Yeni yılda gelecek fatura artışlarına Bursa'dan tepki: 'Yurttaşlar taşıyamayacakları yükü sırtlayacak'
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Bursa Tabip Odası, 2026 yılı elektrik faturaları düzenlemesi hakkında basın açıklaması düzenledi.
2025.11.05 13:23 - Son Güncellenme: 2025.11.05 13:32 - Bursa Bölge - MERVE DENİZ EKİCİ
İLGİLİ VİDEO
Yeni yılda gelecek fatura artışlarına Bursa'dan tepki: 'Yurttaşlar taşıyamayacakları yükü sırtlayacak'
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
DİSK, KESK, TMMOB ve Bursa Tabip Odası, yeni düzenlemeyle birlikte 2026 yılında elektrik faturalarına yüzde 97 oranında artacağı konusunda BAOB'ta basın açıklaması gerçekleştirdi.
Basın açıklamasını Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Burak Özgen yaptı. Özgen, "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında limit değişikliğine gitti. Yapılan düzenlemeyle, konut aboneleri için yıllık elektrik tüketim limiti 5.000 kilovatsaatten (kWh) 4.000 kWh`a düşürüldü.Bu değişiklikle birlikte, yıllık toplam tüketimi 4.000 kWh`ı, yani aylık ortalama 333 kWh düzeyini bulan konut aboneleri, 2026 yılı itibarıyla Son Kaynak Tedarik Tarifesi kapsamına alınacak. Daha net bir örnekle ifade etmek gerekirse; 30 günlük fatura okuma döneminde ortalama 333 kWh elektrik tüketen ve aylık 993 TL`yi aşan elektrik faturası ödeyen konut aboneleri, yeni düzenleme sonrasında 2026`da Son Kaynak Tedarik Tarifesi kapsamında değerlendirilecek" şeklinde açıklamalarda bulundu.

"GENİŞ KESİMLERİN ETKİLENMESİNİ GERÇEK BİR TEHLİKE HALİNE GETİRMİŞTİR"
Özgen, "EPDK`nın son olarak açıkladığı 2024 yılı istatistiklerine göre, meskenlerde toplam 75 milyar 91 milyon kWh enerji tüketimi gerçekleşmiştir. TÜİK verilerine göre ise, 2024 yılında 26 milyon 599 bin 261 aile bulunmaktadır. Bir başka ifadeyle, meskenlerdeki 75 milyar 91 milyon kWh`lık enerji tüketimi bu 26 milyon 599 bin 261 aile tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu durumda, 2024 yılı itibarıyla aile başına ortalama yıllık elektrik tüketimi yaklaşık 2 bin 824 kWh düzeyinde şekillenmiştir. Limit değişikliğinin son iki yılda radikal biçimde düşürülmesi geniş halk kesimlerinin etkilenme ihtimalini gerçek bir tehlike haline getirmiştir" ifadelerini kullandı.

"YURTTAŞLAR TAŞIYAMADIKLARI YÜKÜ SIRTLAMAK ZORUNDA KALACAK"
Elektrik faturasına gelecek zamların pek çok kesimi olumsuz etkileyeceğinin altını çizen Özgen, "Son Kaynak Tedarik Tarifesi", ilk olarak 2018 yılında yalnızca çok büyük sanayi tesislerini kapsamak üzere yürürlüğe girmişti. Ancak bu sınır, her yeni düzenlemeyle birlikte adım adım aşağı çekilerek bugün konut abonelerinin büyük kısmını kapsayacak şekilde genişletildi. 2018`de 50 milyon kWh olan tüketim sınırı, 2020`de 7 milyon kWh`ye, 2023`te 1 milyon kWh`ye, 2024 sonunda ise trajik biçimde 5.000 kWh`ye indirildi. Son olarak, 2026 başı itibarıyla bu sınır 4.000 kWh`ye düşürüldü. Bu süreç, ulusal tarifenin kademeli biçimde ortadan kaldırılması ve temel bir kamu hizmeti ve insan hakkı olan elektrik alanının tamamen piyasa mekanizmasına devredilmesi anlamına gelmektedir. Elektrik enerjisinin sıradan bir piyasa metaı olmadığını, kamusal bir hizmet olduğunu bir kez daha vurgulayarak, yurttaşların taşınamayacak kadar büyük bir yükü sırtlamak zorunda kaldığına dikkat çekiyoruz. Spekülatif piyasa dalgalarının otomatik olarak faturaya yansıdığı ve faturanın her ay büyüdüğü bir ortamda, hükümet sözcülerine "elektriğe zam yok" ifadelerini kullanma olanağı bile yaratan bu uygulamaya derhal son verilmelidir" dedi.

EMO'DAN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ"
Özgen, son olarak, "Ödeme güçlüğü çeken, fatura korkusundan karanlıkta oturan hanelerin sayısının çığ gibi arttığı; sosyal yardım almadan yaşayamayan yurttaşların sayısının katlandığı bu dönemde, enerji politikalarının sosyal tarife ilkeleriyle yeniden düzenlenmesi zorunludur. Piyasalaştırma politikalarının oluşturduğu maliyetleri düşürmek için kamunun bir an önce doğrudan yatırım yapması gerekir. Ekonomik krize karşı kalkınma perspektifiyle hazırlanan toplumcu bir enerji programına geçiş yapılmalıdır. Pahalı enerjinin enflasyon ve ekonomi üzerindeki yükünü düşürmek için üretimden dağıtıma kadar tüm süreçleri yönetecek dikey entegre bir kamu tekeli yeniden kurulmalıdır. Kamu kaynaklarının sonu belirsiz bir biçimde özel sektöre transfer edilmesinin aracı haline dönüşen EPDK kapatılarak, yerine kamulaştırma işlemlerini yürütecek bir Kamulaştırma İdaresi Başkanlığı kurulmalıdır" şeklinde çözüm önerilerinde bulundu.