Yıllar sonra köyüne gitti, hayatı değişti

Yıllar sonra köyüne gitti, hayatı değişti

Tuncelili Ali Haydar Gül, şehir hayatından bunalınca 90'lı yıllarda boşaltılan köyüne gezmeye gitti. Dağda gezerken bir ağaca yuva yapmış arıları keşfedince hayatı değişti. Bölgenin en tanınmış organik bal üreticisi oldu.

2014.06.03 12:41 - Son Güncellenme: 2014.06.03 12:43 - Yaşam - HABER MERKEZİ
A
Yıllar sonra köyüne gitti, hayatı değişti

Tunceli'nin Geyiksuyu köyüne bağlı Sin mezrası, 13 bin sivilin öldüğü, 12 bin kişinin zorunlu göçe tabi tutulduğu  Dersim İsyanı'nın başladığı yer olarak kabul ediliyor. Dağlık bir alana kurulu ve sık meşe ormanlarıyla çevrili Sin mezrası sert doğası ve 2 bini aşkın rakımıyla 'gözden Irak' olmak isteyeceklerin tercih edebilecekleri bir alan. 12 Eylül darbesi öncesi  pek çok yasa dışı örgütün bu alanlarda konuşlanmış olması tesadüf değil. 90'lı yıllarda ise bölgede PKK'nın üslendiği biliniyor.

Sin mezrası çatışmaların yoğunlaştığı 1994'ün sonbaharında 'güvenlik gerekçesi' ile boşaltıldı. Ali Haydar Gül'ün ailesi de hayvanlarını yok pahasına satarak Tunceli'ye yerleşmek zorunda kaldı.

Lise son sınıf öğrencisiydim. haber gelince köye koştum ve alabildiklerimizi alarak kente geldik. Ailemizin geçimini temin etmek için ağabeyim ile birlikte Tunceli'de küçük bir market açtık. Ama işler yürümedi. Marketi kapattıktan sonra kafe ve restoran işine girdik. Ancak ticaret bize göre değildi. İkisini de kapatmak zorunda kaldık.

Köye dönüş

Sürekli köyünü düşünen Ali Haydar, hayallerine daha fazla karşı koyamamış. 2002 yılında köyüne gittiğinde kendisini yıkılmış evler ve kurumuş ağaçların karşıladığını anlatıyor.  Ayakta kalan evleri de mermi ve roketatarlarla delik deşik bulunca daha iyi durumda olan halasının evine yerleşmiş.

Acı tatlıya dönüşüyor

İlk iş olarak köyünün etrafındaki dağlara, yaylalara gezmeye çıkmış. Bu gezilerinde sık sık ayı, vaşak, domuz ve kartallara rastlamış.

Bir gün gezerken kulağıma arı sesleri geldi. Takip edince bir ağaca yuva yapmış arıları gördüm. Gerisin geriye Geyiksuyu köyüne giderek bir arkadaşımdan kovan aldım. Arıları kovana yerleştirdikten sonra yuvalarından tam kırk kilo bal çıktı.

Ali Haydar bu tatlı sürprizden sonra dağlara bu kez arı ve bal avına çıkmış.

Nerede bir arı vızıltısı duysam takibe başladım. Öncü arılar rota çizer ardından işçilere bildirir. İşçiler o rotayı takip edip bitkilere ve onların birbirinden lezzetli nektarlarına ulaşır. Ben de aynı yolu takip ederek arılara ulaştım. Bir gün sık bir meşeliğe girdiğimde küçük bir alan içinde yuvalanmış dört arı grubuyla karşılaştım. Bulduğum arıları kovanlara dolduruyor ballarını da çıkarıyordum.

Kovanlara aldığı arılardan da 200-300 kilo bal çıkın

Kaynak: Al Jazeera Türk / Abdülkadir Konuksever

 

Diğer Yaşam Haberleri için tıklayın


2014.06.03 12:41 - Son Güncellenme: 2014.06.03 12:43 - HABER MERKEZİ
A