Getiri eğrisi tersine döndü

Getiri eğrisi tersine döndü

Piyasa uzmanları, tahvil piyasasının sıkılaştırmayı fiyatladığını kaydederek iki yıllıklarda yükselişin devam etmesini beklediklerini dile getirdi.

2014.01.24 07:45 - Son Güncellenme: 2014.01.24 07:46 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
A
Getiri eğrisi tersine döndü

 Piyasanın ateşi sönmüyor. Dolar/TL ve Euro/TL tarihi zirvesini test ederken, faizlerde iki yılın en yüksek seviyesine gelindi. İki yıllık tahvil faizleri 10 yıllıkların üzerine çıktı.


Tahvil bono piyasasında gösterge tahvilin bileşik faizi son 2 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 10,65'i gördükten sonra günü 27 baz puan yükselişle 10,49 seviyesinden işlem gördü. Gösterge tahvilin bileşik faizi en son 23 Ocak 2012 yılında yüzde 10,74 seviyesini görmüştü. 10 yıllık tahvil faizleri ise günü yüzde 10,37 seviyesinden tamamladı.

Kurdaki yükselişi frenlemek için Merkez Bankası 2 yıl aradan sonra kura ilk kez müdahale ederek, 3 milyar dolar civarında satış yaptı. TCMB'nin müdahalesinin ardından önümüzdeki dönem para politikasının daha da sıkılaştırılacağı beklentisiyle iki yıllık tahvil faizinde yükseliş hız kazandı.

''EPS UZUN SÜRELİ OLURSA FARK DAHA DA AÇILIR''

Garanti Yatırım Stratejisti Tufan Cömert, önceden Merkez Bankası'nın müdahale etmesinin ardından TL likiditesinden sıkılaştırmaya gittiğini hatırlatarak piyasanın, önümüzdeki dönemde para politikasının daha da sıkılaştırılacağı beklentisini fiyatladığını belirtti.

Öte yandan Merkez Bankası'nın piyasada 3 milyar dolar civarında satış yaptığı tahmininin olduğunu kaydeden Cömert, ''Piyasadan 7 milyar TL'ye yakın likidite çıkışı var. Bankacılık sistemi bugün ve yarın ekstradan 7 milyar TL'ye ihtiyaç duyuyor. Merkez Bankası normalde piyasaya likiditeyi ihalelerle veriyordu. Bugün ve yarın yüzde 7,75'ten verecek dolayısıyla fonlama maliyeti zaten bugünden yarına ciddi şekilde artmış oluyor. Bu faizlerden, tahvil taşımanın bu fonlama maliyetine göre bakıldığında çok fazla bir getirisi yok dolayısıyla orada bir satış eğilimi hakim. EPS uzun süreli olursa bundan sonraki dönemde kısa vadeli tahvil faizleriyle uzun dönemliler arasındaki fark daha da açılacaktır.'' diye konuştu.

Kısa vadeli tahvil faizlerinde 11,5-12 seviyelerinin görülebileceğini dile getiren Cömert, faizlerdeki yükselişin Merkez Bankası'nın hangi şiddette EPS uygulaycağına bağlı olduğuna dikkat çekerek ''piyasada 10 gün boyunca EPS uygulayacağı yönünde bir beklenti oluşursa 1-2 gün içinde bu seviyeye gelebiliriz'' değerlendirmesinde bulundu.

''İKİ YILLIKLARDA YUKARI YÖNLÜ SEYİR DEVAM EDECEK''

İş Yatırım Sabit Getirili Menkul Değerler Stratejisti Uğur Küçük, piyasada en azından 6-7 aylık süre boyunca para politikasının çok sıkı olması beklentisininin fiyatlandığını belirtti.

Küçük, ''TCMB 3 ay sonra sıkılaştırmaya başlayacak ve kısa süreli olacağı beklentisi vardı ama son TL'ye gelen baskıdan sonra daha sıkı bir para politikası fiyatlanıyor. Merkez bankasının son yaptığı para politikasında doğrudan faiz artışı yapmayıp gerekli gördüğü günlerde sıkılaştırmayla, gecelik faizlerin yüzde 9 civarında gerçekleştirilebileceğini söylemesi piyasaları tatmin etmedi.

Sene başında gelen zamların enflasyona 1-1,5 puanlık yukarı yönlü etkisi var onun dışında TL'nin sene başından beri yüzde 6-7'lik değer kaybı var. Bunun geçişkenlik etkisi ile beraber zaten enflasyon hedefi de açık marjinle tutturulamayacak gibi görünüyor. Piyasa, bir şekilde merkez bankası faiz silahını gerçek anlamda çekmek zorunda kalacak diyor. Kısa vadeli faizlerin yukarı gitmesini, uzun vadede büyük bir hareket olması beklemiyoruz. 6 aylık sıkı para politikasının 10 yıllıklar üzerinde fazla bir etkisi olmaz.'' dedi.

TL'deki değer kaybı devam ettiği sürece iki yıllıklarda yukarı yönlü seyrin devam edeceğini kaydeden Küçük, önümüzdeki hafta yapılacak ihalelerin yabancı ilgisinin olup olmayacağı konusu açısından kritik önem taşıdığını söyledi.

''TCMB KARARLI HAREKET ETMELİ''

Ekspres Yatırım Başekonomisti Özlem Derici, Merkez Bankası'nın müdahalelerine devam etmemesi durumunda Dolar/TL'de daha yukarı seviyelerin görülebileceğini dile getirdi. Derici, Merkez Bankası'nın biraz daha kararlı hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

En çok konuşulan konunun Merkez Bankası'nın net rezervlerinin düşük olması konusu olduğunu dile getiren Derici, TCMB'ninsadece net rezervlerini kullanmak zorunda olmadığı, yükümlülükleri arasında kullanabilecek rezerv miktarının da bulunduğunu yönündeki söylemini hatılatarak TCMB'nin kastının rezerv opsiyon mekanizmasıyla biriktirilen miktar olduğunu söyledi.

Sadece döviz rezervinden bahsedilse dahi 95-100 milyar dolara yakın büyüklüğün söz konusu olduğuna dikkat çeken Derici, ''Uluslararası karşılaştırmalar ya da standart rezerv yeterlilik rasyoları bazında çok yeterlidir diyemeyiz. Ama yine de türbülansı bastırabilecek kadar rezervi var'' dedi.

Piyasada ortalama fonlama maliyetlerinin mecburen yükseleceğini kaydeden Derici, gecelik faizlerin yüzde 9 olduğu EPS günlerinin artacağı beklentisinin faizleri yukarı taşıdığını ifade etti.

Diğer Ekonomi Haberleri için tıklayın


2014.01.24 07:45 - Son Güncellenme: 2014.01.24 07:46 - HABER MERKEZİ
A