"Bu coğrafyanın oyunculukları daha derinden geliyor'

"Bu coğrafyanın oyunculukları daha derinden geliyor'

'Bir Zamanlar Çukurova' dizisinde rol alan Uğur Güneş, "Bu coğrafyanın veya Orta Doğu'nun oyunculukları daha içten ve daha derinden geliyor. Mesela ben bir İran filmi izliyorum ve 'Sen bu duyguyu nasıl verebiliyorsun' diyorum. Çünkü adam daha önce yaşamış zaten o duyguyu, o dönemi yaşamış. O yüzden o kadar doğal geliyor ki. Ama bunu, Avrupa sinemasında çok fazla görmedim" dedi.

2019.02.14 13:39 - Son Güncellenme: 2019.02.14 13:43 - Magazin - HABER MERKEZİ
A
"Bu coğrafyanın oyunculukları daha derinden geliyor'

Uğur Güneş, henüz 18 yaşındayken bir çocuk oyunuyla Ankara'da tiyatro sahnesine adım attığını söyledi. Oyunculuğa konservatuvardan önce başladığını ve komik bir hikayesi olduğunu anlatan Güneş, "Yolda yürürken bir ağaçta, 'tiyatromuza oyuncu aranıyor'  ilanı gördüm. Oraya başvurdum ve öyle başladım. Tiyatrodaki ilk rolüm ağaçtı ve  çok uzun sürdü. Sürekli duruyordum ama güzeldi. Çok şey öğrendim çocuk  oyunlarından. Çocuk oyunlarında oynamak, bir oyuncu için çok elverişlidir.  Kendini keşfetmek için bir alandır orası. Kendini keşfedersin. 3 sene çocuk oyunu  yaptım. Amatör tiyatrolarda oynadım. Ankara Sanat Tiyatrosu'nda kursiyer oldum,  ki o zaman çok önemliydi bizim, benim için." diye konuştu.

Güneş, aynı anda yetişkin oyunlarında da rol aldığını ve bir taraftan eğitim aldığını belirterek, daha sonra konservatuvarı kazandığını, okuldan sonra da İstanbul'a geldiğini dile getirdi.

"Daha iyi işlerimiz de var ancak süre sıkıntımız var"

Üniversite son sınıftayken bir auditiona (sahne ya da ses çekimi) katıldığını aktaran Güneş, bu çekimin ardından da dizilere geçtiğini ifade etti.

Uğur Güneş, kendisinin oynadığı yapımları pek izlemediğini sözlerine  ekleyerek, "Ben kendimi izlemeyi çok sevmiyorum. Çok hata bulurum. Çekilen  sahneleri de izlemem genelde. Biraz zor oluyor benim için bu. Dünya dizilerini izlerim, Netflix'ten sürekli takip ettiğim diziler var. Türk dizileri de vardı  izlediğim ama şu an kendi projemizi izliyorum sadece." dedi.

İnternetle beraber yeni nesil televizyon yayıncılığının devreye  girmesinden memnuniyetini dile getiren Güneş, şöyle konuştu:
"Artık sinema ve televizyon tekellikten kurtulduğu için ben çok mutluyum. Yeni platformlar kuruluyor. Oyuncular için de yeni iş alanları  açılıyor. Dünyanın herhangi bir yerinden de seyredilebiliyorsun ki bu çok  mutluluk verici bir şey aslında. Ben bunun daha da artacağına inanıyorum. Başka  bir hikayede yer alabiliyorsun. Bunun örnekleri de var zaten. Türk oyuncular  başka yerlerde oynuyor, isimleri duyuluyor. Bu bizim oyuncularımız için çok  önemli ve çok güzel bir şey. Uzun zamandır olmasını dilediğim bir şeydi."

Güneş, Türk dizileriyle yabancı yapımları kıyaslayarak, şunları kaydetti:

"Bizim daha iyi işlerimiz de var, ancak süre sıkıntımız var. Süreyi  doldurmak zorunluluğu var bizde. Uzun süreler çekiyoruz. Senaryolar çok uzun süre  yazılıyor ve bu artık haliyle hikayeyi bazen sıradanlaştırıyor. O da çok normal. Kısalmadığı sürece hep böyle devam edecek ama bence bizim dizilerimiz ve  filmlerimiz, yurt dışıyla yarışabilir halde şu an. Şuna inanıyorum ben, bu  coğrafyanın veya Orta Doğu'nun oyunculukları daha içten ve daha derinden geliyor. (Oyunculukları) Gerçektir. Mesela ben, bir İran filmi izliyorum ve diyorum ki  'Sen bu duyguyu nasıl verebiliyorsun.' Çünkü adam yaşamış zaten o duyguyu daha  önce. O dönemi yaşamış. O yüzden o kadar doğal geliyor ki. Ama ben bunu Avrupa  sinemasında çok fazla görmedim ya da bana yabancı geliyor bilmiyorum. Belki de  ben bu topraklarda büyüdüğüm için böyle geliyor. Duygu konusunda biz çok daha  ilerdeyiz."

"Hikayenin gerçek olması benim için hikayeyi çekici kılıyor"

"Bir Zamanlar Çukurova" dizisinde canlandırdığı "Yılmaz" karakterine  de değinen Güneş, dönem dizisi olmasına rağmen çok zor koşullarda  çalışmadıklarını belirterek, "Ben daha önce de zaten hep dönem işlerinde oynadım.  Daha zor şartlarda çalıştım. Savaş, çatışma, at sahneleri çektim. O yüzden bu  benim için çok eğlenceli, dönem atmosferini solumak da çok keyifli. Oyuncu olarak  oynaması da çok keyifli. Yani öyle çok zor koşullar değil. Bu işte, sahne  kurulduğu zaman mekana girdiğim anda zaten o duyguyu hissediyorum ve o anda  Yılmaz oluyorum." dedi.

Uğur Güneş, ilk defa bu tarz bir işte oynadığını dile getirerek, şöyle  devam etti:

"Bu bana göre masum bir aşkın öyküsü. Benim için hikayeyi çekici  kılan, hikayenin çok gerçek olmasıydı. Bunun hayatta da bir değeri var. Gerçek  hayatla paralel olarak gidiyor hikaye. Normal Türk dizilerinde büyük başrol  karakteri ezilmez. Onu güçsüz göremez, ona hata yaptıramazsınız ama bu senaryoda  böyle değil. Ezilerek ve hata yaparak başladı ve böyle devam ediyor. Bu karakter  çok ezildi. Halk da bu yüzden çok sevdi. Seyirci empati kurdu ve aynı acıları  birlikte yaşadı. Benim için oyuncu olarak oynanabilir bir karakterdi ve ilk defa  böyle bir şey oynuyordum. Çok heyecanlı başladım. Çok güzel gidiyor her şey.  Yılmaz, benim için masumiyet demek."

Diriliş: Ertuğrul'da 'Tuğtekin', 'Seddülbahir 32 Saat'te 'Hüseyin', 'İsimsizler'de 'Kaymakam Fatih' rolleriyle dikkat çeken genç oyuncu, 'Urfalıyım Ezelden' dizisinde canlandırdığı 'Çetin' karakterinin ise hala unutamadığı bir rol olduğunu belirtti.

Diğer Magazin Haberleri için tıklayın


2019.02.14 13:39 - Son Güncellenme: 2019.02.14 13:43 - HABER MERKEZİ
A