Aylin Tekir

Aylin Tekir

a-tekir@hotmail.com

Bursa'da konuşan renkler, bin yıllık hikaye

2026.09.30 15:07 - Son Güncellenme: 2026.09.30 15:07
A

Bir renk olsaydınız hangi renk olurdunuz?

Ve tercih ettiğiniz renk sizin için ne anlam ifade ediyor?

Gökkuşağı gibiyim diyenleri duyar gibiyim... Rengarenk, cıvıl cıvıl, enerji dolu.
Bugünkü yazıma renkli bir başlangıçla sizleri selamlayarak başlamak istedim... Bursa'da günlerdir süren yağışlı hava ile birlikte gökyüzü tüm kasvetini sürdürse de Uludağ'ın eteklerine çöken sis, tüm şehri kaplayan gri bulutlar kendi aralarında bir görsel şölen hazırlamış gibi.

Gökyüzüne bakmayı ve izlemeyi çocukluğumdan bu yana hep çok sevdim. Çünkü bulutlar hareket ettikçe gökyüzü masalsı bir havaya bürünüyor bana göre. Sizlerde de oluyor mu bilmiyorum ama bazen bir kurbağa, bazen pelerinli bir prenses, kalp, çiçek ve görmek istediğiniz her ne varsa bulutlarda görebilirsiniz hayal dünyanızla... İçimizdeki hiç büyümeyen çocuğa da selam olsun diyelim ve renklerle olan sohbetimize devam edelim.

Hayatın içinde sonsuz bir renk cümbüşü hakim değil mi zaten. Kışın ve yazın tercih edilen renkler farklı, üzgün ya da mutluyken giydiğimiz renkler apayrı. Minik bir kız çocuğuyken gözümüz hep pembelerdeydi, büyüdükçe renklerin ne kadar geniş bir yelpazeye sahip olduğunu öğrendik deneyimleyerek.
Peki renkler, yüzyıllar öncesi yaşayan insanlar için nasıl bir anlam taşıyordu? Hiç merak ettiniz mi?

Şunu belirtmeliyim ki renk; yalnızca bir renk olarak algılanmazmış Osmanlı dünyasında.

Yeşil, kırmızı, beyaz, sarı ve siyah... Dönemin insanlarına göre bu renkler, sancaklarda, kıyafetlerde, mimaride ve süslemelerde kullanılarak farklı anlamlar yüklenmiş... Her bir rengi anlamına göre tek tek değerlendirecek olursak;

Osmanlı'da "Kırmızı";
Güç, iktidar, ihtişam ve savaşçı ruhla ilişkilendirilen renklerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Ve sancaklarda ve sarayda hâkim bir renk olarak kullanılmış.
Dünyayı hayran bırakan ve Türk kırmızısı olarak da bilinen göz alıcı rengi, saraydaki gösterişli halılardan ihtişamlı aksesuarlara kadar görmek mümkün.



Osmanlı'nın adeta konuşan renklerinden diğeri ise "Yeşil"

Huzur, maneviyat, hayat ve cennetle ilişkilendirilen önemli renklerden biri olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle Osmanlı sanatında ve özellikle dinî yapılarda yeşilin ayrı bir yeri olduğu bilinir.

Bursa'da adeta sembol olmuş yerlerden Yeşil Türbe de bunun en güzel örneklerinden biri. Göz kamaştıran çinileri, dönemin çini sanatındaki ustalığın günümüze ulaşan sanat anlayışıyla birleştiğini görüyoruz.

"Beyaz" ise saflık, temizlik ve barış gibi anlamlarla özdeşleştirilmiştir. Osmanlı kültüründe beyazın özellikle kıyafetlerde ve çeşitli sembolik kullanımlarda önemli bir yeri vardı.

"Sarı" ise ihtişam ve zenginlikle ilişkilendirilirken;
"Siyah" farklı dönem ve bağlamlarda ciddiyet, yas ve matem gibi anlamlar taşıyabiliyor. Siyahın İslam tarihindeki Abbâsî geleneğiyle bağlantılı sembolik bir geçmişinin bulunduğunu da hatırlatalım sizlere...

Genel olarak baktığımızda, Osmanlı'da renkler tercihten öte bir medeniyetin günümüze bıraktığı ipuçları diyebiliriz.

Ve sonuç olarak renkler, sadece 'çok güzelmiş' demenin dışında kentimize baktığımızda renkli mirasın en güzel tanıklarından biri olduğunu görebiliriz.
Renkler ve ardında bıraktığı yüzyıllık hikâyeler...

Osmanlı'nın ilk başkenti olan Bursa'mızın cadde ve sokaklarında gezerken bakarak değil, görerek gezmek gerektiği bir gerçek. Hayatın her anının tadını çıkarabilmeniz ve renkleri kaçırmamanız dileğiyle.
Şimdilik hoşçakalın...


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları