alınan bilgiye göre, Yargı Etiği Kuruluna başvuran hakim, bir  televizyon kanalında yayınlanan ve tarih sorularının yöneltildiği yarışma  programına katılmasının yargı etiği ilkelerine uygun olup olmadığı konusunda  tavsiye istedi.

Yargı Etiği Kurulu, para ödüllü yarışmaya hakimin katılmasını uygun  bulmadı.Kurulun bağlayıcı olmayan tavsiye niteliğindeki kararında, yarışmada  tüm soruları bilen yarışmacıya 1 milyon lira ödül verildiği, soruların tamamının  bilinmemesi durumunda, yarışmacıların doğru cevap verdikleri ölçüde para ödülü  kazanabildikleri belirtildi.

Yarışma programının internetten de izlenebildiği kaydedilen kararda,  programda eğitim durumları ve meslekleri de dahil yarışmacılara bazı sorular  yöneltildiği gibi kazanılacak paranın nasıl harcanacağına dair sohbet amaçlı  diyaloglara da yer verilebildiği anlatıldı.

Program sunucusu tarafından her bir sorudan önce kazanılacak para  ödülü konusunda hem yarışmacı hem de izleyenlere yönelik kısa bilgilendirmeler  yapıldığı da bildirildi. Hakimin tüm faaliyetlerinde hem mesleğe yaraşır şekilde davranması hem  de bunu görüntü olarak ortaya koymasının etik bir yükümlülük olduğuna dikkati  çekilen kararda, yarışma programında bilgi ölçmenin yanı sıra ödül kazanma  unsurunun da öne çıktığı, özellikle yarışmanın jeneriğinde, sorular sorulurken ve  program sırasında sunucu ile yapılan diyaloglarda, "para ödülü" temasının sık sık  vurgulandığı belirtildi.Kararda, yarışma programına katılanın öncelikli amacı para ödülü  kazanmak olmasa bile bu hususun yarışmanın kamuya yansıyan ve öne çıkan  karakteristik bir özelliği olduğu ifade edildi.

"Hakim hediye kabul etmez"

Yargıtay Etik İlkeleri'nin, "Hakim hediye kabul etmez ancak umuma  açıklama konusundaki yasal gerekler ve hukuk gözetilmek suretiyle tarafgirlik  görüntüsüne yol açmayacak veya yargısal görevlerin icrasında kendini etkileme  izlenimi oluşturmayacak yüksek maddi değer taşımayan sembolik, hatıra kabilinden  hediye, ödül ve benzeri şeyi alabilir. Uluslararası protokol, nezaket, teamül  veya kurumsal nezaketin gerektirdiği hallerde hediye kabulü bu kapsam  dışındadır." şeklindeki maddeleri hatırlatılan kararda, şu değerlendirmeler yer  aldı:

"Yarışma programında ödül olarak para verildiği dikkate alındığında,  söz konusu ödülün maddi değer taşımayan, hatıra kabilinden bir şey olarak  kabulüne olanak bulunmamaktadır. Aynı nedenle, yarışma sonucu verilen ödül,  uluslararası protokol, nezaket, teamül veya kurumsal nezaketin gerektirdiği  haller kapsamında da değildir. Hakim, sürekli olarak halkın gözlemine ve kendisi  hakkında yorum yapmasına maruz kalacaktır.

Bu nedenle sıradan vatandaşın yük olarak gördüğü birtakım  sınırlamaları kabul etmelidir. Söz konusu davranışlar, toplumun diğer üyeleri  tarafından gerçekleştirildiğinde olumsuz kabul edilmeyecek olsa dahi, hakim bu  sınırlamalara özgürce ve gönüllü olarak katlanmalıdır. Bu durum hakimin hem  mesleki hem de özel hayatı için geçerlidir."  Diğer kamu görevlileri ya da yargı faaliyetleri konusunda görev alan  kişiler bakımından uygulanmayan kişisel sınırlamaların, bazı hallerde hakim için  uygulanabileceğine işaret edilen kararda, bu nedenle, kamu görevlileri ve hatta  avukat gibi yargı faaliyetlerinde görev alan toplumun diğer fertlerinin  katılabileceği bazı faaliyetlerin, hakimler için uygunsuz sayılabileceği  kaydedildi.

Hakimin konuyla ilgili mevzuat hükümlerine aykırı bir davranışta  bulunmamaya da özen göstermesi gerektiği ifade edilen kararda, Hakimler ve  Savcılar Kanunu'nun 48. maddesi de anımsatıldı. Bu düzenlemenin, "Hakim ve savcılar, Adalet Bakanının izin vermesi  koşuluyla adalet yüksekokulları ile hizmet öncesi, hizmet içi ve bir üst göreve  hazırlama kurslarında meslek ile ilgili konularda ders ve konferans verebilirler.  Hakim ve savcılar, kanunlarda belirlenenlerden başka, resmi ve özel hiçbir görev  alamazlar, kazanç getirici faaliyetlerde bulunamazlar." hükümlerini içerdiği  hatırlatıldı.

Kararda, şu tespitler yapıldı: "Hakimlerin ödüllü yarışma programlarına katılmalarına izin verildiği  takdirde, televizyonda yayınlansın veya yayınlanmasın bu tür faaliyetlerinden  gelir elde etmeleri, bu 48. madde çerçevesinde tartışmaya açılabilir ve mesleki  davranış kurallarının ihlal edildiği yönünde olası şikayetler gündeme gelebilir.  Dolayısıyla, hakimlerin mesleki davranış kurallarının ihlali olarak  yorumlanabilecek faaliyetlerden uzak durmaları, yargı görevinin özenle yerine  getirilmesi bakımından büyük önem taşır. Bir hakim, yapmayı düşündüğü davranışın  etik ilkelere uygunluğunu değerlendirirken, diğer mesleki davranış kurallarını da  dikkate almalı ve bu kuralları ihlal etmediğinden emin olmalıdır."

Sanat, spor, diğer sosyal ve eğlence amaçlı faaliyetler...

Hakimlerin, toplumdan soyutlanmamak amacıyla yargı dışı uygun  faaliyetlere katılabilecekleri de belirtilen kararda, hakimlerin, yargı makamının  itibarını zedelemediği ve yargısal görevlerini gereği gibi yerine getirmesine  engel olmadığı müddetçe, sanat, spor, diğer sosyal ve eğlence amaçlı faaliyetlere  katılabilecekleri aktarıldı.

Hakimin, yargı dışı faaliyetlerine ayırdığı emek, zaman ve çaba  nedeniyle yargı görevini ihmal etmemesi gerektiğinin de vurgulandığı kararda, "Bu  yarışmalar için yapılacak başvurular, ön eleme ve mülakat aşamalarının yanı sıra,  daha çok doğru cevap vermek ve dolayısıyla daha çok para ödülü kazanmak için  gösterilen çaba, yargı dışı faaliyete aşırı derecede özen ve zaman harcanması  riski doğurabilir. Böyle bir durum da hakimin yargısal görevini yerine getirme  kapasitesinin azalmasına yol açar." ifadeleri kullanıldı.Kararda, para ödülünün, yüksek maddi değer taşımayan sembolik veya  hatıra kabilinden bir şey olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle hakimin, para  ödüllü bir yarışmaya katılmasının uygun olmadığı sonucuna varıldı.Hakimin yargısal görevlerindeki yetkinliği kadar, toplumdaki genel  görünüşü ve bıraktığı izlenimin de büyük önem taşıdığına işaret edilen karada,  yarışma incelendiğinde, hakimin kontrolü dışındaki nedenlerden dolayı mesleğe  yaraşırlık görüntüsü üzerinde bazı riskler oluşturabileceğinin de öngörüldüğü  anlatıldı. Kararda, yarışma sırasında oluşabilecek tipik olmayan durumlar,  yorumlar, diyaloglar veya yanıt verilemeyen soruların niteliğinin bile hakimin  mesleğe yaraşırlık görüntüsü bakımından bazı risklere yol açabileceği de  kaydedildi.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2019.02.27 10:37 - Son Güncellenme: 2019.02.27 10:38 - HABER MERKEZİ
A