Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'e '1915' tepkisi: "Kendi suçlarını örtbas etmeyi hedefliyorlar"
Türkiye, İsrail hükümetinin 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanımasına ilişkin aldığı karara sert tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kararın hukuki ve tarihi gerçeklerden uzak olduğu belirtilirken, bu adımın İsrail yönetiminin uluslararası alandaki suçlamaları gölgede bırakma çabasının bir parçası olduğu vurgulandı.
2026.06.28 22:13 - Son Güncellenme: 2026.06.28 22:18 - Güncel - İHA
Bakanlık, özellikle Gazze'de yaşanan gelişmelerin tüm dünyanın gündeminde olduğu bir dönemde alınan bu kararın dikkat çekici olduğuna işaret ederek, İsrail hükümetinin uluslararası hukuk önündeki sorumluluğundan uzaklaşmaya çalıştığını savundu. Açıklamada, siyasi nitelik taşıyan bu kararın hukuki ve tarihi gerçekleri değiştirmeyeceği mesajı verildi.
Gazze Vurgusu ve Uluslararası Hukuk Mesajı
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, İsrail'in Filistin halkına yönelik politikalarına da geniş yer verildi. Gazze'de yaşanan insani tabloya dikkat çekilen açıklamada, İsrail hükümetinin uluslararası kamuoyu tarafından ağır eleştirilerle karşı karşıya olduğu hatırlatıldı.
Açıklamada, İsrail'in Uluslararası Adalet Divanı'nda Gazze'deki eylemleri nedeniyle yargı süreciyle karşı karşıya bulunduğu belirtilirken, bu süreç devam ederken alınan siyasi kararların uluslararası hukuktaki tartışmaları ortadan kaldırmayacağı ifade edildi. Türkiye, İsrail yönetiminin attığı bu adımı, mevcut uluslararası suçlamaları gölgelemeye yönelik bir girişim olarak değerlendirdi.
Netanyahu Hakkındaki Sürece Dikkat Çekildi
Bakanlığın açıklamasında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve bazı İsrailli yetkililer hakkında yürütülen uluslararası hukuki süreçlere de değinildi. Filistinlilere yönelik işlenen suçlarla ilgili yürütülen soruşturmaların devam ettiği hatırlatılırken, uluslararası yargı mekanizmalarının işleyişinin siyasi kararlarla etkisiz hale getirilemeyeceği vurgulandı.
Türkiye, İsrail hükümetinin son kararının, uluslararası kamuoyunda hakkında devam eden hukuki süreçlerin oluşturduğu baskıyı hafifletme amacı taşıdığı görüşünü dile getirdi. Açıklamada, söz konusu yaklaşımın uluslararası hukuk ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.