Bölge gece boyu sallandı! Bursa'da uzman isimden 'depremcik' açıklaması
Marmara Denizi'nde son olarak gözlenen mikro deprem hareketliliği devam ederken, İstanbul-Adalar açıklarında da peş peşe küçük sarsıntılar kaydedildi. Kandilli Rasathanesi verilerine göre çarşamba günü saat 17.33'ten itibaren en fazla 2.3 ve 3.2 büyüklüğünde olmak üzere 50'ye yakın 'mikro deprem' kaydedildi. Küçük ölçekli depremlerin ardından gözlerin çevrildiği Kuzey Anadolu Fay Zonu ve yaşanan sarsıntıların olası anlamına ilişkin Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, Bursada Bugün'e özel değerlendirmelerde bulundu.
2026.08.20 10:25 - Son Güncellenme: 2026.08.20 11:17 - Güncel - ZEKİCAN GÜRKAN
ZEKİCAN GÜRKAN / BURSADA BUGÜN
Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerinde zaman zaman çok küçük depremlerin meydana gelmesinin olağan olduğunu belirterek, bu sarsıntıların tek başına büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Mehmet Yıldız, konuyla ilgili olarak "Dönem dönem Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerindeki her üç kolda da küçük, hatta minik diyebileceğimiz depremler meydana gelebilir. Bu durum, büyük bir depremin habercisi olduğu veya büyük depremin enerjisini azalttığı anlamına gelmez. Burada yapılacak en doğru yorum; sismik aktivitenin devam ettiği ve bu fayların aktif birer fay hattı olduğudur. Bunun dışındaki "büyük depremin habercisi", "öncüsü" ya da "artçısı" gibi yorumların bilimsel olduğunu düşünmüyoruz." dedi.

"Küçük depremler fayın aktif olduğunu gösteriyor"
Mikro depremlerin yalnızca bölgedeki sismik aktivitenin sürdüğünü gösterip göstermediği yönündeki soruya da yanıt veren Yıldız, hareketliliğin fayın canlılığı açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
"Fayın canlı olduğunu, buradaki hareketliliği ve sismik aktivitenin varlığını gösteriyor. Durumu şöyle daha net açıklayayım: 1 büyüklüğündeki bir deprem ile 2 büyüklüğündeki bir deprem arasında 32 kat enerji farkı vardır. 2 ile 3 büyüklüğü arasında da yine aynı oran geçerlidir. Dolayısıyla 1 ile 3 büyüklüğündeki depremler arasında tam 1000 kat enerji farkı bulunur."

Yıldız, deprem büyüklüğü ile açığa çıkan enerji arasındaki ilişkinin logaritmik olması nedeniyle küçük sarsıntıların tek başına büyük bir depremin oluşturacağı enerjiyi ortadan kaldırmasının mümkün olmadığını belirtti.
"Süreç logaritmik olarak artarak devam ettiği için ancak milyonlarca küçük deprem olursa büyük bir depremin enerjisini eksiltebilir. Bu yüzden bu küçük depremler tek başlarına büyük bir enerji boşalması anlamı ifade etmez." diye ekledi.

Kuzey Anadolu Fay Zonu neden hareket ediyor?
Marmara ve çevresinde zaman zaman artan sismik hareketliliğin nedenlerine de değinen Yıldız, Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun karakteristik özelliklerinden bahsetti. Fay hattındaki hareketin son derece yavaş ilerlediğine dikkat çeken Yıldız, bu hareketin sürekli ve doğrusal bir şekilde gerçekleşmediğini söyledi.
"Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun karakteristik özelliği sağ yanal doğrultu atımlı fay olmasıdır. Bu, fayın güneyinde kalan kesimin batıya doğru belirli bir hareket içerisinde olduğu anlamına gelir. Ancak bu hareket, tıpkı tırnaklarımızın uzaması gibi yılda yaklaşık 2 - 2,5 santimetreyi bulan son derece yavaş bir harekettir."
Bu hareketin zaman içerisinde fay boyunca gerilme ve enerji birikimine yol açtığını belirten Yıldız, kırılma meydana geldiğinde ise çok daha büyük yer değiştirmelerin ortaya çıkabildiğini ifade etti.
"Bu hareket doğrusal biçimde sürekli ilerlemez; zamanla gerilme ve enerji birikimi yaratır. Tekrarlama periyodu dolup kırılma gerçekleştiğinde ise tıpkı 1999 depreminde olduğu gibi yer yer 2 ila 4 metrelik atımlar görürüz."

"Sındırgı'daki deprem fırtınası da farklı nedenlere bağlı olabilir"
Yıldız, Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerindeki küçük sarsıntıların yanı sıra Balıkesir Sındırgı'da haftalardır devam eden deprem hareketliliğinin de tek bir nedene bağlanamayacağını belirtti. Bölgedeki küçük depremlerin doğal fay hareketlerinin yanı sıra yer altındaki farklı süreçlerle de ilişkili olabileceğine dikkat çekti.
"Bu sistem dahilinde yıllar içerisinde bu tip minik depremlerin yaşanması gayet olağandır. Tabii ki tek neden kıta hareketi değildir; yer altındaki basınç değişimleri veya Sındırgı bölgesinde yaşadığımız gibi hidrotermal kökenli deprem fırtınaları da buna yol açabilir. Yani tek bir nedene bağlanamaz; fakat özetle bu çok minik depremciklerin büyük bir tehlike anlamı taşımadığını söyleyebiliriz."
Marmara Denizi'nde İstanbul-Adalar açıklarında meydana gelen küçük sarsıntılar ile Balıkesir Sındırgı'daki deprem aktivitesi sürerken, uzman değerlendirmesine göre bu tür hareketliliklerin varlığı aktif fay sisteminin çalışmaya devam ettiğini gösteriyor. Ancak yalnızca mikro depremlerin meydana gelmesi, tek başına büyük bir depremin yaklaştığı ya da enerjinin boşaldığı şeklinde yorumlanmıyor.