Bursa'da 4. Nilüfer Tek Sağlık Sempozyumu düzenlendi: "Daha sağlıklı ve daha iyi bir kent"
Bursa'da insan, toplum ve hayvan sağlığını bir arada ele alan 4. Nilüfer Tek Sağlık Sempozyumu Pancar Deposu'nda düzenlendi.
2026.11.03 14:12 - Son Güncellenme: 2026.11.03 14:12 - Bursa Bölge - ZEKİCAN GÜRKAN
İLGİLİ VİDEO
Bursa'da 4. Nilüfer Tek Sağlık Sempozyumu düzenlendi: "Daha sağlıklı ve daha iyi bir kent"
ZEKİ GÜRKAN / BURSADA BUGÜN
Nilüfer Belediyesi'nin ev sahipliğini yaptığı Nilüfer Tek Sağlık Sempozyumu'nun bu sene 4.sü düzenlendi. Kenti daha iyi bir sağlık ve yaşam koşullarına taşımak amacıyla düzenlenen sempozyumda, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir'de açıklamalarda bulundu.

"MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIZ"
Nilüfer Belediye Başkanı Özdemir, ilçenin doğal alanları, tarım arazileri ve ormanlarının tehdit altında olduğunu söyledi. Kayapa'da gündeme gelen katı atık tesisi ve İnegazi'de planlanan çimento fabrikasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdemir, "Biz burada yaşıyoruz. Bizim çocuklarımız, torunlarımız burada yaşayacak ve biz direnerek mücadele etmek zorundayız" dedi.
Nilüfer'in toplam alanının yüzde 75'inin doğa, tarım, orman ve mera alanlarından oluştuğunu ifade eden Özdemir, "Nilüfer ilçemiz bir ilçeden çok daha fazlası. Çok kıymetli bir ilçe. Tüm alanının yüzde 75'i doğa alanları, tarım, orman ve mera alanlarıdır. Doğamız da saldırı altında, ormanlarımız saldırı altında. Uydu fotoğraflarından baktığımızda gerçekten bir felaket görüntüleri içinde, bütün o güzelim ormanlarımızı delik deşik etmişiz" diye konuştu.

KAYAPA'DAKİ ÇÖPLÜK PROJESİNE TEPKİ
Kayapa'da gündeme gelen katı atık tesisi projesine karşı olduklarını belirten Özdemir, tesisin yapılması halinde milyonlarca metrekarelik orman alanının zarar göreceğini savundu.
Özdemir, "2 milyon metrekare orman alanımızı sadece çöplüğü yapmak için harcayacağız. Arka taraftan yolu falan da koyunca belki 2-3 milyon metrekarelik orman alanı da oradan yok edeceğiz. Hem su yatakları hem orman alanlarımız olması açısından burada çöplüğün yapılması Nilüfer'e, Nilüfer'in değerlerine bir saldırı olduğu gibi aynı zamanda Nilüfer'in sağlıklı bir kent olmasına saldırı" ifadelerini kullandı.
Projenin yaklaşık 10-13 yıldır tartışıldığını hatırlatan Özdemir, daha önce tesis için Karacabey'in Muratlı Köyü'nün gündeme geldiğini ancak kararın daha sonra değiştiğini söyledi.
Özdemir, "Nurettin Bey belediye başkanıyken Karacabey'deki Muratlı Köyü'nde yapılmasına karar verilmişti. Sonra birdenbire dengeler değişti. Yine birtakım güçler devreye girdi ve Nilüfer'deki sağlıklı ortamı bozmak için Büyükşehir Meclisimizden geçirerek bunu yapma kararını verdiler. Biz ona karşı da dava açıyoruz, mücadeleyi sürdürüyoruz" dedi.
Tesisin büyüklüğünü de eleştiren Özdemir, "Gösterdikleri alanlara bakıyorsunuz, 2 milyon değil. Peki 2 milyon metrekareyi niçin kurmak istiyorsunuz? Yapmak istedikleri çok açık bir şekilde orada gösterdikleri tesisler değil, vahşi depolamadır ama bunu söyleyemiyorlar. O yüzden 2 milyon metrekare alana ihtiyaç var. Buranın tarım alanlarının küçülmesi, ekolojik dengelerin bozulması, sulama su kaynaklarımızın kirlenmesi, bütün şehrin kirlenmesi anlamına geliyor" diye konuştu.

"İNEGAZİ'DE ÇİMENTO FABRİKASINA RUHSAT VERMEYECEĞİZ"
İnegazi'de yıllardır gündemde olan çimento fabrikası projesine de değinen Özdemir, bölgenin tarımsal değerlerine dikkat çekerek fabrikaya izin vermeyeceklerini söyledi.
Kestel'deki çimento fabrikasının çevreye verdiği zararı örnek gösteren Özdemir, "Kestel'deki çimento fabrikasının etrafa verdiği zararı hepimiz biliyoruz. Onlar orayı kaldırma mücadelesi verirken bize Nilüfer'de, İnegazi gibi en güzel çileğin yetiştirildiği, en güzel tarım ortamlarının olduğu, fasulyesinden diğer ürünlerine kadar her şeyin yetiştiği bir yerden çimento fabrikasına müsaade etmemiz mümkün değil" ifadelerini kullandı.
Ruhsat sürecinde belediyeye baskı yapıldığını öne süren Özdemir, "Biz buna ruhsat vermeyeceğiz. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, 'Vatandaşın işini engellemeyin, ruhsat vermek zorundasınız' durumunda resmi yazı yazdı. Çevre Şehircilik İl Müdürü bir süre sonra tayini çıkacak, belki daha buraya gelmeyecek. Ama biz burada yaşıyoruz. Bizim çocuklarımız, torunlarımız burada yaşayacak ve biz direnerek mücadele etmek zorundayız" dedi.