Erdoğan'dan AB'ye mesaj var

Erdoğan'dan AB'ye mesaj var

Başbakan Erdoğan, "Türkiye'nin AB'ye üye olması ön yargıların kalkması için önemlidir" dedi.

2013.11.08 20:06 - Son Güncellenme: 2013.11.08 20:08 - Siyaset - HABER MERKEZİ
A
Erdoğan'dan AB'ye mesaj var

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "AB'ye üye olanlarda ne varsa, hepsi bizde de var" dedi.

Polonya'da resmi temaslarını sürdüren Erdoğan, Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde bir konuşma yaptı.

Üyelik sürecinde çıkarılan zorluklar nedeniyle AB'ye sitem eden Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Bize kenarından köşesinden geçici bir üyelik, farklı bir imtiyazlı ortaklık yani akla hayale gelmez şeyler ortaya çıkmak suretiyle oyalama siyaseti izlediler ve bu hala da devam ediyor.

Siyasi olarak bu sürecin sekteye uğratılması kabul edilebilir değildir. Şu anda birliğe dört dörtlük üye olanlarla, kısa bir süre içinde yarışa girelim, onlarda ne varsa hepsi bizde de var.

Yasal düzenleme olarak eksik mi var, hepsini yaparız. Buna muktediriz. Ama bize şu konularda eksiğiniz var diyemiyorlar.

Çünlü biliyorlar ki dedikleri takdirde Türkiye'de bu siyasi irade var ve AB'ye girerlar. Ama samimi olanlar şunu söyllüyor; Biz 76 milyonluk bir Türkiye'nin yükünü çekemeyiz. Biz size yük olmaya değil, yük almaya geliyoruz.

AB'ye yük olanlar var. Euro bölgesinde olanları gördünüz. Yüz milyarlarca Euro ödediler, üyelerini ayağa kaldırmak için, isim vermeyeceğim.

Türkiye'nin böyle bir durumu yok, Türkiye bir kuruş almıyor, tam aksine veriyor. Ülkemize verilen sözlerin tutulmaması ve çifte standart, Türkiye kamuoyunun Avrupa Birliği'ne olan inancını azaltmaktadır.

2004 yılındamüzakere süreciyle ilgili adım atıldığında Türkiye'de AB üyeliğine olan destek yüzde 70-75 dolaylarındaydı, şimdi yüzde 30'a düştü.

Bu tablo karşısında yapıcı eleştirilerimizi ifade etmemizden daha doğal birşey olamaz. Türkiye her alanda çok önemli gelişmeler kaydetti.

Türkiye'nin özellikle dış politikadaki vizyonu ve amacı AB ile büyük ölçüde örtüşüyor. Üyeliğin birliğin dış politikasına sağlayacağı katkıyı görmemek mümkün değil.

Türkiye, küresel mali krize rağmen gösterdiği dirençle uluslararası alanda dikkatleri üzerine çekiyor. AB ile ticari ve ekonomik ilişkilerimiz bu kadar iç içe geçmişken, iş adamlarımızdan vize talep edilmesi kabul edilebilir değildir.

Brezilya'nın AB ile ne alakası var. Ama Brezilya ve Venezuela AB'de vizeye takılmıyor. Daha yeni BAE'ye AB'nin vize uygulamadığı ülkeler arasına kattılar. Ama biz müzakereci ülke olduğu halde vize uygulanıyor.

Bize de, siz bize vize uygulamayın diyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? Biz bütün bunlara rağmen, ürkmüyoruz, bütün kapıları açıyoruz, rahatız. Ama onlarda bu ürkeklik korkaklık var. Şu anda Finlandiya, İsveç, Polonya... İsveç'ten bize gelen turist sayısı 600 bin, Polonya'dan gelen turist sayısı 500 bin.

Türkiye bölge için önemli bir destinasyon. Türkiye turizmde farklı bir atak yaptı. Sadece deniz, kum, güneş değil. Dağcılık, golf, inanç, kongre gibi alanlara dağılmak suretiyle şu anda 34 milyon turist geliyor. Bunlar durup dururken olmadı. Türkiye bu sektörde farklı bir alana geldi. Daha da iyi olacak.

Göreve geldiğimizde Türkiye'nin IMF'ye olan borcu 23.5 milyar dolardı. Şimdi Türkiye'nin AB üyeleriyle mukayese edilmeycek bir performansı var. Şimdi IMF'ye borcumuz yok, onlar bizden borç talep etti. 5 milyar dolar borç vermeyi taahhüt ettik. İstedikleri zaman alabilirler.

Bütün bunlar bir şeyi gösteriyor. Kendi ayakları üzerinde durabilen bir ülke. Bu AB müktesebatında yok mu? Türkiye bunları sağlamış  bir ülke. AB Bakanlığı'nı niçin kurduk. Bu işi daha yakından takip edelim. Daha yoğun bir çalışmanın içerisine girelim. Bakan arkadaşımız (Egemen Bağış) fellik fellik AB üyesi ülkeleri dolaşıyor.

Böyle yoğun bir çalışma var. Türkiye'nin üyeliği birliği güçlendirecek ve dinamizm kazandıracak sonuçlar doğuracaktır.

Türkiye AB'ye tam üyelik konusundaki kararlılığını devam ettiriyor. Sabırla bu süreci devam ettiriyoruz. Demokrasi ve insan hakları konusunda yaptığımız çalışmalar esasında vatandaşlarımızın bu konusdaki beklentilerinin bir sonucudur.

Türkiye'nin içinde yer almadığı bir AB ise tekemmül etmemiş bir siyasi proje olarak kalacaktır. Bu vesileyle Polonya'nın üyelik sürecinde bize verdiği desteği takdirle karşıladığımızı belirtmek isterim."

Diğer Siyaset Haberleri için tıklayın


2013.11.08 20:06 - Son Güncellenme: 2013.11.08 20:08 - HABER MERKEZİ
A