''Faiz artışına gerek kalmadı''
Piyasa uzmanları, Merkez Bankası'nın sıkılaşan para politikası sonrasında faiz artışına gerek kalmadığını belirttiler.
2013.11.13 00:56 - Son Güncellenme: 2013.11.13 00:58 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
Gelişmekte olan ülkelerin teker teker faiz artışına gitmesine rağmen faiz arttırımına gitmemekte ısrarcı olan TCMB'nin sıkılaştırıcı adımlarıyla ortalama fonlama maliyeti dün yüzde 6,8'e yükseldi.
Brezilya, Hindistan'ın ardından Türkiye ile aynı kategoride yer alan Endonezya da, merkez bankası polika faizini cari açığın yönetimini kolaylaştırmak için 25 baz puan artırarak yüze 7.5'e yükseltti.
TCMB ise daha önce duyurduğu üzere, miktar yöntemiyle 1 hafta vadeli repo ihalesi açmayarak iki günlük ek parasal sıkılaştırmaya gitti. 14 Ekim tarihinde yüzde 6,07 seviyesinde olan ortalama fonlama maliyeti dün yüzde 6,8 seviyesine yükseldi. Öngörülebilirliği artırmaya odaklanan Merkez Bankası, 18 ve 19 Kasım tarihlerinde iki günlük Ek Parasal sıkılaştırma uygulayacağını ve ek parasal sıkılaştırmanın ilk günü olan 18 Kasımda minimum 100 milyon dolar satış ihalesi düzenleneceğini duyurdu.
Önceki açıklamalarında yüzde 4.50 ile piyasaya verecekleri para miktarını 10 milyar TL ile sınırladıklarını kaydeden Başçı, uzmanlara göre, sıkılaştırıcı adımlarıyla bir nevi faiz artışına gitmiş oldu.
Piyasa uzmanları, Merkez Bankası'nın iki günlük ek parasal sıkılaştırma adımının TL varlıklar için pozitif olduğunu kaydederek sıkılaşan para politikası sonrasında faiz artışına gerek kalmadığını belirttiler.
GECELİK VADEDE YAPILAN FONLAMA FAİZİ DAHA FAZLA REFERANS ALINACAK
Erste Yatırım Başekonomisti Nilüfer Sezgin, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın önceki konuşmalarında para politikası çerçevesinde normalleşme sinyalleri verdiğini kaydederek ''Tam olarak ne yapacaklarının sinyalini vermese de yüzde 4,5 olan politika faizinin daha az önemli olduğu, gecelik vadede yapılan fonlamanın faizinin daha fazla referans alındığı çerçeveye doğru götüreceğinin sinyalini verdi'' diye konuştu.
Ek faiz artışına gerek kalmadan da Merkez Bankası'nın bu tip normalleşme yönünde atacağı adımların ya da o yöne gideceğinin sinyalini vermesinin TL varlıklara pozitif yansıyacağı görüşünde olduğunu bildiren Sezgin, ''Belki haftaya hemen çok büyük adımlar atılmayabilir fakat bu yönde kuvvetli sinyaller verilmesi ihtimalini kuvvetli buluyorum'' değerlendirmesinde bulundu.
Koridorun üst tarafında değilse bile alt tarafında hamle olabileceğine dikkat çeken Sezgin, ''En azından orda yapılacak bir hamlenin sinyal etkisi olabilir diye düşünüyorum. pratikte etkisi olmayacaktır. eğer öngörülebilirliğin artması gerekiyorsa koridorun da yukarı yönlü daralması gerekiyor diye düşünüyorum'' dedi.
Son enflasyn raporu sunumunda, Başçı'nın ''Şu anda bankalara zorunlu karşılıklar için faiz ödenmediğinden dolayı yüzde 4,5'den fonlama vererek faiz ödenmemesini telafi etmiş oluyoruz. Önümüzdeki dönemde daha formal bir şekle sokacağız'' sözlerini hatırlatan Sezgin, bu konuyla ilgili tedbir ya da düzenleme yapılabileceğini söyledi.
Yüzde 4,5'tan zorunlu karşılıkların fonlamasının yapılmasının düzenlemeyle sabitlenecek olabileceğini kaydeden Sezgin, bu adımın tek başına öngörülebilirliği artırmaya yetecek bir adım olmayabileceğini, muhtemelen başka bir adım daha gelebileceğini söyledi.
TL NİSPETEN DAHA İYİ PERFORMANS GÖSTERDİ
Odeabank Ekonomik Araştırmalar Müdürü İnanç Sözer, TL'yi 13 tane gelişmekte olan para birimleriyle kıyasladığı araştırmasına atıfta bulunarak, her ne kadar dolar/TL 2,06'ya yaklaşmış olsa da görece yataya yakın seyir izleyen TL'nin son 1,5 aydır nispeten iyi performans gösterdiğini belirtti.
Sözer, diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla Türkiye'nin daha iyi performans sergilemesinde Hem TCMB'nin sıkı para politika duruşu sergiliyor olması hem de son yaptığı ek parasal sıkılaştırmanın etkisi olduğunu ifade etti.
Endonezya'nın faiz artışına değinen Sözer, tüm gelişmekte olan ülke kurları arasında Nisan sonundan bu yana en fazla değer kaybeden para biriminin Endonezya Rupisi olduğunu hatırlattı.
Varlıkların yeniden fiyatlanma döneminden geçildiğini kaydeden Sözer, bu süreçte faiz artırımı değil makro ekonomik istikrarı ön plana çıkartan ülkelere nispeten olumlu yansıma olduğunu ifade etti.
Odeabank Ekonomik Araştırmalar Müdürü, ''Bu noktadan sonra Merkez Bankası'ndan bir faiz artışı beklemiyorum. Ama Para Politikası'nın sıkı kalmaya devam edeceğine yönelik vurgusunu yineleyebilir. Bu da nispeten TL cinsi varlıklara olumlu yansıyacaktır diye düşünüyorum'' değerlendirmesinde bulundu.
Bu süreçten sonra faiz artışına gerek olmadığını bildiren Sözer, ortalama fonlama faizinin 6,75'ler civarında seyrederken, koridorun üstünün ise 7,75'te olduğunu bildirerek Merkez Bankası'nın hiçbir faize dokunmadan 100 baz puan bir sıkılaştırma yapabileceğini söyledi.
Sözer, ''Mayıs ayından bu yana piyasadaki faiz farkı Türkiye'de daha hızlı yükseldi. Türkiye'de piyasa faizlerinin gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha yüksek olması para politikasının yeterince sıkı olduğu imasını da doğuruyor'' diye konuştu.
YENİ DÜZENLEMENİN DETAYLARINI ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA GÖREBİLİRİZ
Ekspress Yatırım Başekonomisti Özlem Derici, Merkez Bankası'nın daha yüksek bir miktarda sıkılaştırma vermesi durumunda ortalama fonlama maliyetini yüzde 7,75'e çıkartana kadar oldukça önemli bir sıkılaştırma gerçekleştirmiş olacağını, bu nedenle bundan sonra Merkez Bankası'nın politika faizi ya da koridorun üst bandında artışa gitmeyeceği görüşünde olduğunu belirtti.
Geçtiğimiz ay yüzde 6,3 seviyesinde olan fonlama maliyetinin bir gün öncesinde yüzde 6,76'ya çıktığını kaydeden Derici, fonlama maliyetindeki artışı politika faiz artışı olarak görmek gerektiğini ifade etti.
Öngörülebilirliği arttırmak adına iki günlük parasal sıkılaştırmayı önceden açıklayan Merkez Bankası'ndan yeni bir düzenleme daha beklediğini dile getiren Derici, önümüzdeki hafta PPK ya da bir gün sonrasında ekonomistlerle toplantısında detaylarını verebileceğini söyledi.