CHP Bursa Zafer Bayramı'nı coşkuyla kutladı!
CHP Bursa İl Örgütü 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı coşkuyla kutladı. Atatürk Anıtı önünde gerçekleşen törende İl Örgütü adına konuşma yapan İl Sekreteri Muharrem Or, konuşmasında 30 Ağustos Zaferi'nin önemine değinerek; "30 Ağustos Zaferi, bağımsızlığına ve vatanına sevdalı bir milletin, bütün yokluklara, pek çok ihanete rağmen, yüreklerindeki o tükenmez umut ve cesareti dünyaya haykırdığı gündür" dedi.
2017.08.30 14:44 - Son Güncellenme: 2017.08.30 14:47 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Örgütü 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı Heykel Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törenle kutladı. Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, PM Üyesi Orhan Sarıbal, Milletvekilleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Erkan Aydın, Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz ile Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda partilinin katılımıyla Zafer Bayramı coşkusu yaşandı. Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törende saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından çelenk sunumu yapıldı. İl Örgütü adına konuşan İl Sekreteri Muharrem Or, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın pek çok açıdan büyük önem taşıdığını ifade ederek; "30 Ağustos Zaferi; Vatan topraklarının işgaline karşı büyük bir azim ve kararlılıkla, bütün dünyanın askeri bir deha olarak gördüğü, işgalci düşmanlarının bile önünde saygıyla eğildiği Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde yürütülen anti-emperyalist ulusal kurtuluş mücadelenin zaferle taçlandığı gündür. 30 Ağustos Zaferi; Bağımsızlığına ve vatanına sevdalı bir milletin, bütün yokluklara, pek çok ihanete rağmen, yüreklerindeki o tükenmez umut ve cesareti, dünyaya haykırdığı gündür. 30 Ağustos sadece askeri bir zafer değil; vatanını işgalden kurtarıp ardından sarayları yıkanların zaferidir. Tek adamların yönetiminde sefalete mahkum edilen bir halkın zaferidir. Cumhuriyet'in ve demokrasinin zaferidir" dedi. Zaferin 95. yıl dönümünü gururla kutladıklarını belirten Or konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, 30 Ağustos Zaferi'nin 2. Yıldönümünde yaptığı konuşmada; "Efendiler, artık vatan imar istiyor, zenginlik ve refah istiyor. İlim ve hüner, yüksek medeniyet, hür düşünce ve hür zihniyet istiyor" demiştir. Bu düşünceden hareketle, yıllardır bağımsızlığı için savaşan bir ülkeyi çok kısa bir zaman diliminde yıllarca ileriye götürecek atılımlar gerçekleştirilmiştir. Sadece 1923 yılından Atamızın vefat ettiği 1938 yılına kadar olan 15 yıllık süreçte; demokratikleşme, medeni haklar, eğitim, hukuk, sanayi, bilim, tarım, sanat ve spor gibi daha pek çok alanda eşine az rastlanır bir kalkınmaya imza atılmıştır. Yokluk içinde verdiği savaş sonunda, pek çok düşmana karşı zaferini ilan eden bu millet, 15 yıl gibi kısa bir sürede ikinci bir mucize gerçekleştirip, medeni ve üreten bir ülkeye dönüşmüştür."

MİLLETİNE İHANET EDENLERİ GÖRÜYORUZ
Muharrem Or, AKP iktidarının 15 yıllık yönetim süreçlerindeki icraatlarına bakıldığında her alanda büyük sorunlar görüldüğünü vurgulayarak; "Cumhuriyete düşman, demokrasiye düşman, özgürlüğe ve bilime, medeniyete düşman gerici bir dikta görüyoruz. Cemaatlerle, tarikatlarla doldurulup, nefessiz bırakılan bir devlet görüyoruz. Kendi milletini din kisvesi altında sömüren bir yönetim görüyoruz. Medeni ülkelerden hızla uzaklaşan, hem halkıyla hem de dünyayla kavgalı bir anlayış görüyoruz. Sabah söylediğini akşam inkar eden, sürekli aldatılan, tutarsız bir siyaset görüyoruz. Cumhuriyet'in ilk 15 yılında yapılan bütün kamu malı fabrikaları satılan, ihraç eden değil sadece ithal eden, üretemeyen bir ülke görüyoruz. Sanayicisine, işçisine, çiftçisine, emeklisine, gencine, yaşlısına düşman bir iktidar görüyoruz. Sorgulayan değil, itaat eden kuşaklar yaratma hedefleriyle bilinçli bir şekilde yok edilmiş, gericileştirilmiş, yozlaştırılmış bir eğitim sistemi görüyoruz. Milyonlarca işsiz genç ve emekli olamayan emekli adayları görüyoruz. Sadece parası olanın tedavi olabildiği bir sağlık sistemi, kalabalık hastane koridorları, sedyelerde tedavi olmayı bekleyen hastalar görüyoruz. Gazetecileri cezaevinde olan, baskı altında tutulan, esir alınmış bir medya görüyoruz. Kısacası yoldaşlarım, milli mücadele döneminde bağımsızlığı için ölüme koşanlara, ülkesine, vatanına ve milletine ihanet edenleri görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

HALKIMIZ KAZANACAK
Mevcut sorunlar nedeniyle yeni bir mücadele içinde olduklarını vurgulayan Or, konuşmasını şu şekilde tamamladı: "Daima tekrarladığımız gibi; Gün, birlik günü. Ülkemizin bize, sizlere ihtiyacı var. Daha çok çalışacağız, daha cesur olacağız. 19 Mayıs 1919'da Samsun'dan yakılan meşalenin ateşiyle, 30 Ağustos'ta zafer ilan edilene kadar yılmadan, yorulmadan ölüme koşan şanlı atalarımızın kararlılığıyla mücadele edeceğiz. Önderimiz Atatürk'ün, "Ulusumuz, davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur" sözünden hareketle, Cumhuriyetimiz için, ülkemiz için, halkımız için kenetlenecek ve bu karanlığa direneceğiz. Elbette ki biz kazanacağız. Gerçek vatanperverler olan bizler; işçiler, emekçiler, Cumhuriyetçiler, özgürlüğüne ve vatanına sevdalı olan halkımız kazanacak. Vatanına ve milletine ihanet edenler mutlaka cezalarını bulacak. Ülkemizin kurucusu Atatürk'ü unutturmaya, Cumhuriyetimizi, ulusal egemenliğimizi, milli bayramlarımızı, ortak değerlerimizi yok etmeye çalışanlara bir kez daha hatırlatmak isterim; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin teminatı, geçmişi ve geleceği Cumhuriyettir, parlamenter demokrasidir. Kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk'tür. Hiçbir anlayış bu gerçeği değiştiremez. Değerli yoldaşlarım, bu duygu ve düşüncelerle; Başta Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Kurtuluş Savaşının tüm kahramanlarını, vatanımız için can veren şehitlerimizi, gazilerimizi saygı ve minnetle anıyorum. Zafer Bayramımız Kutlu Olsun." Törende ayrıca İl Kadın Kolları Başkanlığı'nın düzenlediği 'Cumhuriyetimizin Kuruluşunda 30 Ağustos Zaferi'nin Önemi' konu başlıklı kompozisyon yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi.
