Glokomda genetik geçiş önemli
Göz tansiyonu olarak bilinen ve kalıcı görme kaybına yol açan glokomda ailesel yatkınlık önemli bir risk faktörü. Yanı sıra diyabet ve miyop sorunu olanlarda da risk artıyor.
2013.04.09 21:25 - Son Güncellenme: 2013.04.10 08:24 - Sağlık - HABER MERKEZİ
Glokom, artan göz içi basıncının göz siniri hücrelerine zarar vermesiyle oluşuyor ve göz siniri hücreleri öldüğü zaman da kalıcı görme kaybına sebep olabiliyor.
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Can Üstündağ, glokomun her insanda, her yaşta ortaya çıkabilecek bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Özellikle 35 yaştan sonra herkeste glokom olabilir. Ancak ailede glokomu bulunanlarda, şeker hastalığı olanlarda ve miyoplarda risk daha fazladır. Bu nedenle 35 yaşında ve daha sonra 40 yaşında herkesin göz muayenesinin yapılması, risk bulunanlarda ise yılda bir kez kontrol edilmesi gereklidir" dedi.
Üstündağ, artan göz içi basıncın göz siniri hücrelerine zarar vermesiyle oluşan hastalığın, göz siniri hücreleri öldüğü zaman da kalıcı görme kaybına sebep olacağını anlattı.
ERKEN TANI ÇOK ÖNEMLİ
Prof. Dr. Can Üstündağ, hastalığın başlangıcında hastalığa ait herhangi bir belirti görülmediğini belirterek, "Hastalık ilerledikçe görme sinirini etkiler. Görme siniri çok sayıda lif içeren elektrik kablosu gibidir. Bu lifler farklı alanlardan gelen görüntüleri beyine iletir. Sinir hasar gördükçe görme alanı bozulur. Glokom, birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde ve belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebilir. Glokomda görme kaybı oluştuktan sonra geri döndürmek, iyileştirmek mümkün değildir. Bu nedenle erken tanı çok önemlidir" dedi.
Glokomun tamamen iyileştirilip ortadan kaldırılamayacağını belirten Üstündağ, birçok olgunun uygun tedavi ile kontrol altında tutulabileceğini ve görme alanı kaybının ilerlemesinin engellenebileceğini söyledi.
CERRAHİ MÜDAHALE GEREKEBİLİR
Tipik olarak glokomun öncelikle göz içi basıncını düşüren çeşitli ilaçlarla tedavi edilebileceğini söyleyen Prof. Dr. Can Üstündağ, "Bu ilaçlar genellikle göz damlası şeklindedir. Gerekirse cerrahi ve lazer girişimleri de uygulanabilir" diye konuştu