Bağımsız Bursa BBB Adayı Yıldırım: İnsanlar doğduğu yerde doyarsa göç etmek zorunda kalmaz
Aysın Komitgan ve Hasan Boztürk'ün sunduğu 'Biz Bize' programının bugünkü konuğu Bağımsız Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Metin Yıldırım oldu. Yıldırım, "Bursa sebzenin ve meyvenin başkentiydi şu an da ekilebilir alan yok denecek kadar az. İnsanlar doğduğu yerde doyarsa göç etmek zorunda kalmaz" dedi.
2024.03.21 14:55 - Son Güncellenme: 2024.03.21 16:27 - Bursa Bölge - CEREN SÜMBÜL
CEREN SÜMBÜL / BURSADA BUGÜN
Biz Bize programının bugünkü konuğu Bağımsız Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Metin Yıldırım oldu.

Bağımsız Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Metin Yıldırım'ın konuşmasından satır başları şöyle;
20 senedir siyasi partilere bakıyorsunuz hep aynı kişiler. Seçmende siyasilere karşı bir güvensizlik doğdu. Şahsen bende de doğdu. Konuştuğum insanlarda da aynı duyguları paylaştık. Belediye başkan adayı olarak dolaştığımızda hiç tanımadığımız insanlardan şu tepkiyi aldım ben, "Zaten oy kullanmayacaktım oyum boşa gitmesin bağımsız adaya vereceğim" Yani bu tepki şudur: Mevcut olan siyasilere karşı bir protestodur. Oy kullanmaya gitmeyecek o kadar çok insan var ki. Yanlış hatırlamıyorsam yüzde 10 kararsız, yüzde 4'te oy kullanmayacağım diyen bir seçmen var Bursa'da. Bu rakamda aşağı yukarı 300 binlere yaklaşan bir rakam. Amacımız iki kutup arasında sıkışmasın, insanlara bir alternatif daha olduğunu gösterelim.
"BURSA'NIN SUYU BURSA'DA KALSIN"
Bursa'da su şişelenerek ticarete hizmet ediyor. Rahmetli Ecevit'in güzel bir sözü var, "Toprak işleyenin, su halkın" diye. Kamulaştırma devletin bütçesiyle ilgili bir olay. Ruhsat yenilemezsiniz bir süre sonra ruhsatları bitecek. Felsefemiz şu: Bursa'nın suyu Bursa'da kalsın. Halka daha güvenli bir şekilde biz ulaştıralım. Bursa gibi bir yerde parasız su içemiyoruz.
"İNSANLAR DOĞDUĞU YERDE DOYARSA GÖÇ ETMEK ZORUNDA KALMAZLAR"
Tarım politikamızda da şu var, her şeyden önemlisi tarım alanlarının imara açılmasını kesinlikle engellemeyi düşünüyorum. Bursa sebzenin ve meyvenin başkentiydi şu an da ekilebilir alan yok denecek kadar az. İnsanlar doğduğu yerde doyarsa göç etmek zorunda kalmaz. Tarım alanlarında çalışan nüfusun ortalaması 55 in üzerinde. Gençler iş bulmak için şehirlere göç ettiler. Tarım alanlarında çalışacak insan yok. Şimdi sen belediye olarak finansal olarak destek sağlarsan, teknik olarak yardım edersen iki türlü avantaj sağlamış olursun, ilki şehir merkezlerini boşaltmış olursun ikincisi ise tarımı desteklersiniz. Üretim yapmadan ayakta kalan hiçbir millet yoktur. Tamamen tüketim toplumuna döndük. Ziraat ve veterinerlik fakültelerinden mezun olmuş bir sürü işsiz gencimiz dolaşıyor. Marketlerde kasiyerlik yapıyor. Bu kişileri belediyenin bünyesine alalım hem istihdam edelim hem de onlara belirli köyleri zimmetleyelim her türlü desteği ver diyelim. Bir tarım politikasıyla üç dört kalem fayda sağlayabiliyorsunuz. Doğdukları yerde doğma felsefem bu.
"ÖĞRENCİLERİN BARINACAĞI YURTLAR YAPMAK ÇOKTA ZOR DEĞİL"
Kabul etmemiz gereken bir gerçek var, Türkiye gerçekten açlığın ve sefaletin içinde yaşıyor. Üçüncü dünya ülkesi konumundayız. Ekonomik koşullardan dolayı gıdaya ulaşmak çok zor. İlkokul çağındaki çocuklara mutlaka gıda yardımı yapmamız lazım. Bunun yanında 55 binin üzerinde öğrencisi olan bir öğrenci şehriyiz. Bu insanların yaşadığı problemden biri de barınma. 2023 yılında Türkiye genelinde 400 bin üniversite öğrencisi okulu bırakmış. Yapılan anketlerde ekonomik sorunlar ön planda geliyor. Belediye olarak şehrin iki yakasında öğrencilerin barınacağı yurtlar yapmak çokta zor bir iş değil. Yardımsever iş insanlarından destek alsanız zaten belediyenin bütçesinden hiç para çıkmadan onlara yurt yaptırabilirsiniz. Ayrıca öğretmenler ve öğrenciler için toplu taşıma ulaşımında destek sağlayacağız.
"RESMEN TOPLUMSAL BİR SORUN OLDU"
Sokak hayvanları toplumu ikiye böldü maalesef. Bir taraf da hayvanseverler diğer taraf da onlardan zarar gördüğü için sokak hayvanlarının toplanması taraftarı olanlar. Resmen toplumsal bir sorun oldu. Sonuçta onlarda bir can. Bizim kadar onlarında yaşamaya hakkı var. Bu hayvanların kısırlaştırılıp kafeslere değil geniş alanlara, çiftlik şekildeki alanlarda besleyelim diyorum. Sokaklarda işkence görüp aç kalmaktansa bu tür kontrol altındaki barınaklarda besleyelim diyorum.
"MEVCUT YOLLARIN GENİŞLETİLMESİ SÖZ KONUSU DEĞİL"
Şehir merkezindeki trafiği ben çözerim diyen başkanın elini öperim ben. Bu çok uzun vadeli bir çözümdür. Şehri parçalarsınız, uydu kentler yaratırsınız iki üç bölgede şehir merkezindeki nüfusu azaltırsınız ancak böyle çözülür trafik sorunu. Mevcut yolların genişletilmesi zaten söz konusu değil.
"BELEDİYE BAŞKANLIĞINI GELİN BİRLİKTE YÖNETELİM"
Şimdi birkaç yerde karşılaştım, "Başkan senin ekibin var mı?" Ben de iddia ediyorum Bursa'nın en geniş ekibi ben de. Nasıl ben de? Yönetime akademik odaları alın, meslek odalarını alın ve çok üzerinde durduğum gençlerden bir komisyon alın. Bu kişiler size seve seve yardım eder. Karşılıksız yardım ederler. Ben, "Birlikte yöneteceğiz" diye sloganla da çıkmıştım. Belediye başkanlığını gelin birlikte yönetelim. Bunun uygulamaları birkaç şehirde tuttu ve çok güzel oldu. Halkında sempatisini kazandılar.
"AMACIM İNSANLARA FARKINDALIK YARATMAK"
Eğer broşürümü okuyup da afişimi yırttıysalar bu insanların okuma yazması yok veya okuduğunu anlamıyorlar. Şu tamamen toplumun faydasına olacak projeler. Hiçbir partiye karşı kötü bir söz söylemedim, hiçbir partiyi övmedim. Bağımsız olarak ben ortaya çıktım. Afişlerimin yırttırılması veya indirilmesi kimin menfaatine geliyor onu da ayrıyeten soruşturmak lazım. Seçilmek gibi bir hırsım yok seçilirsem iyi olur o da ayrı bir olay ama. Benim için bir oy da birdir 100 bin olan oy da birdir. Benim ortaya çıkış amacım insanlarda bir farkındalık yaratmak. Bu olaydan benim ne kadar oy beklediğim hiç önemli değil. Ben derdimi anlatabilmişsem bir kişiye yüz kişiye bu benim için kardır.