'Fenerbahçe'nin UEFA Kupası'nı almasını isterim'

'Fenerbahçe'nin UEFA Kupası'nı almasını isterim'

Galatasaray Başkan Yardımcısı Adnan Öztürk, TRTSPOR'da yayınlanan Basın Tribünü programında çok çarpıcı açıklamalar yaptı.

2012.12.07 16:07 - Son Güncellenme: 2012.12.07 16:07 - Spor - HABER MERKEZİ
A
'Fenerbahçe'nin UEFA Kupası'nı almasını isterim'

Galatasaray'ın idari işlerden sorumlu başkan yardımcısı Adnan Öztürk, TRTSPOR'da perşembe akşamları yayınlanan 'Basın Tribünü' programına konuk oldu. Söylemleriyle ezeli rakip taraftarlarından zaman zaman tepkiler aldığı gibi, camia içinden de eleştiri oklarının hedefi olan Öztürk, sorulan sorulara çok net yanıtlar verdi. Fenerbahçe UEFA Avrupa Ligi'nde zafere ulaşmasını istediğini söyleyen Öztürk, Quaresma transferi, Arda Turan'ın Fenerbahçe kampını ziyareti, şike davası sürecindeki tavrı başta olmak üzere birçok konuyla ilgili görüşlerini dile getirdi. Adnan Öztürk, programın finalinde Şampiyonlar Ligi'nde gönlünden geçen rakibi de açıkladı. Adnan Öztürk'ün program yorumcularına verdiği yanıtlar şöyle:

'Fatih Terim'le hiçbir sorunumuz yok'

- Fatih Terim, Galatasaray'ın en önemli profesyonellerinden bir tanesi. Amiral gemisini teslim ettiğimiz profesyonel.
Son derece iyi bir Gaatasaraylı. Artı genel kurul üyesi artı divan kurulu üyesi olmak üzere. Fatih Terim'le bugüne kadar en küçük bir problemimiz olmadı.
Gayet medeni bir ilişkimiz var. Gerektiği zaman da birbirimize destek oluruz. Fatih Terim illa ki birisiyle problemli imajı varmış gibi gösterilmek isteniyor ama o imajı benim kabul etmem mümkün değil tabi ki. Ama şunu da söyleyeyim problemim olursa da muhakkak duyarsınız.

SORU: Şampiyonlar Ligi'ndeki beklentiniz nedir?

- Galatasaray, UEFA ve Süper Kupa'yı kazandıktan sonra sürdürülebilir başarıyı yakalayamazsa başarılı olmuş sayılmaz. Çok ciddi bir başarı yakaladık.
Kulüp ve camia olarak o günkü Türkiye'nin şartları ve vizyonuyla ve belki de rehavete kapıldığımız için o değişimi tam yerine getirip, dünyada yakaladığı popülariteyi kullanamadı. Galatasaray'ın Avurupa'nın ilk 10 kulübü arasında olması lazım. Avrupa'nın ilk 10 kulübünü gözümüzde büyütmememiz lazım. Barcelona ve Real Madrid büyük borçlardan bugünlere geldi. Onlar dünyada marka oldularsa bizim Türk takımlarımızın da ve tabii ki Galatasaray'ın da marka olma potansiyeli var. Şampiyonlar Ligi'ne gelince, 5-6 senelik bir duraklama döneminden bugünlere geldi. Gruptan çıkabilmek çok büyük bir başarıdır.

'Quaresma olursa sürpriz demem'

- Quaresma transferi konusunun çok ciddi olduğunu tahmin etmiyorum. Baros takası konuşuldu ama çok ihtimal vermiyorum ama olursa da büyük sürpriz demem.

'Anızları yakma lafı spontane gelişti'

- Çevre konularına çok meraklıyım, okuyorum, araştırırım da.. Ve bu anız meselesine de ciddi takıntım var. Helikopterle giderken düşünüyordum.
Bir yandan da yakılan anızları gördüm. Oradan anız kelimesi geldi aklıma. Biraz da espri olsun diye öyle dedim.
Yoksa bence sert bir söylem değildi.

SORU: 2010-2011 sezonunda sizce şike yapıldı mı?

- Amatör bir futbol seyircisiyim, bu konuda uzmanlar konuşmalı.

SORU: İleride Galatasaray'a başkan olmak istiyor musunuz?

- Kulübün başında bir başkan varken ben başkan olacağım demek abesle iştigaldir.
Adnan Öztürk siz Galatasaray'da başkan olmayı düşünüyor musunuz sorusu sorulduğunda ben biraz tebessüm ediyorum. Çünkü geçen dönem başkan adayıydım.
Çok ciddi bir çalışma yaptık. Ama başkan adayı olmak için bu akşam ben yatayım da sabah kalkıp ben başkan adayı olayım bari demek çok ciddiyetsiz olur.
Başkan adayı olmayı düşündüğünüz zaman, ekibinizle beraber bir kere Galatasaray'da bir şeylerin iyi gitmemesi lazım. İkincisi iş hayatınızı, özel hayatınızı ve yaşantınızı Galatasaray başkanlığı veya Galatasaray'da yöneticilik için organize etmiş olmanız lazım. Önlemlerini almış olmanız lazım. Dersinizi çalışmış olmanız lazım. Bunların hepsi öyle 3 aylık, 5 aylık işler değildir. Şu anda bence Galatasaray'da en son konuşulacak şey 'bir başkan adayı arayalım' söylemidir.

'En büyük hayalim Galatasaray Spor Lisesi'

- Şu anda Galatasaray'daki en büyük hayalim -hem başkanın başının etini yiyeceğim hem de eğitim vakfı başkanının başının etini yiyeceğim- muhakkak Ali Sami Yen Spor Lisesi'nin yapılmasını istiyorum. Okul sayımız 4'e çıkarsa Ali Sami Yen Spor Lisesi'nde de 2000 tane öğrenci olursa, ben Galatasaray'daki en mutlu günlerimi yaşayacağım.

SORU: İki başkanın derbide maçı yan yana izleme ihtimali nedir?

- Tabii ki iki ezeli rakibin başkanının yan yana maç seyretmesinden daha doğal bir şey yok. Hatta bir adım daha geriye gidelim, bence artık 'taraftarlar rakip sahalara nasıl gitmelidir' bunu açık açık söylemeye başlamak lazım. Bu hafta içerisinde konusu oldu, ortada spor var ama yanında 100 yıllık camialar var.
Bu işin bir ritüeli ve de diplomasisi var. Şimdi o diplomasinin içerisinde başkanı davet etmek başkana aittir. O da herhalde o daveti yaptı bildiğim kadarıyla.
Başkan yardımcısının çıkıp da davet etmesi mümkün değil. Şık olmaz. Yakışık almaz. Dolayısıyla bunda herhangi bir problem görmüyorum.

SORU: Arda'nın Fenerbahçe Ülker kampını ziyaret etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Arda kardeşimiz Galatasaray'ın alt yapısından yetişmiş, milli bir futbolcumuz. Çok başarılı. İspanya'ya transfer olmuş, hepimizin gururu. Hepimiz takip ediyoruz. Bu hafta Fenerbahçe'nin kampını Arda İspanya'da ziyaret etmiş diye kıyamet kopuyor. Ben Arda kardeşimi böyle bir hareket yaptığı için gözlerinden öpüyorum.
Annesine, babasına, ailesine, onun böyle yetişmesinde emeği olan herkese de can-ı gönülden teşekkür ediyorum. Gitmeseydi eğer şunu düşünebilirdik, herhalde meşguliyeti var. Herhalde programı müsait değil, gitmemiş derdik ama normali gitmesidir.
Şimdi biz artık öyle bir hale geldik ki, ortada bir rekabet yok da düşmanlık varmış gibi olduk. Benim rakip takımlarım, Türkiye'deki rakip takımlarım, yurt dışında maç yaptığı zaman samim söylüyorum formasının rengi beni hiç ilgilendirmiyor. Onun göğsündeki Ay-Yıldız beni ilgilendiriyor. Türkiye'deki fanatizm, düşmanlık gibi bir kavram pırıl pırıl bir çocuk yurt dışında ev sahibi olarak bir Türk takımının kampını ziyaret etti diye burada fırtınalar kopartılıyor.

'Fenerbahçe UEFA Kupası'nı kazansın'

- Fenerbahçe'nin de UEFA Kupası'nı kazanmasını tabi ki isterim. Tabi ki sevinirim. Sonuçta Türk takımı kazanacak.

SORU: Derin Galatasaray var mı?

- Ben 12 yaşımda geldim bu camiaya, 37 sene olmuş. Kulüpte de 12 senedir faalim, varsa ben görmedim. Ama birileri kendilerine 'Derin Galatasaray' süsü veriyorsa, onları ben bilemiyorum.

SORU: 'Ateş üfleyerek sönmez' cümlesi sizden mi çıktı?

- Ateş üfleyerek sönmez, cümlesi bana ait değil. Benim o dönem içerisinde doğru birkaç deklarasyonla çok ciddi katkılarım oldu ama ateş üfleyerek sönmez cümlesi sevgili Atilla Aksoy'a ait. Sevgili Atilla Aksoy son dönemlerde ismi çok anılan ve hazırlanan kitap sayesinde gündeme geldi. O vesileyle de Atilla Aksoy abimizin de ellerine sağlık. Bence çok güzel bir kitap hazırlamış.

SORU: Kadıköy'e gitme ihtimaliniz?

- Kadıköy'e hemen hemen her hafta gidiyorum. Hatta iki, üç hafta önce galiba Kalamış'tan gelirken hep stadın oradaki yolu kullanıyorum. Arabayı kendim kullanıyordum, üstümde de spor kıyafetler vardı. Tam da seyircilerin stada gelecekleri saate denk gelmişim. Bir an aklımdan geçti, stada gireyim mi diye.
Tabi ki Kadıköy'e gitmekte bir problem olmaz ama geçen sene gitmemek bence daha dogru bir karardı. En son 2004-2005 sezonunda gittim. O zaman da yönetim kurulu üyesiydim. Rahmetli Özhan Canaydın abimizin yönetimindeydim. Hatta maçı 1-0 kaybetmiştik. O gün de kafama yumurta, bozuk para, ayran, su gelmişti. Üzerine bir de yağmur yağmıştı. Bir de şeref tribününe gidememiştim.

SORU: Adnan Polat'la aranızda dargınlık var mı?

- Adnan Polat'la en küçük bir problemim yok. Son derece büyük sevgi ve saygım var. Kişisel hiçbir problemimiz hiçbir zaman olmamıştır. Rakipken olmamıştı, bugün de olmaz. Adnan Polat'ın iade-i itibara ihtiyacı yoktur. Çünkü Adnan Polat'ın hem şahıs olarak hem de Galatasaray Spor Kulübü'nün Başkanı olarak bence itibarına en küçük bir leke gelmemiştir. Bu konulara bakış açısını biraz değiştirmek lazım. Burası bir genel kurulsa, ortada bir bilanço varsa, genel kurul üyeleri hür iradeleriyle ibra edip etmemekte tamamen serbesttir. Bence sevgili Adnan Polat ve yönetimi de bunu böyle üzerlerine alırken sanki bir itibar kaybıymış gibi gördüler.

SORU: Stat zemininin durumu nedir? Cluj maçında neler oldu?

- Stadı ben o akşam o halde görünce çok kötü oldum. Çünkü 10 puanla bu gruptan çıkarız hesaplarının yapıldığı bir ortamda Cluj takımına kendi stadımızda puan kaybetmek çok ciddi bir darbe olur ve ben futboldan anlamıyorum ama 5. ve 10. dakikada Galatasaray aslında su ile boğuşmaya başladı. Dolayısıyla ciddi bir problem vardı.
Sonrasında da kamuoyunu çok ilgilendiren bir konu olduğu için herkes bir fikir beyan etmeye başladı. Ama şu anda devir-teslim olayları itibarı ile çok teknik detayları olan bir dosya üzerinde çalışılıyor. Tabi ki spor bakanımız da bir fikir beyan etti. Uzmanlar çıktılar fikir beyan ettiler.
E birazcık da endişe kaplamaya başladı, çünkü önümüz kış. Lig maçları var, kupa maçları var, Şampiyonlar Ligi maçı var, nasıl olacak endişesi... O arada benim çıkıp da Galatasaray'da dünyanın her kurumunda olduğu gibi 'olan biten her şeyden yönetim kurulu sorumludur, inceler gereğini yapar' demem kadar doğal bir şey olamaz.

'Stat dışında da problemler var'

- Raporlar ve araştırmalar yapılıyor ama görünen bir tek içeride problem yok, dışarıda da problem var çünkü o akşam dışarıda da 30-40 cm kadar su birikintisi vardı.
Biraz daha incelemeler devam edecek gibi geliyor çünkü örnek veriyorum hemen yanımızda dün hesaba katmadığımız ama temel çukuru 70-80 metre kazılan bir gökdelen inşaatı var. Öbür tarafta hastane inşaatı var. Cendere yolunda yeni inşaatlar başladı. Bu yaz stadın zemini ile ilgili ciddi çalışmalar yapılması gerekecek.

SORU: Peki ya stadın çatısı?

- O akşam stadın zemininin o suyla dolması hakkında bir söylem var. 'Stadın çatısı kapalı olsaydı böyle olmazdı' gibi. Ben merak ettim o akşam yağan yağmur miktarını. Baktım ciddi yağmur yağdı ama bir Sandy kasırgası veya New York'taki kadar değil. Yani bir problem olduğu aşikar. Plaf-Off'larda Beşiktaş ile oynayacağımız ve iptal edilen maçta İnönü Stadı'na metrekareye 80 kg yağmur yağdı. O akşam da metrekareye 65-70 kg bir yağmur yağdı. Çatı ile zeminin pek alakası yok. Çatı stadın orjinal projesinde var. Bu stadı trampa usulüne göre yaptığımız için, stadın orjinal dizaynında olanın da yapılması gerekiyor. Ama ihale şartnamesinde en son VARYAP şirketine verilen ihalede çatı yok.

'Galatasaray'ın sorumluluğu var'

Galatasaray Spor Kulübü'nün, TOKİ'ye ve Spor Genel Müdürlüğü'ne verilmiş taahhüdü var. 'Siz buranın localarını yaptırın, bizim şu andaki finansal imkanlarımız bu dekorasyonu yapmaya yetmiyor. Stat gelirleri nasıl olsa gelecek, ondan sonra da çatıyı kapatırız' diye bir taahhüte girmişiz. E şimdi kurumlarda süreklilik esas, Galatasaray'da atılan imzalar da esas. Dolayısı ile Galatasaray'ın şu anda bir sorumluğu var o çatıyı kapatmakla ilgili.

SORU: Şampiyonlar Ligi'nde rakip olarak kimi istersiniz?

- Ben Malaga'yı istiyorum. Şahsen gönlümden Malaga geçiyor.

SORU: Messi Galatasaray'ı istiyor ama...

- İstiyor ama Messi'ye geçmiş olsun, o iyileşene kadar istemesin. Biraz daha yukarılara gidelim sonra karşılaşırız.

Kaynak: TRTSPOR

Diğer Spor Haberleri için tıklayın


2012.12.07 16:07 - Son Güncellenme: 2012.12.07 16:07 - HABER MERKEZİ
A