Bursa'dan çağrı: "Arı ölümleriyle gündeme gelmek istemiyoruz" (ÖZEL HABER)
Bursa'da geçtiğimiz günlerde yüzlerce kovan arının telef olması gündemi sarstı. Son yıllarda özellikle ilkbahar aylarında duymaya neredeyse alıştığımız bu olayın nedeninin tarımsal ilaçlamada kullanılan ve içeriğinde ne olduğu belli olmayan ilaçlar olduğu söyleniyor. Bursa Arı Üreticileri Birliği (BAYBİR) Başkanı Umut Buğra Kavaz, "Üretim yapmak istiyoruz, arı ölümleriyle gündeme gelmek istemiyoruz" dedi.
2022.04.30 08:43 - Son Güncellenme: 2022.04.30 09:05 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Bursa'dan çağrı: "Arı ölümleriyle gündeme gelmek istemiyoruz" (ÖZEL HABER)
ERCAN ÇALIŞIR / BURSADA BUGÜN
Bursa Kestel'de geçtiğimiz günlerde arıların telef oluşu gündeme geldi. 10 Nisan'da meyveleri hastalık yapmasın diye ilaçlayan çiftçilerin bu arıların ölümünden sorumlu olduğu söyleniyor. Peki hâlâ devam eden ölümler için çözüm ne olabilir?
Bursa'da yaşanan üzücü olayda yüzlerce kovan arı telef oldu. Son yıllarda sık sık duyduğumuz bu acı durum için çözüm bulunabilir mi? Telef olan arılar bal ve arı sütü üretimini sekteye uğratacak mı?
Uzun zaman arıcılık yapan ve Bursa Arı Üreticileri Birliği'nde yıllarca yöneticilik yapan Hasan Cengiz, arıların güneş batana kadar dışarda olduğundan bahsetti.

"ARILARIMIZ 5 YILDIR ÖLÜYOR"
Cengiz, "Arılarımız günün ilk ışığı ile dışarı çıkarlar, uçuşunu yaparlar ve çiçeklerden polen ile nektar toplarlar. Bu toplananlar ile kendi hayatlarını ve yavruların hayatlarını idame ettirirler. Güneşin var olduğu saatte bu döngü devam eder. Arılarımızı ovada, meyvelerin ve çiçeklerin bol olduğu ve ılıman olan alanda kışlatmak isteriz. Bahar dönemini de burada geçirdikten sonra yaylalara doğru yüksek yerlere taşınırız. 5 yıldır ovadaki meyve bahçelerinde içerisinde ne olduğu bilinmeyen ucuz ilaç kullanılıyor. Her yıl Tarım İl Müdürlüğü ile bu konuda neyin nasıl olması gerektiği ile istişare halindeyiz. Uzmanlar olarak konuyu ele alsak da 5 senedir çözülmedi. Aynı etki ve ölüm oranlarıyla devam etmekte. Sert bir ilkbahar geçtiği için arılarımız ölmeyecek diyorduk 10 Nisan'a kadar. İçerisine ne katıldığı belli olmayan ilaçlar kullanıldığı için arılarımız ölmeye başladı ve halen devam ediyor. Ayın 10'undan beri ölmeye devam ediyorlar. Biz ilaçların tankerlerde numuneler alınarak kontrol edilmesini istiyoruz. Numunelerde arılarımıza zarar verecek bir madde varsa bunu yasaklamalarını istiyoruz. Eğer ruhsatlıysa da yasaklanmasını istiyoruz" ifadelerinde bulundu.
"MEYVECİLER AŞILARI GECE YAPMALILAR"
"Bu dönemi farklı alanlarda geçirmesi için arıcılara 'Bal Ormanları' tahsis edilmelidir" diyen Cengiz konuşmasını şöyle sürdürdü; "Bu ormanlar sosyal ve asgari yaşam koşullarını sağlayacak şekilde ve dönem bitkileriyle çeşitlendirilecek şekilde düzenlenmelidir. 1 ay bu ormanda kalan arıcılar tekrar kendi bölgelerine dönüp üretimine devam edebilir. Çiftçiler ile arıcılar ortak eğitime tabi tutulmalıdır. İlaç aşılarını yasaklama değil de gece yapsınlar ki sabah güneş doğana kadar bitki üzerinde kurusun. Ölümlerin ana nedeni bu. Arının işi bitip kovanına geçince meyveciler ilaçlamaya çıksınlar. Bu arıya zarar vermez demiyorum ama daha az zarar verecek bir çözüm olacaktır. Bu uygulamaya kendi istekleri ile geçmeliler. Olmuyorsa da yaptırım devreye alınmalıdır. Her iki üreticiyi de aynı eğitim müfredatına alınmalıdır. Sahada ölen arıları bilemiyoruz sadece kovan çevresinde ölen arıları görebiliyoruz."

"UCUZ İLAÇ KULLANMASINLAR"
"Ölümlerin yaşandığı şehirler belli. Bu illere il bazlı kararlar alınmalıdır. Bu karar caydırıcı olmalıdır. Uygulamalar sık sık denetlenmeli ve acilen tankerler üzerinde numune alınması ve yasaklı ilaç varsa ilgililere yaptırım uygulanmalı. Ucuz olduğu için ne olduğu belli olmayan ilaçları kullanmasınlar. Devlet kaliteli ilacın farkını çiftçiye sübvanse etsin" diyerek ilgili bakanlığa seslenen Cengiz, "Arılarımızın ölmesini engellemiş oluruz" dedi.
"Bir başka çözüm olarak arılar ve yararlı böcekleri kaçıracak maddelerin ilaçlara karıştırılıp ölümlerin engellenmesi sağlanabilir. Bu uzaklaştırıcı kokular arıları o ilaçlı kesimden uzak tutacaktır. Bu arıları öldürdüğü kadar insana zarar verebilecek bir durum olmasa da bu ihtimali göz ardı etmemek gerekir" diyen Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Umut Buğra Kavaz, "Biz 1 ay öncesinde bahar bakımlarında arıcılarımıza arı yemi dağıttık. Arılar yetişsin güçlensin diye yapılan bir durum bu. Fakat arıcılar cebinden yatırım yapmışken bu yaşanan durum nedeniyle bu yatırımlar çöp oldu. 2-3 adım geriye düştüler. Kimse meyvesinden olmasın diyoruz ama bizde balımızdan olmayalım. Bu ilaç akşamları atılsın. Böcek ilacı kurursa kokudan kaynaklı bizim arılarımız o bölgeye uğramaz" diyerek çözüm önerilerini dile getirdi.

"ORMANA GİTSEK AYI VAR"
Kavaz, "Bize ovaya göç etmeyin diyorlar. Ormana gidelim diyoruz ormanda da ayı var. Ayıya nasıl laf anlatabiliriz? Arıcının evi yok, ova olmaz, orman olmaz. Bize bir yer tahsis etsinler. Arı olmazsa bitkisel üretim olmaz. Tarım için arı olmazsa olmazdır. Döllemede, bademde özellikle verim düşer. Çiftçilerde kamu kurumları da arılara sahip çıkmalıdır" ifadelerini kullandı.

"ARILAR İŞKENCE ÇEKEREK ÖLÜYOR"
"Arılar işkence çekerek ölüyor. Bir kovan arı yani bir koloni ölürse maliyeti 2 bin lira oluyor. Bu adamın cebinden 2 bin lirasını alıyorlar. Meyveci kara leke yapmasın, hastalık yapmasın diye bizim cebimizden 2 bin lira alınıyor. 50 koloni ölse 100 bin lira. Bir arıcı bu maliyeti kaldıramaz. Biz arı ölümleri ile haber konusu olmak istemiyoruz. Bizim cebimize para koymamız gerekirken ölen arılarımızı topluyoruz" diyen Başkan Kavaz, sözlerini şöyle sonlandırdı; "İznik, Mustafakemalpaşa ilçelerinde olduğu gibi en çok armutun olduğu yerlerde ölüyorlar. Buralar Gürsu ve Kestel ilçeleridir. İki seçenek var ya bize uygun üretim ormanı tahsis edilecek ya da arıları öldürmeyecek şekilde kaliteli ve ne olduğu belli olan ilaçlar kullanılacak. Üretim yapamayağımız gibi iç piyasanın arı sütü ihtiyacının yüzde 50'sini Bursa üretiyor. Kalanını ithal ediyoruz. Böyle giderse bu ölümlerden dolayı zarar görecek ve arı sütünün tamamını ithal edeceğiz. Üretim yapmak istiyoruz. Arı ölümleriyle gündeme gelmek istemiyoruz."
