Bursa'da renklerin suda dansı! Ebru sanatının terapi özelliği var (ÖZEL HABER)

Bursa'da renklerin suda dansı! Ebru sanatının terapi özelliği var (ÖZEL HABER)

Geleneksel Türk el sanatlarımızdan biri olan ebru, su üzerine nakış nakış işlenen renk ve desenlerle zamana meydan okuyor.

2020.08.10 09:10 - Son Güncellenme: 2020.08.10 09:43 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Bursa'da renklerin suda dansı! Ebru sanatının terapi özelliği var (ÖZEL HABER)
04:37 Bursa'da renklerin suda dansı! Ebru sanatının terapi özelliği var (ÖZEL HABER)

İLGİLİ VİDEO

Bursa'da renklerin suda dansı! Ebru sanatının terapi özelliği var (ÖZEL HABER)

GÜLNAME PAÇA / BURSADA BUGÜN 

Ebru sanatı için, "Renklerin suda dansı" deniliyor.

Bursa'da Balibey Han'da atölyesi olan emekli öğretmen Hasan Bilin, uzun yıllardır ebru sanatıyla ilgileniyor. 

Emekli öğretmen Hasan Bilin, ebru sanatının terapi özelliği olduğunu söylüyor. 

"13 YAŞINDAYKEN EBRU SANATINA MERAK SARDIM" 
Hasan Bilin, "Emekli öğretmenim. Orhaneli'nde doğdum. Çeşitli yerlerde öğretmenlik yaptım ve güzel sanatlara olan ilgim arttı. 13 yaşındayken ebru sanatına merak sardım. Eskiden 13 yaşında öğretmen okuluna gidebiliyordunuz. Ben de orada okudum. Hiç unutmuyorum ilk dersimiz resimdi. Simit satan çocuk resmi yaptım. Öğretmenim başımda bekledi ve benimle baya ilgilendi. Öğretmenin bir kuralı varmış. 10'luk sistem vardı o zaman. Tamamlayanlara hakkını tamamlamayanlara ise 0 verirmiş. Sene sonunda resmi tamamlayan 4 öğrenciden biri bendim. Hayatımda resim dersinden aldığım en düşük not 9'du. O dönem uluslararası çocuk resimleri yarışmasına başvurdu öğretmenim. "Hasan Bilin" dediler anonsta. Kalbim küt küt atarak sahneye çıktım. Birinci oldum o yarışmada ve mansiyon kazandım. O yaştan beri resim merakım devam ediyor" dedi. 

Bilin, "Daha sonra Gazi Üniversitesi'nin sınavlarına girdim. Kazandım ama babam fakirlikten okutamadı. Okula gidemedim. Öğretmen okulundan çıktım ve öğretmen oldum. Karadeniz'e atandım. Rize'ye gittim. Öğretmenlik hayatım böylece başladı. Rize'de görev süremi tamamladım. Okulların kapanmasına 15 gün vardı, ayrılacaktım. Eğer ben 15 gün daha sabır etseydim, eşimle tanışamayacaktım. Bu çok garip bir tecelli. Eşimin kardeşi okula geliyordu. Eşimi kardeşini okula getirip götürürken gördüm ve beğendim. Kardeşinden mektuplar yolladım hep. En son da babamı çağırdım ve istedik. Orada evlendim. Askere gittim ve geldim. Tayinim Bursa'ya çıktı. Bütün köy ağladı. 30 sene sonra öğrencilerim beni bulmuş ve düğünlerine çağırdı. 30 sene sonra kalktım, düğüne gittim. Hasret giderdik" şeklinde konuştu. 

"BİRÇOK ÖĞRENCİNİN HAYATINA DOKUNDUM"
"Öğretmenlik çok güzel meslek" diyen Hasan Bilin, "Türkiye'nin birçok yerinde görev yaptım. Çok fazla anı ve insan biriktirdim. Birçok öğrencinin hayatına dokundum. Onlar da benim hayatıma dokundular. 71 yaşındayım ve 71 senedir hiç durmadan kendimi geliştirmeye çalıştım. Ebru, yağlı boya, tezhip ve hat sanatı gibi birçok dalla uğraşıyorum. Gençler de mutlaka bir sanatla uğraşsınlar. Kendilerine bir şeyler katsınlar. Ben uzun yıllardır Balibey Han'daki atölyemde çalışıyorum. Sürekli üretiyorum. Bu bana kendimi çok iyi hissettiriyor. Ufkum genişliyor ve resim yaparken her şeyi unutuyorum. Benim amacım eserlerimi satmaktan ziyade kültürümü tanıtmak ve insanlara faydalı olmak. Bugüne kadar her yaştan insanla pek çok atölye çalışması yaptık. Bu sanatı severek yapmaya devam ediyorum. Ebru sanatının terapi özelliği var. Balibey Han'a gelmek isteyenler mutlaka bana uğrasınlar. Burada birlikte Ebru yapalım" ifadelerine yer verdi. 

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2020.08.10 09:10 - Son Güncellenme: 2020.08.10 09:43 - HABER MERKEZİ
A