Bursa'da yoksulluk toplumu mu oluşuyor? ÖZEL HABER
Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Doç. Dr. Ertuğrul Aksoy, Bursa'da birkaç ürün haricinde çiftçilerin yaşadığı sorunlar nedeniyle üretimin azaldığını, zararına üretim yapmak istemeyen üreticilerin kırsaldan kaçarak kentlerde yoksulluk toplumunu ortaya çıkardığını söyledi.
2014.05.19 09:41 - Son Güncellenme: 2014.05.19 09:55 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Bursa'da yoksulluk toplumu mu oluşuyor? ÖZEL HABER
Mesut DEMİR/BURSADABUGUN.COM
Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Doç. Dr. Ertuğrul Aksoy, Bursada Bugün'e yaptığı açıklamada, kader değiş cinayet olarak adlandırdıkları Soma maden faciasıyla ilgili hayatını kaybeden madencilerin yakınlarına başsağlığı dilediğini söyledi.
BURSA'DA 100 BİN HEKTAR ARAZİ SULANMIYOR
Bursa'nın tarımsal potansiyelinin yüksek olduğunu ifade eden Başkan Aksoy, "Bursa tarım kenti, sağlık kenti ve ticaret kenti. Daha sonraki dönemlerde turizm ve tarih kenti kimliği de oluştu. Biz oda olarak her kimliğin önünde tarım kenti kimliğinin olmasını arzuluyoruz. Bursa hem sahip olduğu arazisiyle hem de üreticilerinin bilgi ve elde ettikleri teknoloji nedeniyle bir tarım kentidir. Bursa'nın çok ciddi tarımsal potansiyeli var ama bu potansiyeli tam olarak kullanabiliyor muyuz? Bursa il sınırlarındaki tarım arazileri 350 bin hektar civarında. Bu tarım arazilerinin sulanabilir kısmı 250 bin hektar civarında. Biz Bursa'da 150 bin hektar civarında tarım arazilerini kullanıyoruz. Yani 100 bin hektarlık tarım arazisi sulanmayı bekliyor. Bizim önümüzde bekleyen DSİ ve Gıda, Hayvancılık Bursa İl Müdürlüğü'nü bekleyen şey, bu sulanabilir arazileri de sulamaya açarak, üretimi ve verimliği arttırıcı önlemlerin alınması" dedi.
TARIMA YAPILAN DESTEK YETERSİZ
Türkiye'deki tarım politikalarının Bursa'daki tarım politikalarıyla ayrı olduğunun düşünülemeyeceğini dile getiren Aksoy, "Ülkemizde izlenen ithalata dayalı tarım politikaları, havza bazlı desteklenen 10 ürünle sadece ürün bazlı yapılan destekler, ne havza bazlı üretim planlamasını sağlayabilmiştir, ne de istenen verimi sağlayabilmiştir. Temel sorun girdi maliyetlerinin yüksekliği, üreticilerin destekten yoksun olması, ithalata dayalı bir terbiye sisteminin Türkiye'de yerleşmemiş olmasıdır. Özellikle 2000'li yıllardan sonra sorunlar bu şekilde söyleniyor. 1990'lı yıllardan buyana rakamlardan oluşan bir rapor hazırladık. Çiftçi gerçekten desteklenmiyor. Kanunda belirtilen rakamın binde 7'si kadar destek uygulanıyor. Bu şekilde çiftçilere Türkiye genelinde verilen destek 9 milyar lira civarında. Geçmişe göre bu destekler artmıştır ama günümüz koşullarında bu destekler yetersiz" diye konuştu.
ZARARINA ÜRETİM YAPILIYOR
Özellikle gübre, işçilik ve mazot gibi girdilerin maliyetinin üretimin zararına yapıldığının açık göstergesi olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Ertuğrul Aksoy, "Son 5 yıldan buyana çiftçiler, dönem dönem verimin yüksekliğine, ihracatın belli ülkelere artmasına bağlı olarak özellikle meyve-sebzede bir takım kazançlar elde ediyorlar. Ama tarıma dayalı hammadde dediğimiz yağlı gruplardan üretimimiz yetmediği gibi zararına üretim yapıyoruz" şeklinde konuştu.
KARACABEY KADAR TARIM ALANI BURSA'DA İŞLENMİYOR
Üretimin desteklenmemesinden dolayı her geçen gün üreticilerin çiftçilikten koptuğunu ve kentlere göçün ortaya çıktığına işaret eden Aksoy, şunları kaydetti;
"Bugün 2,5 milyondan fazla çiftçimiz üretimden kopmuştur. 3 milyon hektara yakın arazi tarım işlenmekten vazgeçilmiştir. Bu aynı zamanda Bursa'nın sorunlarından da bir tanesi. 31 bin arazi tarımsal işleve uygun olmasına rağmen Bursa'da işlenmiyor. Bu rakam bir Karacabey ovası kadar alana tekabül ediyor. Demek ki üreticimiz mutlu değil, o yüzden üretim yapmıyor. Rakamlara bakıldığında Bursa'nın 3,5 milyar lira gayrisafi hasılaya desteği oluyor. Bu desteğinden karşılığında Bursa destek alamıyor. Son yıllarda Bursa'nın Türkiye'de üretim payı yüzde 17 olan ürünlerinden armut 34,1'lik pay aldı."
KIRSALDAN KENTE GÖÇ YOKSULLUK TOPLUMUNU ORTAYA ÇIKARIYOR
Bursa tarımında hangi ürünlerde üretimin azaldığı konusuna da değinen Aksoy, "Bursa'da tarla üretiminde sadece mısırın üretimin arttığı ortaya çıkıyor. Meyve türlerinden armut ve şeftalinin üretim rakamlarının değişmediğini görüyoruz. Bursa'da domates üretimi de artış gösteren ürün olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bunların dışındaki ürünlerde üretim miktarları Bursa'da azaldığını söyleyebiliriz. Bu gerçekten Bursa açısından talihsiz bir durum. Ama rekabet edebileceği ürünlerden armut, bezelye, domates, zeytin, şeftali gibi ürünler Türkiye üretiminde yüzde 17'lik bir paya sahip. Bursa bu ürünlerde katmadeğer yaratan ürünler. Çilek, fasulye, incir, biber, kiraz, ıspanak, üzüm, soğan, patlıcan gibi Bursa'da üretilen ürünler de , Türkiye'de yüzde 3 ile yüzde 8 arasında bir paya sahip. Son yıllarda zararına üretim yapan üreticiler, göçü de beraberinde getiriyor. Kırsalda kazanamayan üreticilerin, kırsalı boşaltarak kentlere göç ediyor. Zararına üretim yapacağına sigortalı ve maaşlı bir işte çalışmayı tercih ediyorlar. Zaten bizim eleştirdiğimiz tarım politikaları nedeniyle bir yoksulluk toplumu ortaya çıkıyor" dedi.