Dijital dünyada kötü karakterler, gençlere rol model olabiliyor
Uzmanlara göre sosyal medya, dizi ve filmlerde şiddet içeren davranışların güçlü veya çekici gösterilmesi, çocuk ve ergenlerin bu davranışları normalleştirmesine ve kötü karakterleri rol model olarak benimsemesine zemin hazırlayabiliyor.
2026.09.25 11:32 - Son Güncellenme: 2026.09.25 11:32 - Güncel - AA
Dijital içeriklerde şiddet ve güç gösterisinin zaman zaman öne çıkarılması, çocuk ve ergenlerin davranışlarını ve rol model seçimlerini etkileyebiliyor. Klinik psikolog Saadet Aybeniz Yıldırım, özellikle kötü karakterlerin idealize edildiği içeriklerin, kimlik gelişimi sürecindeki gençler tarafından daha kolay benimsenebildiğine dikkati çekti.
Dizi, film ve sosyal medya içeriklerinde şiddet uygulayan ya da güç kullanan kişilerin karizmatik, güçlü ve toplum tarafından kabul gören karakterler olarak sunulmasının, çocukların bu davranışları sıradanlaştırmasına neden olabildiği belirtiliyor.
"KÖTÜNÜN İDEALİZE EDİLMESİ GENÇLERİ ETKİLİYOR"
Yıldırım, dijital içerikleri psikolojik açıdan değerlendirdiğinde iyi örneklerden çok kötü davranışların öne çıkarıldığı durumlarla karşılaşabildiğini söyledi.
Kötünün idealize edilmesinin çocuk ve ergenler tarafından hızlı şekilde kabul edilebildiğini belirten Yıldırım, gençlerin zaman zaman bu karakterleri kendilerine örnek almaya çalıştığını ifade etti.
Yıldırım, "Dijital dünyada özellikle kötünün idealize edilmesi, çocuklar tarafından ya da ergenlik sürecindeki bireyler tarafından da çok çabuk kabul edilebiliyor ve kendi hayatlarında da bu idealize ettiği kişiler olma noktasında ilerlemeye çalışıyorlar." dedi.
Gençlerin kendilerine rol model oluşturabilecekleri olumlu örneklerle yeterince karşılaşamadığını belirten Yıldırım, bunun akran zorbalığı ve şiddet olaylarında da görülebildiğini dile getirdi.
Sosyal medya ile dizi ve filmlerde kötü davranışların normalleştirilebildiğini kaydeden Yıldırım, şiddet ve güç kullanımının görünürlük ve kabul görme aracı haline gelebildiğini söyledi.
ÖFKE VE DAVRANIŞ SORUNLARINA DİKKAT
Yıldırım, son dönemde danışan başvurularında öfke ve davranış sorunları yaşayan gençlerle daha sık karşılaştıklarını belirtti.
Bu sorunların ortaya çıkmasında bireysel ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynayabildiğini ifade eden Yıldırım, gençlerin duygularını doğru şekilde ifade edememesi ve uygun rol modellerden yararlanamamasının etkili olabileceğini söyledi.
Ergenlik döneminde kimlik arayışının da belirginleştiğini aktaran Yıldırım, gençlerin bir gruba ait olma, farklılaşma ve kabul görme isteğiyle bazı davranışlara yönelebileceğini kaydetti.
AİLELERE DİJİTAL İÇERİK TAKİBİ ÇAĞRISI
Çocukların dijital içeriklerden olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmesinde ailelere de önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Yıldırım, aile içindeki iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ailelerin çocuklarının hangi gruplara dahil olduğunu, hangi içerikleri takip ettiğini ve kimleri örnek aldığını bilmesinin önemine işaret eden Yıldırım, bunun sağlıklı iletişim kanallarıyla mümkün olabileceğini ifade etti.
Her çocuğun yalnızca izlediği içerikler nedeniyle davranış sorunu geliştirmeyeceğinin altını çizen Yıldırım, ancak dijital ortamda görülen davranışların sorun çözme yöntemi olarak zihinde yer edinebileceğini belirtti.
Ergenlerin dürtüsel davranmaya daha yatkın olabildiğini belirten Yıldırım, duygu durumundaki değişimlerin bazı davranış sorunlarına yol açabileceğini söyledi.