Bursa'nın deprem röntgeni çekildi: 536 bin bina, 17 OSB ve 12 farklı senaryo!
Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) iş birliğinde yürütülen Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi kapsamında düzenlenecek "Ortak Koordinasyon Toplantısı"nda, Bursa'nın deprem riskine ilişkin bilimsel veriler paylaşıldı.
2026.07.29 10:16 - Son Güncellenme: 2026.07.29 10:25 - Bursa Bölge - MERVE DENİZ EKİCİ
İLGİLİ VİDEO
Bursa'nın deprem röntgeni çekildi: 536 bin bina, 17 OSB ve 12 farklı senaryo!
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Bursa Büyükşehir Belediyesi, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) iş birliğiyle yürütülen Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi kapsamında Ortak Koordinasyon Toplantısı'na Merinos AKKM'de ev sahipliği yaptı. Depreme karşı daha dirençli bir Bursa oluşturulması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında elde edilen bilimsel veriler toplantıda katılımcılarla paylaşıldı.

"12 FARKLI DEPREM SENARYOSU HAZIRLANDI"
Proje hakkında bilgilendirmelerde bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, "Deprem, zamanını bilmediğimiz ancak bir gün mutlaka yaşanacağını bildiğimiz bir gerçektir. Bu nedenle afet yönetimindeki en kritik nokta, deprem olmadan önce alacağımız kararlardır. Projenin önemi de tam olarak burada yatmaktadır. Afetleri konuşurken çoğu zaman yalnızca binaları konuşuyoruz. Oysa deprem; ulaşımı, üretimi, eğitimi, sağlığı ve ekonomiyi de etkiler. Kısacası, meydana geldiği bölgedeki tüm yaşamı etkiler. Bu yüzden afetlere dirençli bir şehir oluşturmak, tüm bu sistemi ayakta tutabilmekten geçiyor. Paylaşacağımız çalışmaların en önemli yönü de budur. Biz yalnızca riskleri tespit etmedik; proje boyunca çok büyük bir veri seti oluşturduk. Bursa'daki 536 bin binanın konumu, yapım yılı ve kat bilgileri tek tek eşleştirildi. Yapı envanteri güncellendi, binlerce sondaj ve jeoteknik çalışma sayısallaştırıldı. Zemin davranış haritaları yeniden oluşturuldu. Kentimizi etkileyebilecek 12 farklı deprem senaryosu hazırlandı. Bu senaryolara göre yapı stokumuzun, altyapımızın ve kritik tesislerimizin nasıl etkileneceği bilimsel yöntemlerle analiz edildi. Şehrimizdeki yolların, köprülerin, hastanelerin ve barajların risk analizleri yapıldı. Son olarak 17 organize sanayi bölgemiz de bu çalışmalara dâhil edildi" dedi.

"42 AY SÜRDÜ"
JICA Uzman Ekibi Lideri Shinichi Fukasawa, "Kentsel dayanakları ortaya çıkardık. Burada Bursa Büyükşehir'in çevre düzeni planı da bulunuyor. Bursanın yüksek bir deprem riski bulunuyor. Proje 42 ay boyunca sürdü. Kentsel dayanılıklılık planı ortaya çıkardık ve burada Bursa Büyükşehir belediyesinin çevre düzeni ve altyapı çalışmalarımızda var. Bursa modeli bilimsel dayanağı olan bir modeldir. Afet riskini azaltma, kentsel dönüşüme yönelik bir proje çerçevesidir. Afet öncesi önlemlerim alınmasında önemli rol oynuyor. Kapasite geliştirme yaklaşımı uyguladık. Bu model Türkiye'deki diğer belediyelerde de uygulanabilir bir çerçeve sunuyor" İfadeleriyle projenin amacını ve gelişim sürecini anlattı.

"BİR ŞEHRİ OLULTURAN BÜTÜN UNSURLAR DİRENÇLİ OLMALI"
Prof. Dr. Şerif Barış, "Bir şehri oluşturan bütün unsurların dirençli olması gerekir. Bursa, tarihiyle öne çıkan bir kenttir; Osmanlı'nın ilk başkentidir. Çok sayıda tarihi yapıya ev sahipliği yapmasının yanı sıra, Türkiye'nin en fazla organize sanayi bölgesine sahip şehirlerinden biridir. Turizm, sanayi, eğitim ve kültür gibi birçok önemli değeri bünyesinde barındırmaktadır. Dirençlilikten kastımız ise öncelikle afet anında ayakta kalması gereken kurumların güçlü olmasıdır. Bir afette ilk işlevini sürdürmesi gereken kurumlar; AFAD, valilik ve belediyelerdir. Dolayısıyla bir şehrin dirençliliğinden söz ediyorsak, öncelikle ilk müdahale ekiplerinin ve afetlere hazırlıklı kurumların güçlü ve kesintisiz hizmet verebilir durumda olması gerekir. AFAD'ın yapı ve personel açısından koordinasyon görevi bulunmaktadır. Kurumlar arası, şehirler arası ve gerektiğinde uluslararası düzeyde organizasyonları yürütmektedir. Ancak bir şehrin dirençliliğinden bahsediyorsak, altyapıda ciddi bir hasar oluşmasa bile depremin meydana getireceği sarsıntı, hasar ve toplumsal kargaşa karşısında belediyelerin hizmetlerini daha büyük bir özveriyle sürdürmesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullanarak sadece kamu kurum ve kuruluşların değil vatandaşların da bilinçli olup afet konularında eğitim verilmesi gerektiğini dile getirdi.

"BURSA'NIN DEPREM GEÇMİŞİ ÇOK ESKİYE DAYANMAKTADIR"
Prof. Dr. Beyhan Bayhan, "Bursa'nın da deprem geçmişi oldukça eskiye dayanmaktadır. Hepimizin bildiği gibi 1855 yılında kent, çok büyük bir deprem yaşamıştır. Bu depremde Ulu Cami'nin minareleri yıkılmış, Orhangazi Türbesi hasar görmüş, surlar, hanlar ve birçok tarihi yapı zarar görmüştür. Depremin ardından Osmanlı Devleti tarafından kentin yeniden ayağa kaldırılması için önemli kararlar alınmış, yapıların onarımı ve yeniden inşasına yönelik çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Burada dikkat çekici bir tesadüften de söz etmek istiyorum. 1855 yılında yaşanan bu büyük depremin üzerinden yaklaşık 171 yıl geçti. O günden bugüne deprem gerçeği hiç değişmedi. Ancak geçen süre içerisinde bilimsel çalışmalar, yasal düzenlemeler ve şehircilik anlayışıyla depreme daha dirençli kentler oluşturmak için önemli adımlar atıldı" dedi.