ABD-İran mutabakatında soru işaretleri: Ateşkes, Hürmüz ve nükleer programda belirsizlik sürüyor
ABD ile İran arasında aylar süren gerilimin ardından mutabakata varıldığı yönündeki açıklamalar uluslararası kamuoyunda dikkatle takip edilirken, anlaşmanın kapsamı ve uygulanmasına ilişkin soru işaretleri gündemdeki yerini koruyor. Taraflardan gelen farklı açıklamalar özellikle Lübnan'daki çatışmaların geleceği, Hürmüz Boğazı'nın statüsü ve İran'ın nükleer faaliyetleri konusunda net bir tablo ortaya çıkmasını engelliyor.
2026.06.15 18:22 - Son Güncellenme: 2026.06.15 18:22 - Dünya - AA
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonlarla tırmanan kriz, diplomatik temasların yoğunlaşmasının ardından yeni bir aşamaya geçti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Washington ile Tahran arasında mutabakata ulaşıldığını duyurarak, Lübnan dahil olmak üzere bölgedeki tüm cephelerde askeri faaliyetlerin durdurulacağını açıkladı. Bu açıklama, bölgede kalıcı barış ihtimaline ilişkin beklentileri artırırken, anlaşmanın detaylarına yönelik merakı da beraberinde getirdi.
Mutabakat Taslağında Hangi Başlıklar Yer Alıyor?
Taraflar tarafından resmi metin henüz kamuoyuna açıklanmasa da İran basınında yer alan ve 14 maddeden oluştuğu öne sürülen taslak, anlaşmanın temel çerçevesine ilişkin önemli ipuçları içeriyor. Söz konusu taslakta Lübnan dahil olmak üzere tüm çatışma alanlarında kalıcı ateşkes sağlanması öngörülüyor.
Taslakta ayrıca ABD'nin İran'ın iç işlerine müdahale etmeme taahhüdünde bulunacağı, Tahran'a yönelik deniz ablukasının kaldırılacağı ve enerji sektörüne uygulanan yaptırımların sonlandırılacağı iddia ediliyor. İran'ın dondurulmuş mali kaynaklarına erişiminin yeniden sağlanması ve nükleer silah üretmeme yönündeki taahhüdünü sürdürmesi de öne çıkan maddeler arasında gösteriliyor.
Bununla birlikte anlaşmanın resmiyet kazanması için 19 Haziran'da İsviçre'de düzenlenmesi planlanan imza töreni bekleniyor. Ancak tarafların bazı temel konularda farklı açıklamalar yapması, mutabakatın uygulama sürecine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Hürmüz Boğazı Konusunda Çelişkili Mesajlar
Dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, anlaşma sonrası en çok tartışılan başlıkların başında geliyor. ABD Başkanı Donald Trump, boğazın uluslararası ticarete tamamen açık hale getirileceğini ve petrol sevkiyatının kesintisiz şekilde devam edeceğini söyledi.
Trump, geçiş güvenliğinin sağlanacağını ve bölgede bulunan mayınların temizleneceğini belirtirken, İran cephesinden farklı değerlendirmeler geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Hürmüz Boğazı'nda sunulan hizmetlerin karşılığında ücret alınması gerektiğini ifade etti.
İran basınında yayımlanan taslak metne göre ise boğazdaki geçişlerin düzenlenmesi ve ücretlendirilmesi konusunda yetki yalnızca İran ile Umman'a ait olacak. Bu durum, boğazın tamamen serbest ve ücretsiz kullanımı konusunda taraflar arasında görüş ayrılığı bulunduğu yorumlarına neden oldu.
Lübnan'daki Ateşkes Tartışması
Mutabakatın en kritik başlıklarından biri de Lübnan'daki çatışmaların geleceği olarak öne çıkıyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, anlaşmanın Lübnan'ı da kapsadığını ve bölgede kalıcı ateşkes sağlanacağını duyururken, İsrail tarafından gelen açıklamalar bu tabloyla tam olarak örtüşmedi.
ABD Başkanı Trump, İsrail'in Beyrut'a yönelik saldırılarını eleştirerek bu tür operasyonların devam etmemesi gerektiğini dile getirdi. Ancak Trump, mutabakat kapsamında Lübnan'ın durumuna ilişkin kesin ve kapsamlı bir açıklama yapmadı.
İsrail hükümetinden gelen açıklamalar ise daha dikkat çekici oldu. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Washington ile Tahran arasında sağlanan mutabakatın İsrail'i bağlamayacağını savundu. Savunma Bakanı Yisrael Katz ise İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyi ile Gazze ve Suriye'de kontrol altında tuttuğu bölgelerde varlığını sürdürmeye devam edeceğini açıkladı.
İran yönetimi ise anlaşmanın Lübnan'ı da kapsadığı konusunda ısrarcı bir tutum sergiliyor. Tahran, bölgedeki tüm askeri operasyonların sona erdirilmesinin mutabakatın temel şartlarından biri olduğunu vurguluyor.
Nükleer Programda Nihai Uzlaşı Sağlanamadı
Washington ile Tahran arasındaki en hassas başlıklardan biri olan nükleer program konusunda da tam anlamıyla uzlaşmaya varılmış değil. Trump, İran'ın nükleer silah geliştirmesini ya da edinmesini engelleyecek bir mekanizma üzerinde çalışıldığını belirterek, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin uzun süreli olarak sınırlandırılmasının müzakere edildiğini açıkladı.
ABD tarafı, İran'ın nükleer kapasitesinin yalnızca sivil kullanım seviyesinde tutulmasını isterken, İran ise nükleer faaliyetlerinin tamamen durdurulmasına sıcak bakmıyor. İranlı yetkililer, görüşmelerin sonraki aşamalarında yaptırımların kaldırılması ve ekonomik iş birliği konularının da ele alınacağını ifade ediyor.
Taslak metinde yer alan bilgilere göre, Tahran yönetiminin yükümlülükleri ağırlıklı olarak nükleer silah üretmeme garantisi ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının belirli bir formül çerçevesinde yönetilmesiyle sınırlı tutulabilir.