Bursa Kadın Platformu'ndan 8 Mart'a özel yürüyüş

Bursa Kadın Platformu'ndan 8 Mart'a özel yürüyüş

Bursa Kadın Platformu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü yürüyüşle kutladı.

2022.03.08 19:54 - Son Güncellenme: 2022.03.09 09:46 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Bursa Kadın Platformu'ndan 8 Mart'a özel yürüyüş
03:56 Bursa Kadın Platformu'ndan 8 Mart'a özel yürüyüş

İLGİLİ VİDEO

Bursa Kadın Platformu'ndan 8 Mart'a özel yürüyüş

RAMAZAN ACAR - ERCAN ÇALIŞIR / BURSADA BUGÜN

Bursa Kadın Platformu "8 Mart'ta Erkek/Devlet şiddetine, krize, yoksulluğa karşı dayanışmaya" başlığı altında 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü, Fomara Meydanından Kent Meydanına yürüyerek kutladı.

Bursa Kadın Platformu'nun basın açıklamasından satır başları;  

8 Mart 1857'de, ABD'nin New York kentinde, bir tekstil fabrikasında yaklaşık 40 bin kadın işçi, daha iyi koşullarda çalışmak için greve başladılar. Fabrikada kadınlar içeriye kilitlenmiş vaziyetteyken çıkan yangın tam bir katliam yaşanmasına sebep oldu. İşçiler fabrikanın önünde kurulan barikatlar sebebiyle yangından kaçamadılar. Haklarını arayan 120 kadın işçi can verdi. Clara Zetkin ve Rosa Lüksemburg, bu kadınların anısına 8 Mart'ın mücadele günü olmasını önerdi. Yüz  yıllık mücadele geleneğiyle 8 Mart'ın anlam ve değeri, bizler için kadın mücadelesinde önde gelen kadınların izlerinden gitmek ve mücadeleyi büyütmektir.


 
2-Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kadınlar ağır çalışma koşullarına, baskıya, mobbinge, işsizlikle tehdit edilmeye, tacize, şiddete boyun eğmeye mecbur bırakılıyor, her geçen gün daha da yoksullaşıyoruz. İndirimleri kovalayan, marketlerde en ucuzu arayan, pazara karanlık çökünce çıkan, dinlenmek nedir bilmeyen bizleriz. Ekonomik kriz kadınların omuzlarındaki yükü 2 kat daha arttırıyor. İktidarın tercihini, emekçiden yana değil de patrondan yana yaptığı bu düzen; kadınlara yokluk, yoksulluk, rant, eşitsizlik, şiddet olarak dönüyor! Gözü dönmüş bir biçimde rant yaratmak adına gerçekleşen ekolojik yıkımdan yine en çok bizler etkileniyoruz. Son dönemde artan doğa talanı, en çok bizi vuruyor! Ekmeğimize, suyumuza, toprağımıza sahip çıkma mücadesinde kararlılıkla barikatlar oluşturmaya devam ediyoruz! Ekoloji mücadelesinde direnişin, yoksullukla mücadelenin ruhudur 8 Mart.
 
3-İktidar yılbaşından itibaren yaptığı elektrik, doğalgaz zamlarıyla hayatımızı kâbusa çevirdi. Faturalar artık herkesin belini büküyor, omuzlarımıza bir ton yük bindiriyor.  Camiler, mescitler  "ibadethane" statüsünde olduğundan aydınlatma ve temizlik için elektrik ve suya hiç bedel ödemezken, "ibadethane" olarak kabul görme talepleri sürekli reddedilen Cem evleri astronomik faturalarla karşı karşıya kaldılar. Devlet, laik demokratik bir cumhuriyet olarak tüm dinlere eşit yaklaşmalı ve bu ayrımcı tutuma son vermelidir.


 
4-Ülkemizde günde ortalama 3 kadın öldürülüyor. Gülistan Doku 794 gündür kayıp ve iktidar baş şüphelisi Zaynal Abakarov'u hala yargılamıyor. Bizler katledilmek ve kaybedilmek istemiyoruz. Kadın cinayetlerinde uygulanan cezasızlık halleri erkeği daha da teşvik eder hale geldi.  2022 yılında erkekler en az 64 kadını katletti. Bursa'da Yasemin Ulutaş, sokak ortasında boşandığı erkek tarafından öldürüldü. İstanbul Sözleşmesinden çıkan iktidar, kadın cinayetlerinin asıl sorumlusudur.

Kadın örgütlerini taraflı olmakla suçlayarak "cibilliyetsiz" diye hakaret eden 12.Cumhurbaşkanına sesleniyoruz; biz senin aksine hayatımızı savunuyoruz! Savunmayan iktidar ve yandaşlarını da teşhir etmeye devam ediyoruz! Erkek/devlet bizlerin ölümlerini seyrediyor. Gerçek adalet sağlanıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz! Kadın cinayetleri politiktir, İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz!

5- LGBTİ+'lara yönelik saldırılar giderek artıyor, nefret söylemleri normalleştirilmeye çalışılıyor. Homofobiye ,transfobiye  ekonomik şiddete maruz bırakılan LGBTİ+'lar yoksullukla sınanıyor ve Zirve Soylu gibi intihara sürükleniyor. Her yıl onur yürüyüşleri yasaklanıyor ve LGBTİ+'lara yönelen devlet şiddeti bir kez daha karşımıza çıkıyor. Erkek egemen düzenin, cinsiyet kalıplarıyla barışmayacağımızı bir kez daha söylüyoruz! Trans cinayetleri politiktir!

6- Binlerce yıldır erkek egemenliğin sömürüsüne karşı mücadele ediyoruz! Mücadelemiz, bu düzenin baskı şiddet ve yıldırma politikaları ile engellenmeye çalışılıyor. Bu politikalarla tutsak ediliyor, katlediliyor, özgürlüğümüz ve yaşam hakkımız elimizden alınıyor. Sedef Kabaş gazetecilik yaptığı için hukuksuz bir şekilde tutsak edildi. İşini özgürce yapamayan her kadın için mücadelemizi büyütüyor, dayanışma gösteriyoruz. Adli Tıp Kurumu tarafından cezaevinde kalabilir raporuyla hasta tutuklular hala hapishanelerde kalıyor ve sağlıkları daha da kötüye gidiyor. Birçok hastalığı bulunan Aysel Tuğluk nezdinde tüm hasta tutsaklar için özgürlük istiyoruz ve alacağız!
 
7- Bizler barış içinde ve özgür bir dünya da eşitlik istiyoruz. Kimsenin birbirini ötekileştirmediği, laik, bilimsel ve anadilinde eğitim aldığı bir dünya içinde yaşamak mümkün. Rusya'nın Ukrayna'ya saldırdığı savaş yeni yıkımlar ve ölümler getiriyor.  Emperyalist ülkelerin akıl almaz erkek egemen politikaları halkların huzur içinde yaşamasına düşman. Biz kadınlar NATO'yu da Rusya'nın savaş politikasını da reddediyoruz! Savaş yıkım ve ölüm demektir! Savaş göç demektir, yoksulluk, yoksunluk demektir. Savaş sırasında çocukların sorumluluğunu, yaşamın ağır yükünü kadınlar taşımak zorunda kalır. Savaşların olmadığı bir dünyada 8 Mart eşit ve adaletli paylaşım demektir. "SAVAŞ İSTEMİYORUZ" diye haykırıyor ve Barış hemen şimdi diyoruz!


 

8- 6. Yargı Paketiyle yoksulluk nafakasına düzenleme yapılmak isteniyor. Nafaka boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen tarafa verilen bir haktır. Ancak genellikle kadınlara verildiği de bir gerçek. Bu durum toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle kadınların boşanma sonrası yoksulluğa düşen taraf olduğunu gösteriyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği kadınları üç kuruş nafakaya bile mecbur bırakıyor. Konuşulan nafaka düzenlemesi kadınların boşanmak istedikleri için öldürüldüğü bu ülkede kadınların evliliklere hapsolma riskini artıracaktır.  Devlet kadınların ellerindeki hakları almakla uğraşacağına önce nafaka alan kadınların yaşadığı tahsil ve ekonomik sorunlara çözüm getirmeli, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamalı ve yoksulluğu ortadan kaldırmak için politika üretmelidir.


 
9- Eğitim herkesin doğal hakkıdır. Çünkü çocuklardan başlanarak sağlıklı bireyler yetiştirmek devletin temel sorumluluğudur. Sosyo-kültürel faktörler, geleneksel yapı, toplumsal cinsiyet algısı, okulla ilgili faktörler kız çocuklarının eğitime katılma oranını düşüren sebepler arasındadır. 8 Mart kız çocuklarının eğitim mücadelesidir.


 
10- Cinsiyet eşitliği sağlanınca, eşit işe eşit ücret kazanınca, toplumsal cinsiyet algısı değişince, ekolojik-eşitlikçi bir dünya yaratınca yeryüzü aşkın yüzü olacak. 8 Mart eşitlik, özgürlük, adalet ve barış mücadelesidir.


 

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2022.03.08 19:54 - Son Güncellenme: 2022.03.09 09:46 - HABER MERKEZİ
A