ABD'nin İran'daki radar tesislerine saldırısı bölgeyi gerdi
Iranian Foreign Ministry, ABD güçlerinin Sirik bölgesi ile Keşm Adası'nda bulunan radar ve sahil gözetleme tesislerine yönelik gerçekleştirdiği saldırıya sert tepki gösterdi. Yapılan resmi açıklamada, söz konusu hedeflerin yalnızca İran'ın sınır güvenliğini değil, aynı zamanda uluslararası deniz trafiğinin güvenliğini sağlamak amacıyla kullanıldığı vurgulandı.
2026.06.06 18:17 - Son Güncellenme: 2026.06.06 18:17 - Dünya - DHA
Tahran yönetimi, bu saldırının yürürlükte olduğu belirtilen ateşkes düzenlemelerini açık şekilde ihlal ettiğini ve ülkenin egemenlik haklarına doğrudan bir müdahale niteliği taşıdığını ifade etti. Açıklamada, yaşanan gelişmenin uluslararası hukukun temel ilkeleri ile Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'na aykırı olduğu da özellikle vurgulandı.
"Meşru müdafaa kapsamında karşılık verildi" açıklaması
İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıya karşı Iranian Armed Forces tarafından meşru müdafaa hakkı çerçevesinde orantılı bir yanıt verildiğini duyurdu. Açıklamada, karşı hamle sayesinde saldırgan unsurların hedeflerine ulaşmasının engellendiği belirtildi.
Washington yönetiminin bölgedeki gerilimi azaltma yönünde bir irade göstermediği iddia edilirken, olası bir tırmanışın tüm sonuçlarından ABD'nin sorumlu olacağı yönünde net bir uyarı yapıldı. Bu durumun, zaten hassas olan bölgesel güvenlik dengelerini daha da kırılgan hale getirdiği ifade edildi.
BM ve bölge ülkelerine acil çağrı
Açıklamada, BM Şartı'nın 51'inci maddesine atıf yapılarak İran'ın kendini savunma hakkının uluslararası hukuk çerçevesinde sürdüğü hatırlatıldı. Bölge ülkelerine de "iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalınması" çağrısı yapılarak, topraklarının İran'a yönelik herhangi bir saldırgan faaliyet için kullanılmasına izin verilmemesi istendi.
İran yönetimi ayrıca Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres ve United Nations Security Council başta olmak üzere uluslararası kurumlara seslenerek, ABD'nin saldırısına karşı acil ve etkili bir tutum alınması gerektiğini belirtti. Açıklamada, bölgesel barış ve küresel istikrarı tehdit eden bu tür adımların normalleşmesine izin verilmemesi gerektiği vurgulandı.