Emniyetten İmralı Yürüyüşü yasağı açıklaması

Emniyetten İmralı Yürüyüşü yasağı açıklaması

Bursa Emniyet Müdürlüğü, Gemlik'te terör örgütü PKK sempatizanları tarafından gerçekleştirilmesi planlanan İmralı Yürüyüşü'nün yasaklanmasıyla ilgili açıklama yaptı.

2011.10.07 17:13 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Emniyetten İmralı Yürüyüşü yasağı açıklaması

Bursa Emniyet Müdürlüğü, Gemlik'te terör örgütü PKK sempatizanları tarafından gerçekleştirilmesi planlanan İmralı Yürüyüşü'nün yasaklanmasıyla ilgili açıklama yaptı.

Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi;

"Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bulunan ve bu cezasına istinaden İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yatmakta olan PKK/KONGRA-GEL terör örgütü elebaşı Abdullah ÖCALAN'ın 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana avukatları ve ailesi ile görüşememesi bahanesiyle İmralı cezaevinin kapatılması, askeri operasyonların durdurulması ve sözde müzakerelerin yeniden başlaması talepleriyle başta Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) olmak üzere, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), sözde Demokratik Toplum Kongresi (DTK) gibi oluşumların ve terör örgütü güdümünde faaliyet gösteren diğer uzantıların organizesinde terör örgütü elebaşı Abdullah ÖCALAN'ın yakalanma sürecinin başlangıcını oluşturan 09 Ekim 1998 yılında Suriye'den ayrılışının yıldönümü olan 09 Ekim 2011 Pazar günü, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizden olmak üzere Ülkemizin tüm kesimlerinden terör örgütüne sempati duyan kitlelerin katılımıyla "Büyük Gemlik Yürüyüşü" adı altında İlimiz Gemlik İlçemize gelerek burada kitlesel eylem gerçekleştirilmek istendiğine dair bilgiler alınmıştır.

 

Benzer gerekçelerle 2003 yılı içerisinde iki kez ve son olarak da 04 Eylül 2005 tarihinde benzer şekillerde eylemler gerçekleştirilmek istenmiştir. 04 Eylül 2005 tarihinde gerçekleştirilmek istenen eylem (toplantı, gösteri, yürüyüş, basın açıklaması ve benzeri faaliyetler), 2003 yılında gerçekleştirilen eylemde terör örgütü mensuplarının ve müzahir kitlenin yaptıkları da göz önüne alınarak milli güvenlik, kamu düzeni, kamu esenliğinin sağlanması, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve devletin Ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla İl İdaresi Kanununun 11/C ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 17. Maddelerine istinaden Valiliğimizce yasaklanmıştır.

 

Bu yasaklamaya istinaden 04 Eylül 2005 tarihinde İlimize giriş noktalarında oluşturulan kontrol noktalarından İnegöl İlçemizdeki kontrol noktasına (80) otobüs yaklaşık (3000) kişi, İzmir yolu 85. Km'de oluşturulan kontrol noktasına (11) otobüs yaklaşık (300) kişi, İstanbul yolundan ise özel araçlarla gelen kişilerin ilimize girişleri engellenmiştir.  İnegöl İlçemizdeki kontrol noktasına gelen kitlenin araçlarından inerek Ankara-Bursa karayolunda toplanmaları nedeniyle 11.30-17.00 saatleri arasında trafik akışı durmuş, saat 17.00'de geri dönüşe geçen grupların Bilecik İli Bozüyük İlçesinden geçişleri sırasında, İlçe halkıyla eyleme gelen kitle arasında toplumsal olaylar yaşanmıştır.

 

  Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizdeki İllerimizde sokak hareketlerini toplumsal düzeye çekemeyen terör örgütünün böylesi bir eylemle oluşabilecek provokasyonlardan kendisine propaganda malzemesi çıkarmayı ve şehir merkezlerinde gerçekleştirdiği silahlı eylemler neticesinde zarar gören ve desteğini azaltan müzahir kitlenin desteğini tekrar kazanmayı hedeflediği değerlendirilmektedir.

 

2005 yılında Bozüyük İlçesinde meydana gelen benzeri olayların, yürüyüş eyleminin gerçekleştirilmesi durumunda bu kez İlimizde ve Gemlik İlçemizde meydana geleceğine dair kuvvetli ihtimaller bulunmaktadır. Gemlik ilçesi sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların ilçede geçmiş yıllarda da yapılmak istenilen bu tür eylemlerden rahatsızlık duydukları, ilçelerinin terör örgütü yandaşlarının mekanını olarak algılanmasını istemedikleri ve yapılması halinde karşı tepkiler göstereceklerine dair bilgiler alınmaktadır.

 

01 Eylül 2011 ve 12 Eylül 2011 tarihinde İlimizde Barış ve Demokrasi Partisi (BDP)'nin de katıldığı yürüyüşlerde meydana gelen olayların oluş şekilleri ve son süreçte terör örgütü tarafından gerçekleştirilen eylemlerde şehit olan güvenlik kuvvetlerinin sayısındaki artışın toplumda yarattığı infial bu ihtimalleri daha da güçlendirmekte olup, provokasyona açık bir durum yaratmaktadır.

 

Yukarıda belirtilenler çerçevesinde terör örgütüne müzahir çeşitli grupların organizesi ve yönlendirmesiyle yapılması planlanan bu eyleme katılımının yoğun olması amacıyla çeşitli kitle örgütleri ve örgüte yakın kesimler tarafından hazırlık çalışmalarının yapıldığı, böyle bir faaliyetin ilimizde gerçekleşmesi halinde etkinliğin illegal bir gösteriye dönüşebileceği, örgütü ve elebaşını övücü sloganlar atılabileceği, bu etkinlikte örgüt flamasının açılabileceği, yapılabilecek bir müdahalede ise güvenlik güçlerine ve çevredeki araçlara ve iş yerlerine taşlı sopalı ve molotof kokteyli saldırıda bulunulabileceği, çeşitli şekillerde ikna edilerek ilimize getirilecek vatandaşların olayların ve kanuna aykırı eylemlerin içine sokulabileceği, bu tür faaliyetlerden rahatsızlık duyan Gemlik ve bütünüyle Bursa halkının da gösterebileceği karşı tepkiler nedeniyle de olayların büyüyebileceği, bir çok insanın ve çevrenin zarar göreceği ve kamu düzeninin bozulacağı, ayrıca yapılması planlanan faaliyetin amacının Anayasada belirtilen Ülkenin bölünmez bütünlüğüne açıkça aykırı olduğu, bu şekilde bir faaliyetin terör örgütü başı şahsında terör örgütünün propagandası olacağı, bu amacın konusunun suç teşkil ettiği değerlendirilmektedir.

 

Aynı zamanda başta Bursa merkezi ve Gemlik İlçemiz olmak üzere diğer İlçelerimizde de yapılacak böyle bir eyleme karşı refleks gruplarının oluşarak karşıt toplantı, gösteri, yürüyüş, basın açıklaması ve benzeri eylem ve etkinlikler gerçekleştirebilecekleri değerlendirilmektedir. Yapılacak böylesi eylem ve etkinliklerin ise İlimizde yaşayan kürt kökenli vatandaşlara veya Barış ve Demokrasi Partisi teşkilat binalarına yönelebileceği, bunun da İl merkezi veya İlçelerimizde 25.07.2010 tarihinde İnegöl İlçemizde, 06.06.2011 tarihinde de Yenişehir İlçemizde meydana gelen toplumsal olaylara benzer toplumsal olayların yaşanmasına neden olabileceği değerlendirilmektedir.

Yapılmak istenen bu faaliyete ve karşılığında yerel unsurlar tarafından yapılabilecek diğer faaliyetlere hukuksal olarak bakıldığında ise;

Ülkemizin de onayladığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Düşünce, Vicdan ve Din Özgürlüğü başlıklı 9. maddesinin 2. fıkrasında "Din veya inancını açıklama özgürlüğü, ancak kamu güvenliğinin, kamu düzenin, genel sağlığın veya ahlakın, ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için demokratik bir toplumda zorunlu tedbirlerle ve yasayla sınırlanabilir", İfade Özgürlüğü başlıklı 10. maddesinin 2. fıkrasında "Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir", Dernek Kurma ve Toplantı Özgürlüğü başlıklı 11. maddesinde "1. Herkes asayişi bozmayan toplantılar yapmak, demek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve sendikalara katılmak haklarına sahiptir. 2. Bu hakların kullanılması, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla ve ancak yasayla sınırlanabilir. Bu madde, bu hakların kullanılmasında silahlı kuvvetler, kolluk mensupları veya devletin idare mekanizmasında görevli olanlar hakkında meşru sınırlamalar konmasına engel değildir" denilmek suretiyle düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne, dernek kurma ve toplantı özgürlüğüne ve ifade özgürlüğüne birbirine benzer gerekçelerle devletlerin sınırlamalar ve kısıtlamalar getirebileceğine hükmedilmiştir.

 

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Temel Hak ve Hürriyetlerin Niteliği başlıklı 12. maddesinin 2. fıkrasında  "Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder", Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında  "Anayasada  yer  alan  hak   ve  hürriyetlerden hiç   biri,  Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz" denilmek suretiyle temel hak ve özgürlüklerin sınırsız olarak kullanılamayacağı belirtilmiştir.

 

Buna ilave olarak Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti başlıklı 26. maddesinin 2. fıkrasında  "Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir", Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı başlıklı 34. maddesinin 2. fıkrasında  "Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak,  millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir" denilmek suretiyle de düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasının sınırları açıkça belirtilmiştir.

 

            Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller ile gerçek ve tüzelkişilerin düzenleyecekleri toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yerini, zamanını, usul ve şartlarını, yetkili merciin yasaklama ve erteleme hallerini düzenleyen 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun, Toplantının Ertelenmesi veya Bazı Hallerde Yasaklanması başlıklı 17. maddesinde "......., vali veya kaymakam, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla belirli bir toplantıyı bir ayı aşmamak üzere erteleyebilir veya suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcut olması halinde yasaklayabilir" denilmek suretiyle bir İl sınırlarında düzenlenmek istenen bir toplantının hangi hallerde yasaklanabileceğine hükmetmiştir.

 

Belirtilenler doğrultusunda; Uluslararası mevzuatta, Anayasada ve Kanunlarda öngörülen sınırlandırma ve yasaklama şartlarını doğrudan ve açıkça oluşturduğu değerlendirilen her iki yönlü faaliyetin gerçekleştirilmesi durumunda meydana gelecek toplumsal bir çatışmanın engellenebilmesi, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve devletin Ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü ile milli güvenlik ve kamu düzeninin bozulmaması, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasının sağlaması ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla İlimiz Merkez ve ilçelerinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının yukarıda belirtilen maddeleri çerçevesinde, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11/C maddesine ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 17. maddesine istinaden 09 Ekim 2011 günü ile bir gün öncesi ve bir gün sonrası yukarıda belirtilen amaçlar doğrultusunda yapılacak ve buna karşı olarak yapılması muhtemel her türlü toplantı, gösteri, yürüyüş, basın açıklaması ve benzeri faaliyetler valilik kararıyla yasaklanmıştır.

Basına ve Kamuoyuna saygı ile duyurulur."

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2011.10.07 17:13 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A