Dağgüney köylüleri mermer ocağı istemiyor!

Dağgüney köylüleri mermer ocağı istemiyor!

Bursa'nın Orhaneli İlçesine bağlı Dağgüney Köyü'nde Kocasu deresinin yakınlarına yapılmak istenen mermer ocağına DOĞADER, GÜNEYDER ve yerli köy halkı tepki gösterdi. 

2024.03.23 20:05 - Son Güncellenme: 2024.03.24 11:57 - Bursa Bölge - CEREN SÜMBÜL
A
Dağgüney köylüleri mermer ocağı istemiyor!
00:51 Dağgüney köylüleri mermer ocağı istemiyor!

İLGİLİ VİDEO

Dağgüney köylüleri mermer ocağı istemiyor!

CEREN SÜMBÜL / BURSADA BUGÜN

Bursa'nın Orhaneli İlçesine bağlı Dağgüney Köyü'nde Kocasu deresinin yakınlarına yapılmak istenen mermer ocağına DOĞADER, GÜNEYDER ve yerli köy halkı tepki gösterdi.

Dağgüney Köyü adına hukuki mücadeleyi yürüten Avukat Eralp Atabek konuşmasına başlarken bulundukları alandaki pek çok yere mermer ve maden ocakları işletmeye çalıştıklarını açıkladı. Atabek, "Birebir zararlarını şu anda daha hissetmiyoruz. Fakat yolumuzun üstünde parselde yapılan ufak bir çalışmanın zararları ortada. Bu rafting alanı yapılmak istenen bölge için bile zararı ortada. Kaldı ki tozlaşma da var. Buradaki mücadelemiz  hukuki olarak haklı olduğumuzu ortaya koyacak, Firoz Köyü'nde yaşadık. Orada da zaman zaman umutsuzluklar söz konusu oldu. Fakat haklıyız. Yaptıkları işlerde hukuki bölüm son derece sakat ve hatalı. Bunların giderilmesi, bunların iptal edilmesi bakımından gerekli bütün mücadeleyi vereceğiz. Önemli olan köylülerimizin, civardaki köylülerimizi de dahil olmak üzere bir arada durmaları. Bu bir arada duruş sayesinde burada sadece kârını, taşını alıp yurt dışına satan arkadaşların kârı değil, bu köyde yaşayanların, bu civarda yaşayanların hem suyunu, hem toprağını koruması mücadelesini tam olarak vermemiz gerekiyor. Zaman zaman küskünlüğe, kırgınlığa ya da umutsuzluğa düşebiliriz. Ama her zaman sonunda kazandık. Bu civardaki, Bursa'daki pek çok mücadelede de sağ olsun DOĞADER ile birlikte yaptığımız mücadelelerde de hep kazançlı çıktık. Umudumuzu var edeceğiz" dedi.

"KOCASU DERESİNİN DE KİRLENMESİNE SEBEP OLMAKTA"

 Avukat Atabek'in konuşmasının ardından GÜNEYDER Başkanı Hüseyin Yüce söz aldı. Yüce, suyun önemine değinerek dünya ve canlılar için büyük bir rolü olduğunu ifade etti. Yüce, "Dünya genelinde her yıl 74 milyon kişi hayatını yetersiz su ve hijyen sorunları nedeniyle kaybederken yaklaşık 2 milyar insanın güvenli içme suyundan yoksun olduğu biliniyor. Yerele baktığımızda da tarımda, hayvancılıkta ve bizlerin hayatımızın her anında önemli bir yeri olan suyumuzun ve doğamızın maalesef mermer ocakları tarafından kirletildiğini görmek içimizi acıtmaktadır. Bugün Dağgüney Mahallemizde de yapılan tam da budur. Tarım alanlarımızın tam ortasına hançer gibi saplanan bu ocak ve açılacak diğer mermer ocakları Dağgüney ve komşu mahallelerimizin doğal yaşamını tahrip ettiği gibi hemen yanı başımızdan akan Bursa'ya içme ve kullanma suyu sağlayacak olan Kocasu Deresi'nin de kirlenmesine sebep olmaktadır. Kocasu Deresi'nden akan su Çınarcık Barajı'na akmakta oradan da Doğancı Barajı'na ulaşarak Bursa'nın günlük su ihtiyacınin karşılanmasında önemli bir yere sahip olacaktır. Bizler burada Dağgüney Mahallemizin tarımını, doğasını ve tabii güzellklerini korumakla birlikte Bursa'nın da içme suyunu koruyoruz" diye belirtti.

"SUYA DİKKAT ÇEKMEK İÇİN SALONLARDA DEĞİL SAHADA OLMAK GEREKİR"

DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Murat Demir, 1993 yılında Birleşmiş Milletler'in 22 Mart'ı Dünya Su Günü olarak ilan ettiğini ve buradaki acamın suyun önemini dikkat çekmek olduğunu belirtti. Demir, o yıldan  bugüne her yıl hükümetlerin, yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının suyun önemini vurgulamak için farkındalık etkinlikleri yapmakta olduğunu söylerek bu yıl da Birleşmiş Milletler'in 'su barıştır'  temasıyla etkinlikler yaptığını açıkladı. Demir, "Niçin barıştır deniyor? Çünkü iklim krizi, kuraklıklar nedeniyle, su petrolden daha önemli olduğu için, su savaşlarının kapıda olma ihtimallerinin barış kültürünü aşılamak için, suyun doğanın insanlara, canlılara, tüm tabiata bir armağan olduğundan, bunu eşit bir şekilde, sağlıklı bir şekilde dağıtılması, herkesin hak ettiği suyu alabilmesi için barış teması kullanılmıştır. Savaşların önüne geçebilmek için bugün burada Dağgüney köylüleri köylerinde Bursa'nın önümüzdeki 50 yılının su güvencesi olan, Çınarcık Barajı'nın en önemli su varlığı olan Kocasu Deresi'ni tehdit eden mermer ocağına karşı bir farkındalık, bir dikkat çekmek için bugün buradayız. Evet, hükümetler yerel yönetimler suya dikkat çekiyor. Ama esas suya dikkati çeken, burada yaşayan halkımız ve köylülerdir. Suya dikkat çekmek için salonlarda, sempozyumlarda değil; sahada, suyun içinde, yaşamın içinde olmak gerekir. Geçtiğimiz günlerde yine bu dereyi tehdit eden  mermercilik faaliyeti yapılacaktı bizlere başvurdular. Hep birlikte köylülerle, halkımızla birlikte hukuksal bir mücadele verdik ve kazandık. Aynı süreci burada da yaşıyoruz. Bizler birlik olursak beraber hareket edersek, yılmazsak, beraberliğimizi korursak, inanıyoruz ki bu mermer ocağını Bursa'nın suyunu yok etmekden öteleyeceğiz. Yeter ki birlik ve beraberliğimizi koruyalım. Ülkemizde bilindiği gibi bütün dünyada ve ülkemizde artık iklim krizi var. Çevre Şehircilik Bakanlığı artık Paris İklim Anlaşmasını imzalayarak adını Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştirmiştir. Artık hem hükümetler hem yerel yönetimler iklim krizine, iklim değişikliğine karşı mücadele etmektedir" dedi.

"BURSA 50 YIL İÇERİSİNDE NE İÇECEK?"

Demir, hükümete seslendi: İklim krizini önlemek için su varlıklarımızı, ormanlarımızı, doğamızı madencilik faaliyetlerine karşı korumak zorundasınız. Son 20 yılda 21 kez Madencilik Kanunu değişmiş. Her değişimde de korumacılığı ötelemişler ve madencilerin kullanımına açmışlar yasaları. Geçtiğimiz yıl Türkiye'de 7 bin 300 tane madencilik ruhsatı verilmiş. Ankara'dan veriyorlar ruhsatı, ne yaptığı belli değil. Ne yapıyor firma yasa gereği? 25 hektarın altında ruhsat başvurusunda bulunuyor ilk etapta. Niçin? Çevre değerlendirmesinden muaf olmak için. 24 buçuk hektarına başvuruyor. Ondan sonra o işi bitiriyor bir daha 24 hektara başvuruyor. Şimdi soruyorum, çevre değerlendirme faaliyeti olsaydı ve raporu hazırlansaydı bu firmaya; Kocasu'yu ne kadar tehdit edecekti, ormanları ne kadar kesecekti, köye ne kadar zarar vereceğini raporunda beyan etmek zorunda değil miydi?  Şimdi buna izin verenlere sesleniyoruz: İklim kriziyle, kuraklıkla mücadele etmek istiyorsanız vahşi madenciliğe dur diyeceksiniz. Her yere olur olmaz madem ruhsatı vermeyeceksiniz. Buradaki ağacı, ormanı, her bir damla suyu artık sadece bu köylüler için değil Bursalılar için de önemlidir. Burası Bursa'nın suyunu sağlayacak. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı, '50 yıllık bir plan yaptık 50 yıl su burada yetecek' diyor. Biz bu suyu madencilere verirsek, kirletirsek, yok edersek Bursa 50 yıl içerisinde ne içecek? Maden mi yiyeceğiz, mermer mi yiyeceğiz biz? O yüzden bugün Dünya Su Günü'nde burada olarak onlarca mücadeleden birine daha imza atıyoruz hep birlikte" şekilde konuştu.

 

 

 

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2024.03.23 20:05 - Son Güncellenme: 2024.03.24 11:57 - CEREN SÜMBÜL
A