Bursa bor trenine yolcu alabilir mi? (ÖZEL HABER)
Dünya bor pazarının lideri Türkiye, 2020'de 1,73 milyon ton bor ürünü ihraç etti. 2021 yılında ise, 2,5 milyon tonu ihraç olmak üzere, toplam 2,6 milyon tonluk bor ürünleri satışı yaptı. Buradan da 1 milyar doların üzerinde bir satış rakamı elde edildi. Devreye girecek tesislerle birlikte 2022 sonunda borun yılı olması bekleniyor. Peki, Türkiye 1 milyar doların üzerinde bir satış rakamına imza atarken, bu trende Bursa'nın payı ne kadar?
2022.01.05 14:30 - Son Güncellenme: 2022.01.05 14:45 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
ELİF DİDEM DANACIOĞLU / BURSADA BUGÜN
Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yer altı zenginliği ve sanayinin pek çok alanında kullanılan bor, en önemli özelliği olarak çevre dostu olması ile dikkat çekiyor. Aynı zamanda Türkiye, bor yatakları bakımından dünyanın en şanslı birkaç ülkesi arasında yer alıyor. Öyle ki, önemli bor yatakları olarak Türkiye'den sonra Amerika, Rusya ve Güney Amerika geliyor.
Dünya bor rezervlerinin yüzde 73'üne sahip olan Türkiye'de bilinen bor yatakları; Eskişehir - Kırka, Kütahya- Emet, Balıkesir Bigadiç, Bursa-Kestelek'te bulunmaktadır. Türkiye'de rezerv açısından en çok bulunan bor mineralleri ise, Tinkal, Üleksit ve Kolemanit'tir.
TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİ...
Türkiye'de toplam bor rezervi 3,3 milyon ton olarak belirlenmiş. Dünyada yıllık ortalama 4 milyon ton bora ihtiyaç duyuluyormuş. Tarımdan teknolojiye, camdan sağlığa kadar sayısız alanda bor ürünlerinden faydalanılıyor. Türkiye, tek başına dünyadaki tüm talebi karşılayacak durumda. Dünyada bor üretim kapasitesinde Türkiye yüzde 48'ine sahip... Sadece 2020 yılında 1,68 milyon ton rafine bor ürün üretilmiş durumda. Eti Maden'in faaliyet raporlarına göre, 2020'de dünyaya 1,73 milyon ton bor ürünü ihracatı gerçekleştirildi. Böylece dünya bor sektöründe 2020 lideri yine Türkiye oldu. Türkiye böylece küresel talebin yüzde 57'sini karşıladı.
"BOR PİYASASININ YÜZDE 62'SİNE SAHİBİZ"
Geçtiğimiz günlerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Eti Maden Genel Müdürlüğünde düzenlenen Bor Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin dünya bor pazarının lideri olduğuna dikkat çekmişti. Bakan Fatih Dönmez, şöyle devam etti: "2021'de salgın koşullarına rağmen bor üretiminde, ihracatında ve satışında rekor kırdık. 2,5 milyon tonu ihraç olmak üzere, toplam 2,6 milyon tonluk bor ürünleri satışı yaptık. Buradan da 1 milyar doların üzerinde bir satış rakamı elde ederek rekor kırdık. Bugün bor piyasasının yüzde 62'sine sahibiz. Dünya artık daha çok üretenlerin değil, daha akılcı üretim yapanların dünyası. Değer katmak, yeni bir anlayış inşa etmek teknoloji geliştirme adına atılan adımlardan sonra ortaya çıkacak. Türkiye yerli teknolojiye önem vermesi gerekiyor. Eti Maden bu yolda önemli adımlar atıyor. Bor cevherinin özüne Ar-Ge ve inovasyonu yerleştiriyor. Devreye girecek tesislerimizle birlikte 2022 borun yılı olacak."
BURSA'NIN PAYI NE KADAR?
Geçtiğimiz yıllarda Bursa Ticaret Sanayi Odası bor ile ilgili önemli çalışmalar yapmıştı. Hatta Bor Araştırma ve Geliştirme Komisyonu kurulmuştu. Öyle ki, Bursa'nın ve bölgenin yer altı zenginliklerinden birisi olan bor madenini katma değere dönüştürmesi hedefleniyordu. Bor madenini sanayici ile buluşturarak, bor madeninin farkına varılması üzere çalışmalar yürütülmüştü.
PEKİ SONRASINDA BURSA, NEDEN SESSİZ KALDI?
Bursa ekonomisi için önemli yeri olan bora talep hızlı başlayıp, çabuk mu bitti?
Türkiye 1 milyar doların üzerinde bir satış rakamına imza atarken, bu trende Bursa hangi vagonda?
Konu ile ilgili BTSO Kimya Konseyi Başkanı ve önceki dönem Bor Araştırma Geliştirme Komisyonu Başkanı İlker Duran'ı aradım. Bursa sanayisinin bor pazarına bakışını sordum.

Bursa Kestelek Bor Madeni İşletmesi'ni ziyaretleriyle bor maceralarının başladığına değinen İlker Duran, o dönem Bursa'da bor madeninin ticarileşmediği ve sanayicinin de yeterince ilgili göstermediği noktasında bir tespitlerinin olduğunu söyledi. BTSO Meslek Komitesi olarak Bursa'da Bor Araştırma Geliştirme Komisyonu'nu kurmaya karar verdiklerine değinen İlker Duran, değerli bir madeni Bursa sanayisine kazandırmaya çalıştıklarını ve Eti Maden, BOREN, yerel yönetimler, üniversiteler, ticaret sanayi odaları ve sanayicilerle birlikte ortak bir yapıyı oluşturduklarının altını çizdi.
İlker Duran, "O dönem için özellikle sanayinin bor ile tanışması, mevcut borun ticarileşmesinde ciddi aksaklıklar vardı. Ar- Ge ile ilgi ciddi çalışmalar yapılıyordu, fakat bizim sıkıntımız bu projelerin ticarileşmemesi ile ilgiliydi. Tabi, sanayicide de yeteri kadar farkındalık oluşmamıştı. O dönemde çok yoğun bir çalışma olmamasına rağmen bir kısmı ticarileştirildi. Sonraki zamanlarda, önemli sonuçlar aldık. Geçmiş dönemde yapmış olduğumuz çalışmalar bugün meyvesini vermeye başladı. Bursa'da farklı sektörlerde bor kullanılmaya başlandı. Özellikle, ETİ Maden İşletmesinin bor madenini ürün haline getirerek deterjan ve dezertefktan gibi ürünler üreterek güzel bir örnek oldu. Önümüzdeki dönemlerde de borun gerek sanayi üretiminde gerek dünyada hak ettiği yere geleceğini düşünüyorum" dedi.
"BOR ÜRÜNLERİNE TEŞVİK ŞART"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bor politikasının ümit verici olduğuna değinen İlker Duran, "Bor madeni çok değerli bir cevher. Bizler sanayicimizin bor konusunda bilinçlenmesini ve yatırım yapmasını istiyoruz. Ancak, bu konuda herhangi bir teşvik yok. Devletin bir çok alanda teşvikleri var. Özellikle bora yatırım yapan sanayiciye devletin özel teşvik vermesi ve sanayiciyi teşviklerle özendirmek lazım. Elimizden geldiği kadar eksiklikleri devlet yetkililerine iletiyoruz. Sanayicimiz bor madenini keşfetti, yatırım yapabilmeleri adına teşvik verilmesini istiyoruz. Bursa'nın yer altı zenginliklerinden birisi olan bor madenini katma değerli ürüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bursa'nın bor gücünü kullanabilmesi için teknik donanıma sahip olması lazım. Bursa sanayicisi henüz gücünün farkında değil. Özellikle sanayideki kullanılan bor madeni, tüm sektörlerde kullanılabilecek özelliklere sahip. Dolayısıyla da değeri artmaya devam ediyor" dedi.
"ÜNİVERSİTELERE BÖLÜM AÇILMALI"
Üniversitelerde bor madenine ilişkin bölüm açılması gerektiğinin altını çizen İlker Duran, "Dünya bor rezervinin yüzde 73'ü ülkemizde yer alıyor. Bu açıdan bor, ülkemiz için önemli bir zenginliğimizin merkezini de Bursa ve Güney Marmara havzası oluşturuyor. Bor madeni konusunun müfredata eklenmesi ve üniversiteler bölüm olarak açılması önem arz ediyor. Bursa ekonomisine önemli katkı koyacaklardır. Birçok üniversitede bor ile ilgili çalışmalar yapılıyor, fakat hiç birinin birbirinden haberi yok. Bunların koordinasyonunu sağlayacak bir sistemin oluşması lazım" dedi.
Ticarileşmeyi bekleyen projeler var mı?
Bu konuda BTSO, öncülük ederek önemli girişimlerde bulundu. Hükümetimiz BOREN'i kurarak çok ciddi çalışmalar yapıyor. Fakat sanayici taşın altına elini koymazsa, istediğiniz kadar proje ve Ar-Ge üretin rafta kalır. Sanayicinin ilgisini arttırma noktasında çok önemli görev üstlendiğimizi düşünüyorum.

"BOR SANAYİ ÜRÜNÜNÜN TUZUDUR"
Ar- Ge'nin önemine değinen İlker Duran, şöyle devam etti: "Anti bakteriyel özelliklerinden gıda ve kozmetik ürünlere kanser ilacı ile ilgili çalışmalarda, boyadan tutun yalıtım araçlarına, inşaat sektöründen otomotive, tekstilden makineye, rüzgâr tribünlerinden yüksek teknoloji ürünlerine kadar baktığınız zaman borun girmediği yer yok. Girdiği yerde hiç tahmin edemeyeceğiniz mucizeler ortaya çıkarıyor. Ar-Ge ve çalışma istiyor, onun içinde alt yapının olması gerekiyor. Güçlü bir Ar-Ge'ye sahip olursak, bütün dünyayı yönlendirecek güce sahip oluruz. Türk sanayisi dünya ile rekabet halinde."
Bursa'da ticarileşen ürün var mı?
Bursa'da Bor Araştırma Geliştirme Komisyonu bünyesinde yaklaşık 5 - 6 firma projelerden istifade etti, bir kısmı da ürünlerinde kullandı.