Ünlü profesörden Marmara için kritik açıklama: "İstanbul'un kaderi 7,4 değil"

Ünlü profesörden Marmara için kritik açıklama: "İstanbul'un kaderi 7,4 değil"

Marmara Bölgesi'nde uzun yıllardır gündemde olan büyük İstanbul depremi senaryosu, yeni bilimsel değerlendirmelerle yeniden tartışma konusu haline geldi. Özellikle Marmara Denizi çevresindeki fay hatlarının davranışı üzerine yapılan son analizler, bölgedeki sismik riskin boyutuna ilişkin farklı yorumları beraberinde getiriyor.

2026.06.28 18:53 - Son Güncellenme: 2026.06.28 18:57 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Ünlü profesörden Marmara için kritik açıklama: "İstanbul'un kaderi 7,4 değil"

Jeoloji alanındaki çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi altındaki fay sistemine ilişkin değerlendirmelerinde, yaygın olarak dile getirilen 7,4 büyüklüğündeki mega deprem senaryosunun yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. Bektaş'a göre, mevcut jeolojik yapı tek parça halinde devasa bir kırılmayı destekleyecek nitelikte olmayabilir.

Kumburgaz Segmenti ve "Creep" Tartışması

Bilimsel değerlendirmelerin merkezinde özellikle Kumburgaz segmentinin davranışı yer alıyor. Son yıllarda Alman ve Japon araştırma ekiplerinin 2019-2023 arasında yürüttüğü çalışmalar, bu bölgede "creep" olarak adlandırılan sürünme hareketlerinin varlığına işaret ediyor.

Bu durum, fay hattının tamamen kilitli olmadığı ve enerjinin belirli aralıklarla yavaş bir şekilde boşaldığı anlamına geliyor. Prof. Dr. Osman Bektaş, bu bulguların Marmara'daki sismik tehlikenin niteliğini değiştirdiğini belirterek, özellikle Kumburgaz segmentinin sanıldığı kadar "tam kilitli" bir yapı göstermediğine dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre bu tür bir davranış, fayın uzun süre boyunca enerji biriktirip tek seferde büyük bir kırılma üretmesi ihtimalini yeniden tartışmaya açıyor. Bu nedenle Marmara Denizi altındaki fay sisteminin tek bir büyük deprem üretmek yerine daha parçalı bir kırılma yapısı sergileyebileceği görüşü gündeme geliyor.

7 Üzerindeki Deprem Senaryosuna Alternatif Görüşler

Bektaş'ın açıklamalarında en çok dikkat çeken noktalardan biri, uzun süredir kamuoyunda konuşulan "7'nin üzerinde büyük İstanbul depremi" beklentisine yönelik değerlendirmeler oldu. Bilimsel çalışmaların ışığında fay yapısının segmentli bir karakter taşıdığını belirten Bektaş, bu durumun tek seferde çok büyük bir enerji boşalmasını sınırlayabileceğini ifade ediyor.

Bu yaklaşım, özellikle İstanbul başta olmak üzere çevre illeri etkileyebilecek olası deprem senaryolarının yeniden değerlendirilmesine neden oluyor. Bektaş'a göre Marmara'daki fay hattı, boydan boya kırılarak devasa bir deprem üretmekten ziyade, daha küçük ölçekli ve bağımsız kırılmalarla enerji boşaltma eğiliminde olabilir.

Bu değerlendirme, deprem riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Aksine, farklı segmentlerde yaşanabilecek sarsıntıların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2026.06.28 18:53 - Son Güncellenme: 2026.06.28 18:57 - HABER MERKEZİ
A