1-7 Ekim Dünya Emzirme Haftası (ÖZEL HABER)
Dünya Emzirme Haftası etkinlikleri kapsamında Bursa Özel Esentepe Hastanesi ve Bursa Özel Anadolu Hastanesi doktorları anne sütünün önemini bir kez daha hatırlattı. Doktorlar anne sütünün birçok vitamin değerini barındırması sebebiyle bebeğin doğumundan sonra en az 6 ay boyunca emzirilmesi gerektiğini söylerken, anne sütünün bebeği bazı hastalıklardan da koruduğunun altını çizdi.
2021.10.07 08:51 - Son Güncellenme: 2021.10.07 09:27 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
1-7 Ekim Dünya Emzirme Haftası (ÖZEL HABER)
SEMA ÜSTÜNTAŞ / BURSADA BUGÜN
Dünya Sağlık Örgütü tarafından alınan kararla 1992 yılından itibaren 1-7 Ekim tarihleri arasında kutlanan 'Dünya Emzirme Haftası' Bursa'da Özel Esentepe Hastanesi ve Özel Anadolu Hastanesi doktorlarının yaptığı açıklamalar ile anne sütünün ne kadar değerli olduğu anlatıldı.

''ÖZELİKLE DOĞUM SONRASINDA ANNEDEN İLK GELEN VE HALK ARASINDA SARI SÜT DİYE BİLİNEN SÜT, ÇOK DAHA KIYMETLİDİR''
Özel Esentepe Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Onur Özdenoğlu, "Anne sütü özelikle ilk 6 ay bebek için büyük önem taşımaktadır. İçerdiği vitamin ve proteinler hem bebeğin gelişimine katkı sağlarken, hem de yaşayabileceği hastalıklara karşı koruma sağlar. Özelikle doğum sonrasında anneden ilk gelen ve halk arasında sarı süt diye bilinen süt, çok daha kıymetlidir. Anne doğum yaptıktan hemen sonra ilk birkaç gün içerisinde sarı sütü gelir. Bunu anne sütünden daha da önemli kılan şey, içinde barındırdığı antikorlardır. Bebeğin dünyaya adapte olma sürecinde ciddi bir koruma sağlar. Anne ve bebekte ekstra bir rahatsızlık durum olmadığı sürece anne sütünü öneriyoruz. En az bir yıl bebeğin emzirilmesi gerekiyor. Emzirmenin bebeğe olduğu kadar anneye de faydası var. Doğum sonrası annenin rahmindeki kanamanın kontrol altına alınmasından tutun da bebek ve anne arasındaki sevgi bağının kurulmasına kadar emzirmenin faydalarını sıralayabiliriz. Meme kanseri ve yumurtalık kanseri gibi hastalıklara da iyi geldiği araştırmalar sonucunda ortaya kondu. Emzirmeye engel bir durum olmadığı takdirde sadece anne sütü yeterlidir. Doğumdan hemen sonra emzirmekte güçlük çeken anneler olabilir. Bebek emmeye alışırken, annenin memesiyse emildikçe süt üretir. Bu alışma sürecinde herhangi bir olumsuzluğa sebep olunması istemem. Biraz inat ve sabır ile bu durum çözülüyor. Doğumdan sonra annelerin sağlıklı beslenmesi, bol su içmesi ve dinlenmesi anne sütünü artıracak faktörlerdendir. Herkesin bu konulara dikkat ederek bebeklerini emzirmelerini umuyorum" dedi.

''DİYET, DOĞUM SONRASINDA İLK 6 AY BOYUNCA TAVSİYE ETTİĞİMİZ BİR DURUM DEĞİLDİR''
Özel Anadolu Hastanesi'nden Diyetisyen Zeynep Yiğit, "Anneler 9 aylık bir süreç sonrasında bebeğini kucağına aldığında ilk istediği şey çocuğu için güvenli bir ortam sağlayabilmektir. Bu konudaki yöntemlerden bir tanesi de doğru beslenmektir. Emzirmek her anne için mümkün olmayabiliyor. Aslında en önemli olan şey dengeli ve yeterli beslenmektir. Biz buna dikkat ettiğimiz sürece bebeğe kaliteli süt akışı sağlamış oluyoruz. Doğumdan sonra anneler 9 ay önceki bedenlerine dönmek istiyor. Hatta bazıları depresyona bile giriyor. Dolayısıyla bir an önce eski bedenlerine dönmek için kilo verme diyeti yapmak istiyorlar. Diyet, doğum sonrasında ilk 6 ay boyunca tavsiye ettiğimiz bir durum değildir. Sonuç olarak bebeği emzirmede kaliteli süt akışı sağlayabilmek için kısıtlayıcı diyetleri tavsiye etmiyoruz. Dünyaya ilk geldiğimizde aldığımız besinlerde annemizin güveni ve ondan gelen bir sütün olması çok özel. Bu dönemde en çok tavsiye ettiğim konu halk arasında dolaşan bilgilerden ziyade doktorlarla veya bilgili kişilerle iletişime geçilmesidir. Örneğin şekerli yiyeceklerin bebeğe bir faydası yoktur. Yine halk arasında konuşulan tatlı ye, sütün tatlı olsun gibi bir durum söz konusu değildir. Daha çok sıvı tüketimi, su içmek çok önemlidir. Genel olarak sağlıklı ve doğru beslenme rutini oluşursa annenin sütü de kaliteli olacaktır" şeklinde konuştu.

''BEBEĞİN DOĞAR DOĞMAZ ANNE İLE TEMAS ETTİRİLMESİ VE EMZİRİLMESİ ÇOK ÖNEMLİDİR''
Özel Anadolu Hastanesi'nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Cemile Demirel Açıkalın, "Anne sütü, bebeğin beslenmesinde aranan en temel ihtiyaçtır. Her türlü mineral ve vitamin açısından zengin olduğu için bebeğin tüm ihtiyacı karşılayan kolay ulaşılabilir bir besindir. Bebeğin doğar doğmaz anne ile temas ettirilmesi ve emzirilmesi çok önemlidir. İlk 6 ay bebeğin sadece anne sütü ile beslenmesini öneriyoruz. Sonrasında 2 yaşına kadar ek gıda desteği ile anne sütünün desteklenmesi gerekiyor. Anne sütünün beslenme haricinde, bebeğin bağışıklığı destekleme, gelişimine katkı sağlama gibi faydaları da vardır. Özellikle alerjik hastalıklara karşı çocuğunuzu korumuş oluyorsunuz. Çocuğun zekasını anne sütü ile bağdaştırmak doğru değil, ama anne sütü alan bebekler bağlanma ve güven açısından daha kolay gelişim gösteriyor. İlk günler bizim için çok önemli. Annelerimizin yanında olalım, onları emzirmeye her zaman teşvik edelim" ifadelerini kullandı.

''ANNE SÜTÜ EN DOĞAL BESİNDİR''
Özel Anadolu Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Murat Kadıoğlu, "Anne sütü bebeklerin ilk 6 ay boyunca gerekli olan her ihtiyacını karşılayan en güzel besindir. Dolayısıyla bu besin bebeklerin bağışıklık sistemini koruduğu için çocuklarda alerjik hastalıklar, astım, şeker ve kansızlık gibi rahatsızlıklar daha az saptanır. Bağışıklık kuvvetlendiği için diğer hastalıklara karşı direnç sağlar. Bu yüzden anne sütünün en az 6 ay bebeğe verilmesini tavsiye ediyoruz. Anne sütü en doğal besindir. Günümüzde artık doğal olan hiçbir şey kalmadı. Anne ilk günlerde bebeğini emzirdikçe rahimde kasılmalar yaşanır. Bu da annenin doğum sonrasında yaşadığı kan kaybını azaltır. Böylece annede kansızlık şikayetlerinin daha az görülmesi sağlanır. Biz ilk dakikadan itibaren annenin bebeğini emzirmesinden yanayız. Son yıllarda pandemiden dolayı özellikle yeni hamile kadınlarda aşı olup olmama konusunda tedirgin olduklarını duyuyoruz. Artık 2 yıla yaklaşan bu hastalık gebelerde, yeni doğum yapanlarda ve emziren anneler üzerinde araştırmalara konu oldu. Hamileyken yaptırılan aşıların, annenin kanından ve sütünden çocuğa geçen antikorlar, bebeklerin virüse karşı korunmasını sağlıyor. Bu yüzden emzirme döneminde veya hamile olan annelerin aşı yaptırma konusunda bir engel olmadığını yapılan çalışmalarla saptamış olduk. Biz anne adaylarına, emziren annelere aşılarını yaptırmaları tavsiye ediyoruz. Türkiye'de yanlış bilinen bir başka durum ise bebeğini emzirdiği için korunmaya gerek duymayan anneler var. Emzirdiğim için hamile kalmam gibi bir düşünce oluyor, ama bu çok doğru değil. Doğumdan yaklaşık 40 gün sonra yumurtalıklar normal çalışma düzenine dönmeye başlar. Haliyle kadınların doğurganlık dönemi de başlamaktadır. Bu yüzden emziriyor olmak hamileliği korumadığı için mutlaka yeni annelerin tekrardan hamile kalmamaları adına korunmasını tavsiye ediyoruz. Oldu ki emzirirken kişi hamile kaldı, bu durum bebeğini emzirmeye engel değildir" dedi.



