Yazarlar
Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.comÜrün hazır, Sevkiyat durdu!
2026.03.04 21:01 - Son Güncellenme: 2026.03.04 22:18Ekonomi Köşesi'nden merhaba...
Orta Doğu'daki gerilimin akaryakıt, lojistik, inşaat, emlak ve turizm sektörüne etkilerini ele aldığım yazı dizisinde, enerji maliyetlerindeki artışın ve jeopolitik belirsizliğin yansımalarını aktarmıştım.
Fakat zincirin halkaları 5 sektörde bitmiyor.
Zira üretim tarafında çarklar daha temkinli dönmeye başladı.
Özellikle ihracat odaklı sektörler, hem maliyet hem de pazar riskini aynı anda yönetmeye çalışıyor.
Dolayısıyla bugünün soruları şu:
-Savaşın gölgesi sanayi üretimi ve ihracatı nasıl etkiliyor?
-Bölgedeki savaş nedeniyle sınır hattında yeni gelişmeler yaşanması, gümrük kapılarında geçişlerin durdurulması, enerji fiyatlarındaki artış tekstil ve mobilya üretim bantlarına nasıl yansıyor?
-Orta Doğu'daki belirsizlik ihracat siparişlerini nasıl şekillendiriyor?
Şimdi gelin Bursa iş dünyası ile Sektörel Bakış'ta tekstil ve mobilya sektörünü masaya yatıralım.
TEKSTİL SEKTÖRÜ...
Akrida Tekstil Genel Müdürü Yavuz Özdemir'e, "Orta Doğu'daki gerilim tekstil sektörünü nasıl etkiliyor?" diye sordum.
Şu değerlendirmeyi yaptı:
"Orta Doğu'daki savaş ve jeopolitik gerilimler, tekstil sektörü üzerinde hem doğrudan hem de dolaylı etkiler yapıyor. Özellikle Türkiye açısından bakıldığında bu etkiler; ihracat pazarları, hammadde maliyetleri, lojistik süreçleri ve rekabet gücü üzerinden hissediliyor.
Orta Doğu ülkeleri, Türkiye'nin tekstil ve hazır giyim ihracatında önemli bir yer tutuyor. Irak, İran ve Körfez ülkeleri gibi pazarlar, birçok üretici için ciddi satış hacmi anlamına geliyor. Ancak bölgede yaşanan çatışmalar ve siyasi belirsizlikler ticaret akışını yavaşlatıyor, ödeme risklerini artırıyor ve bazı durumlarda ihracatı tamamen durma noktasına getiriyor.
Bu durum, özellikle bölgeye yoğun satış yapan firmalarda ciro kaybına yol açıyor. Talep daralması ve tahsilat riskleri, ihracatçı firmaların nakit akışını da olumsuz etkiliyor. Savaşın bir diğer önemli etkisi hammadde ve enerji maliyetleri üzerinden ortaya çıkıyor.
Tekstil sektöründe yaygın olarak kullanılan polyester ve diğer sentetik elyaf türleri petrolden türetiliyor. Orta Doğu'daki gerilimler petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden olduğunda, bu durum doğrudan petrokimya ürünlerinin fiyatlarına yansıyor.
Sonuç olarak iplik, kumaş ve nihai ürün maliyetleri artıyor. Enerji fiyatlarının yükselmesi de üretim maliyetlerini artırıyor ve firmaların rekabet gücünü zayıflatıyor. Lojistik süreçler de savaş ortamından etkileniyor. Deniz ve hava taşımacılığında güvenlik risklerinin artması, navlun fiyatlarını yükseltiyor ve teslim sürelerini uzatıyor.
Bu durum hem hammadde tedarikinde hem de bitmiş ürün sevkiyatında gecikmelere yol açıyor. Özellikle hızlı teslimat avantajı ile öne çıkan Türk tekstil sektörü için bu gecikmeler önemli bir dezavantaj anlamına geliyor.
Türkiye'deki ihracatçılar açısından tablo karmaşık bir yapı gösteriyor. Bir yandan artan maliyetler ve daralan bazı pazarlar nedeniyle baskı oluşuyor, diğer yandan Avrupa gibi alternatif pazarlarda Türkiye'nin güvenilir ve yakın tedarikçi konumu avantaj sağlıyor.
Küresel markalar, tedarik zincirini çeşitlendirmek ve riskleri azaltmak için coğrafi olarak daha yakın ve üretim kapasitesi güçlü ülkelerle çalışmayı tercih ediyor. Bu noktada Türkiye'nin üretim altyapısı, kalite seviyesi ve esnek üretim kabiliyeti önemli bir fırsat sunuyor.
Ancak uzun vadede sadece maliyet odaklı rekabet yeterli görünmüyor. Artan işçilik ve enerji maliyetleri karşısında sektörün daha katma değerli, tasarım odaklı ve markalaşmış üretime yönelmesi gerekiyor. Aynı zamanda pazar çeşitliliğinin artması, tek bir bölgeye bağımlılığın azalması açısından stratejik önem taşıyor.
Sonuç olarak Orta Doğu'daki savaş, Türkiye tekstil sektörü için kısa vadede maliyet artışı, pazar daralması ve lojistik riskler anlamına geliyor; orta ve uzun vadede ise stratejik dönüşüm, pazar çeşitlendirme ve katma değerli üretime yönelme gerekliliğini daha da belirgin hale getiriyor. Doğru konumlanan firmalar için risklerin yanında yeni fırsatlar da ortaya çıkıyor."
MOBİLYA SEKTÖRÜ...
Ayhan Home Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Ayhan'a, "Orta Doğu'daki gerilim mobilya sektörünü nasıl etkiliyor?" diye sordum.
Şu yanıtı verdi:
"Şu an özellikle Irak tarafında birçok ülkeye sevkiyatlar durmuş durumda. En önemli ve en etkili pazarlarımız arasında yer alan Irak, Orta Doğu ve Dubai hattında ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Birçok ülkede ticaret aksadığı için ürünler paketlenmiş halde fabrikalarda bekliyor; tırlar yola çıkamıyor, konteynerler sevk edilemiyor. Bu durum, mobilya sektörü açısından ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor.
Temennimiz sürecin bir an önce toparlanması, kapıların yeniden açılması ve ticaretin normale dönmesi. Ancak şu anda Irak hükümeti sevkiyatları kabul etmiyor ve gönderimler durdurulmuş durumda. Dubai'ye yapılan sevkiyatlarda da benzer sıkıntılar yaşanıyor. Kısacası Orta Doğu genelinde ticaret önemli ölçüde sekteye uğramış durumda.
Bu gelişmeler, başta Türkiye olmak üzere özellikle Bursa İnegöl mobilya sektörünü derinden etkiliyor. İnegöl mobilya sektörünün en önemli pazarlarından biri Irak ve genel olarak Orta Doğu pazarıdır. Ancak mevcut tabloda Orta Doğu pazarında ticaret neredeyse durma noktasına gelmiş bulunuyor. Ayrıca hammadde tedarikinde yaşanabilecek sorunlar da kapıda bekleyen bir diğer risk olarak görülüyor."
ÖZETLE...
Orta Doğu'daki savaş sadece sınır hattında değil, üretim bandında da hissediliyor.
Artan enerji ve hammadde maliyetlerinden duran sevkiyatlara ve yükselen risklere...
Dolayısıyla üretici / ihracatçı hem maliyetle hem pazar hem de tahsilat riskiyle mücadele ediyor.
Bu tablo Orta Doğu'ya bağımlılığın bedelini daha ağır hissettiriyor.
Şunu gösteriyor:
Sadece üretmenin yetmediğini; pazarı çeşitlendirmek, riskleri dağıtmak ve katma değerli üretimi artırmak gerektiğini.
Çünkü kriz dönemleri aynı zamanda yeniden konumlanma dönemleri.
Firmalar için doğru stratejiyle bu süreç, yeni pazarlara açılma ve daha güçlü bir yapıya geçmenin de eşiği olabilir.
Ne dersiniz?
Bugünlük de bu kadar...
Görüşmek üzere...
Yazarın diğer yazıları
- Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor? 21 Ekim 2026 Çarşamba, 20:52
- Avrupa 'Made in Europe' diyor, Türkiye nerede? 20 Ekim 2026 Salı, 23:35
- Sanayinin bilançosu yemekhanede! 19 Ekim 2026 Pazartesi, 21:03
- Bursa'da otomobil alıcısı neden bekliyor? 16 Ekim 2026 Cuma, 21:52
- Sanayi politikası şart mı? 15 Ekim 2026 Perşembe, 22:01
- Bursa'nın meselesi... 13 Ekim 2026 Salı, 18:10
- Petrolün varili, faturanın yükü! 12 Ekim 2026 Pazartesi, 20:26
- Şimdi gözler Bursa Ticaret Borsası'nda... 09 Ekim 2026 Cuma, 19:30
- Bursa savunmaya hazırlanıyor! 07 Ekim 2026 Çarşamba, 20:25
- Fabrikaların yeni işçisi! 05 Ekim 2026 Pazartesi, 20:33
Yazarlar
- İş dünyası seçim havasından çıkmalı! Hasan Boztürk
- Bursa'nın o mahallesinde toplam 23 kişi yaşıyor Hasan Yalçın
- Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor? Elif Didem Danacıoğlu
- Bursa havada irtifa kaybediyor! İsmail Arslan
- 2016, 2020, 2024, 2026 derken... Hızlı tren ... E. Pınar Turan Kahraman
- Bursamız miras mı emanet mi? Prof. Dr. Murat Taş
- Sorunsuz akşamda güzel galibiyet! Çetin Sabırlı
- Geçmişin hatıraları, geleceğin rehberidir Cevdet Altınel
- Sizin de pul koleksiyonunuz var mı? Aylin Tekir
- İlk yardım eğitimi zorunlu olmalı artık Binay Kazan
- Bir Bursa klasiği: Gelenek ve modernlik aras... Prof. Dr. Celalettin Yanık
- Emekli aylıkları neden düşüyor? Ferdi Sönmez
- Zeytinde Bolluk Bereket Getirir mi? Ramazan Başan
- Sel felaketinin geleceği belli değil miydi? Yeşim Mutlu
- PISA 2025 verilerine göre ülkemiz için eğiti... Tolga Bahadır Şimşek
- Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir? Av. Ezgi Ay Sayma
- Kabine değişikliği ve Mehmet Şimşek'in durumu Metehan Demir
- Kazanan yine kasa! Emre Özpeynirci
- Yarın faiz kararı ne yönde olacak? Levent Yılmaz
- Zeynep Sönmez Türk tenisinde bir ilke imza attı Engin Aksöz