Asgari ücrette yeni model masada! "Türkiye kendi gerçeklerine göre hareket etmeli"

Asgari ücrette yeni model masada! "Türkiye kendi gerçeklerine göre hareket etmeli"

Hükümet, iş gücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda sektörlerin maliyet yapıları ile iller arasındaki ekonomik ve sosyal farklılıkları dikkate alacak sektörel ve bölgesel asgari ücret modeli üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Gündemdeki düzenlemeyi Bursada Bugün'e değerlendiren Sosyal Güvenlik Müşaviri Ferdi Sönmez, Türkiye'nin dünyadaki örnekleri incelemesi gerektiğini ancak kendi ekonomik gerçeklerine uygun, sosyal adaleti gözeten bir model oluşturmasının önemine dikkat çekti.

2026.07.23 11:41 - Son Güncellenme: 2026.07.23 11:44 - Ekonomi - MERVE DENİZ EKİCİ
A
Asgari ücrette yeni model masada! "Türkiye kendi gerçeklerine göre hareket etmeli"

MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN

Hükümetin üzerinde çalıştığı iddia edilen sektörel ve bölgesel asgari ücret modeli kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Konuya ilişkin Bursada Bugün'e konuşan Sosyal Güvenlik Müşaviri Ferdi Sönmez, dünyanın birçok ülkesinde farklı asgari ücret uygulamalarının bulunduğunu ancak Türkiye'nin kendine özgü ekonomik yapısının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

"BU UYGULAMANIN ÖRNEKLERİ MEVCUT"

Sönmez, "Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bu model dünyada ilk kez uygulanacak bir sistem değil. Birçok gelişmiş ülkede uzun yıllardır farklı yöntemler uygulanıyor. Türkiye ise bugüne kadar tüm çalışanlar için tek tip ulusal asgari ücret sistemini uygulayan ülkeler arasında yer aldı.Şimdi tartışılan modelde ise sektörlerin maliyet yapıları, illerin ekonomik gelişmişlik düzeyi ve yaşam maliyetleri dikkate alınarak farklı ücret uygulamalarının hayata geçirilmesi gündeme geliyor. Bu uygulamanın örnekleri mevcut. Japonya'da her bölgenin yaşam maliyeti farklı olduğu için asgari ücret de farklı belirleniyor. Kanada'nın bazı eyaletlerinde benzer uygulamalar mevcut. Hindistan'da ise hem sektör hem de bölge esaslı ücret sistemi uygulanıyor. Bazı Avrupa ülkelerinde ise özellikle belirli sektörlerde toplu sözleşmeler yoluyla sektör bazlı taban ücretler oluşturuluyor. Yani aslında dünyada tek bir model yok. Her ülke kendi ekonomik yapısına göre farklı bir sistem geliştirmiş durumda" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'NİN HER İLİ AYNI EKONOMİK YAPIYA SAHİP DEĞİL"

Bu modeli savunan ekonomistlerin birkaç temel noktaya dikkat çektiğini dile getiren Sönmez, "Birincisi, Türkiye'nin her ili aynı ekonomik yapıya sahip değil. İstanbul ile Ağrı'nın, Bursa ile Hakkâri'nin, İzmir ile Ardahan'ın üretim maliyetleri ve yaşam giderleri aynı değil. Dolayısıyla tek ücret uygulaması bazı bölgelerde işletmeler üzerinde ciddi maliyet baskısı oluşturabiliyor. İkinci olarak; özellikle emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler açısından rekabet gücünün korunabileceği düşünülüyor. KOBİ'lerin ayakta kalması, yatırımın Anadolu'ya yayılması ve kayıt dışılığın azaltılması da destekleyen görüşler arasında yer alıyor. İş dünyasının bazı temsilcileri de son dönemde bölgesel ücret modelinin tartışılması gerektiğini savunuyor" dedi.

"REKABET GÜCÜNÜ ARTIRMANIN YOLU ÇALIŞAN ÜCRETİNİ DÜŞÜRMEK DEĞİL"

Sönmez, "Türkiye'nin kendine özgü çok önemli bir gerçeği var. Bugün asgari ücret yalnızca en düşük ücret olmaktan çıktı. Özel sektörde çalışan milyonlarca kişi ya doğrudan asgari ücret alıyor ya da maaşı asgari ücret referans alınarak belirleniyor. Yani Türkiye'de asgari ücret, birçok ülkedeki gibi yalnızca taban ücret değil; adeta genel ücret seviyesini belirleyen temel gösterge haline geldi. Bu tespit, akademik çalışmalarda ve sendikal raporlarda da sıkça vurgulanıyor. Benim kanaatime göre Türkiye'nin doğrudan bölgesel asgari ücret uygulamasına geçmesi yerine, öncelikle sektörlerin verimliliğini ve çalışanların yaşam maliyetlerini esas alan kapsamlı bir etki analizi yapılmalıdır. Bölgesel farklılıklar yalnızca ücret üzerinden değil; vergi teşvikleri, SGK prim destekleri, yatırım teşvikleri ve istihdam destekleriyle de dengelenebilir. Çünkü düşük gelişmişlik düzeyine sahip bir ilin rekabet gücünü artırmanın tek yolu çalışan ücretini düşürmek değildir" şeklinde konuştu.

"ÇALIŞANIN ALIM GÜCÜNÜ KORUYAN BİR MODEL OLMALI"

Türkiye'nin dünyadaki örneklerini incelemesi gerektiğini vurgulayan Sönmez, "Ancak hiçbir modeli olduğu gibi kopyalamak doğru olmaz. Türkiye'nin iş gücü piyasası, kayıt dışılık oranı, bölgesel gelişmişlik farkları ve ücret yapısı birçok ülkeden farklıdır. Bu nedenle oluşturulacak yeni sistem; çalışanın alım gücünü koruyan, işverenin rekabet gücünü destekleyen ve sosyal adalet ilkesinden taviz vermeyen dengeli bir modelolmalıdır. Aksi halde iyi niyetle yapılan bir düzenleme, gelir dağılımı, iç göç ve çalışma barışı açısından beklenmeyen sorunlara yol açabilir. Ekonomide kalıcı başarı; yalnızca maliyetleri düşürmekle değil, verimliliği artıran ve nitelikli istihdamı teşvik eden politikalarla mümkündür" dedi.

Diğer Ekonomi Haberleri için tıklayın


2026.07.23 11:41 - Son Güncellenme: 2026.07.23 11:44 - MERVE DENİZ EKİCİ
A