Demirtaş'tan flaş açıklama: Öcalan çağrısı PKK'yı bağlar!

Demirtaş'tan flaş açıklama: Öcalan çağrısı PKK'yı bağlar!

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Abdullah Öcalan'ın nevruzda görüntülü mesaj vereceğine dair tartışmalarla ilgili, "Bunu yasalarımıza aykırı bir tarafı da yok. Bırak yasaları, barış konusunda ciddi bir adım atılacaksa görüntülü mesajın büyük bir katkısı olur. Siyaseten de olması gereken doğru bir yaklaşım olur" değerlendirmesinde bulundu.

2015.03.12 14:43 - Son Güncellenme: 2015.03.12 14:44 - Siyaset - HABER MERKEZİ
A
Demirtaş'tan flaş açıklama: Öcalan çağrısı PKK'yı bağlar!

  Demirtaş, beraberindeki heyetle Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı  Genel Merkezi'ni ziyaret etti. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel  Başkanı Ercan Geçmez tarafından karşılanan Demirtaş ve beraberindekiler, daha  sonra Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Veliyettin Ulusoy ile basına kapalı  olarak görüştü.


Görüşme öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Demirtaş,  Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'ın nevruzun çözüm sürecinde kilometre taşı  olacağı yönündeki açıklamalarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine,  "Önümüzdeki günlerde muhtemelen heyetimiz İmralı'ya gidecek. Yapılacak görüşmeden  nasıl bir netice çıkar, yeni bir nevruz çağrısı gelir mi bilmiyoruz. Görüşme  gerçekleştikten sonra ancak bunu görebiliriz. Bu aşamada henüz yeni bir şey yok"  yanıtını verdi.

  İzleme heyetinin belirlenmesiyle ilgili hangi adımların atıldığı,  heyetteki isimlerin kimler olduğu ve heyetin İmralı Adası'na gidip gitmeyeceğiyle  ilgili sorular üzerine Demirtaş, şunları kaydetti:

   "İzleme heyeti konusunda hünüz bir gelişme yok. Bizim izleme heyetiyle  birlikte, heyetin gitmesi konusundaki beklentimiz aylardı devam eden bir  beklenti. Bu konuda da somut gelişme olacağına dair henüz hükümet tarafın bize  iletilen bir şey yok. Umarım olur. İzleme heyetiyle birlikte adaya gidilmesini  biz faydalı görüyoruz. Heyetteki bazı isimler görüşüldü ama geniş bir aydın,  gazeteci, akademisyen listesi üzerinde bizler de bir tartışma yürüttük. Sonuçta  İmralı Adası Adalet Bakanlığı'na bağlı bir cezaevi statüsünde olduğu için  hükümetin, Adalet Bakanlığı'nın resmi izni gerekiyor, hem siyasi olarak hükümetin  bu konuda irade göstermesi gerekiyor. Bize iletilmiş somut bir gelişme yok."

  "Hükümetin spekülatif bazı tartışmalar dışında aldığı bir karar yok"

Hükümetle yeni görüşme için tarihin belirli olmadığını bildiren  Demirtaş, Abdullah Öcalan'ın nevruzda görüntülü mesaj verip vermeyeceğiyle  ilgili, şöyle konuştu:

"Olursa iyi olur tabi ki. Bunu yasalarımıza aykırı bir tarafı da yok.  Bırak yasaları, barış konusunda ciddi bir adım atılacaksa bir görüntülü mesajın  büyük bir katkısı olur. Siyaseten de olması gereken doğru bir yaklaşım olur ama  hükümetin spekülatif bazı tartışmalar dışında aldığı bir karar yok. Dediğim gibi  hükümet şuanda sadece dışarıdan köşe yazarları aracılığıyla zaman zaman da  karnından konuşarak kamuoyunu yönlendirmeye çalışıyor. Somut olarak bir gelişme  varmış gibi yapıyorlar ama bize iletilen hiçbir somut gelişme yok."

  "Hükümet sadece HDP'ye değil topluma güven vermeli"

Çözüm süreci ve "İç Güvenlik Paketi" ile ilgili son gelinen aşamanın  ne olduğuyla ilgili bir soru üzerine Demirtaş, şu bilgileri verdi:

"Tabi ki Öcalan'ın yapacağı çağrı KCK'yi, PKK'yı bağlar. Bir silah  bırakma çağrısı, daha ileri bir çağrı kendisinin vereceği karardır. Biz buna  kesinlikle saygı duyarız. HDP olarak memnuniyet de duyarız. Fakat, PKK ile devlet  arasında gerçekleşecek herhangi bir ateşkes, geri çekilme, silahsızlanma mevzusu  HDP ile AKP arasında siyasi bir ateşkes anlamına gelmez. AKP yaptığı her yanlışın  hesabını vermek zorundadır. HDP de siyasetin bütün bu yanlışların hesabını sormak  üzere muhalefet yapıyor. Güvenlik paketi büyük bir hatadır, halka sokakta kan  kusturacak inanılmaz bir antidemokratik yasadır. Bunun barışla, demokrasiyle,  çözüm süreciyle uzaktan yakından alakası olamaz. Silahsızlanma ve çözüm  mevzusunda bazı ilerlemeler oldu diye biz AKP'ye toleranslı davranacak falan  değiliz. AKP'nin halkımız üzerinde kurmaya çalıştığı zulüm, tek adam, diktatöryel  siteme karşı HDP gelişmeler nasıl olursa olsun, karşı durmaya devam edecek. Bu  paket güvenlik paketi adı altında katliam paketi olarak geçirilmeye çalışıldıkça  bizim sert muhalefetimiz devam edecek."

   Demirtaş, kendilerinin demokrasi ve özgürlük konusunda AK Parti'ye  duydukları güvensizlik konusunda herhangi bir mesafe almadıklarını dile  getirerek, AK Parti'nin sadece HDP'ye değil topluma güven vermek zorunda olduğunu  söyledi.

Demirtaş, topluma güven vermeyen bir anlayışın, zihniyetin ülkeye asla  barış getiremeyeceğini ifade ederek, "Dün Berkin Elvan'ın ölüm yıl dönümüydü.  Katilleri ortada yok. Bırak katillerini bulmayı, yapılan bir heykele bile  tahammül yok. Katlettikleri çocuğun heykeline bile tahammül göstermiyorlar. HDP  kendi görevini, kendi işini her zaman yapar. En adil, demokratik, hukuki  çerçevede nasıl muhalefet yapılması gerekiyorsa, halkın yanında durarak, halkçı  bir muhalefet nasıl yapılacaksa HDP onu yapmaya devam eder. Bunun çözüm süreciyle  bağının kurulması, AKP'nin özellikle 'ben barış gerçekleştirmeye çalışıyorum  herkes bana toleranslı davransın' şeklindeki beklentisini HDP karşılamayacak"  diye konuştu.

  "Bugün kadar tarafsız bir MİT Müsteşarı mı oldu?"

Hakan Fidan'ın AK Parti'den milletvekilliği aday adaylığını geri  çekmesi ve ardından MİT Müsteşarlığına tekrar atanmasıyla ilgili görüşlerinin  sorulması üzerine Demirtaş, şunları söyledi:

"Kendi bilecekleri iş, kendi verecekleri karar. Hakan beyin  milletvekili olup olmaması bizi ilgilendiren mevzular değil. Hükümet ve AKP  içerinde derin bir çatlağın, çatışmanın, gerilimin dışa vurumudur. Biz işin  siyasi yönüyle ilgileniriz. Siyasi kimliği açısından AKP'li olmaya aday olmuş,  sonra tekrar MİT'in başına dönmüş biri, sıkıntı yaratır mı? Kusura bakmasınlar,  bugün kadar tarafsız bir MİT Müsteşarı mı oldu?  Tarihte hangi istihbarat  kurumunun başı tarafsızdı ki, Hakan Beyden tarafsız olması bekleniyor. Kendisi  açık aleni bir AKP'liydi zaten. Bunu adaylık başvurusu yaparak ilan etti diye  durum mu değişiyor? Hayır. Biz kendisini zaten AKP'li biliyorduk. Bunu sadece  teşhir etmiş oldu. Fakat AKP içeresindeki bu krizin giderek güvensizlik  yarattığı, derinleştiği, Sayın Cumhurbaşkanını yarattığı güvensizlik ortamıyla  ekonominin inanılmaz şekilde dara, zora girdiği, dolar kurundaki artışın bu  güvensizlik ortamından kaynaklandığı açığa çıkıyor. MİT Müsteşarı'nın da istifa  edip bu şekilde geri döndürülmesi tam da AKP'ye yakışan bir tarzdır. Ne yasayı  tanıyorlar, ne Anayasayı tanıyorlar, ne siyasi temayülleri tanıyorlar. AKP bu  şekilde ülkeyi yönetmeye alışmış."

    Demirtaş, Hatip Dicle ile Sırrı Süreyya Önder'in milletvekili adayı  olup olmayacağıyla ilgili soru üzerine ise "7 Haziran'da listelere bakacaksınız"  dedi. 

Diğer Siyaset Haberleri için tıklayın


2015.03.12 14:43 - Son Güncellenme: 2015.03.12 14:44 - HABER MERKEZİ
A