Yeni vergiler geliyor mu? Kimlerin canı yanacak? ÖZEL HABER
Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Mesut Topçu, yeni yıl ile birlikte vergi yağmurunun da geleceğini söyledi. Kayıt dışı ekonominin önlemediği müddetçe fakir fukaranın sırtına verginin yüklenmeye devam edeceğinin altını çizen Topçu, "Bu ülkenin finansmana ihtiyacı var. Türkiye'nin vergi reformuna ihtiyacı var" dedi.
2012.12.03 08:29 - Son Güncellenme: 2013.03.15 09:24 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Mesut DEMİR-E.Pınar TURAN/BURSADABUGUN.COM
Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Mesut Topçu, Bursada Bugün'e önemli açıklamalar yaptı.
Başkan Topçu, "YTK ile meslekte yeni bir dönemin başlayacağını düşünüyorduk. O yeni dönemde şuydu, biz YTK ile birlikte artık vergi muhasebeciliğinden bilgi muhasebeciliğine yani bilgi üreten sadece vergi idaresinin yararlandığı raporlar değil, işletme sahiplerinin, bankaların şirketlerden alacaklıların gibi üçüncü kişilerin de yararlanabileceği bilgileri üretmeyi hesap ediyorduk. Bu bizim için gerçekten önemli bir değişim olacaktı. Ama hemen yasanın aleyhine bir takım lobiler harekete geçti ve daha yasa yürürlüğe girmeden kadük oldu. Türkiye'de ben 1998 yılında nereden buldun yasasında aynı durumu yaşamıştık. Çok zor bir kanundu, siyasi bedeli ödenmişti bir de TTK böyle bir yasaydı. Ve bunun uygulanacağına kesin gözüyle bakıyorduk. Fakat bu uygulanamadı özellikle bazı anlı şanlı hocalar iş dünyasını ürküttü, yanlış bilgilendirdi. Bazı şeyleri karikatürize ettiler. İş dünyası da zaten denetime çok hazır ve açık değildi. Hükümetinde iş dünyasının bu denetimden kaçma anlayışına çok müsamalı yaklaştığını düşünüyorum" dedi.
DENETİM ŞİRKETLERİ ŞEFFAFLAŞTIRACAK
YTK'nın denetim kolunun kesildiğini kaydeden Başkan Topçu, "Denetim koluyla şirketlerimiz şeffaflaşacak, denetime açık hale gelecek böylece şirketler hakkında herkes doğru bilgiyi elde etmiş olacaktı. Bazı hocalar bunu şirket sırları ortaya çıkacak şeklinde yorumladı. Hiç kimsenin şirket sırlarını ifşa etmek gibi bir derdi yoktu. Şirketin mali durumunu ortaya koyacaktık. Şirketin mali durumunun da herkes tarafından bilinmesi gerekir. Gizli kapaklı olacak bir konu değildir bu. Neticede yeni ticaret kanunu bizim açımızdan denetim yönünden eskisinden daha kötü durumdadır" diye konuştu.
YTK ile beraber uluslararası muhasebe standartlarının uygulanmaya başladığını ifade eden Topçu, şunları kaydetti;
"Uluslararası muhasebe standartları şu anlama geliyordu. Birincisi dünya ile aynı muhasebe dilini kullanmak aynı raporlama tekniğini kullanmak. Bir İngiliz bizim bir şirketimizle ilgileniyorsa, ortak olmak istiyorsa, yatırım yapmak istiyorsa bizim ürettiğimiz tablolardan o İngiliz bir şeyler anlayabilmeliydi. En önemli getirisi bu olacaktı YTK'nın, şimdi bu da kaldırıldı. Dolayısıyla bildik uygulamalar devam ediyor. Bizde vergi muhasebeciliği yapmaya devam ediyoruz. Bu ülkenin bizden beklediği bu değil, biz bu ülkeye daha fazla katkıda bulunabilirken daha az katkıda bulunmakla yetinmiş oluyoruz biz bununla yetinmek istemiyoruz."
Kayıt dışı ekonominin Türkiye'de her alanda olduğuna dikkat çeken Mesut Topçu, "Kayıt dışılıkla mücadele böyle tek tek işyerlerini dolaşarak yolda irsaliye denetimi yaparak olmaz. Kayıt dışı ekonomide dünya ne yapmış, dünya nasıl yol almış ona bakmak lazım. Tek tek evrakla belgeyle uğraşmak yerine arkadaş senin harcamalarında şu kadar artış var, servetinde bu kadar artış var bu artışın sebebini izah et denildiği anda bütün her şey çorap söküğü gibi sökülürdü ve beş sene içerisinde Türkiye'de kayıt dışı ekonomi önlenir. Kayıt dışı ekonomi hiçbir ülkede sıfır değildir, bir payı mutlaka olacaktır. Ama Türkiye neredeyse kayıt dışı ekonomi kayıtlı ekonomiden yüksek bir durumda. Burada birincisi siyasi irade gerekiyor siyasi irade eğer bu konuyu ben çözeceğim derse bu konuyu çözer. Âmâ ben böyle bir arada görmüyorum" şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın söylemesi gereken şeyi söylediğini dile getiren Topçu, "Evet öyle olmalı, köşedeki bakkalın yıllık kazancı bence vergi dışı olması gereken bir kazanç. Herkes gelirini doğru bir şekilde beyan edecek ama asgari geçim indirimi diye bir skala belirlenecek. Bu yıllık 4 bin lira mıdır, asgari ücret tutarı kadar mıdır? Bunu bilim adamları hesaplayıp ortaya koyacaklar ve bu tutar vergi dışı bırakılmalı zaten ücretlisinde de, esnafında da, ticaret yapanında da bu tutar vergi dışı bırakılmalı ama Türkiye'de kayıt dışı ekonomiyle mücadele şöyle algılanıyor. Biz belge düzeni oturtturacağız, işyerlerine denetim göndereceğiz, denetçiler bir şeyleri tespit edecekler bu yolla kayıt dışı ekonomi önlenemez. Başbakan bu konuda çok kararlıysa benim önerim nereden buldun yasasını derhal yeniden getirsinler. YTK'nın getirdiği denetimi biraz daha denetim halinde kararnameye çıkarsınlar ve bizlerden istifade etsinler" diye konuştu.
SİGORTAYI ASGARİ ÜCRETTEN GÖSTERMEK NORMAL OLDU!
Sigorta sisteminde de Türkiye'nin sıkıntıları olduğuna dikkat çeken Topçu, sözlerini şöyle sürdürdü;
"Yüksek prim ödemekle, asgari ücretten prim ödemek arasında ciddi bir fark yok. İnsanlarda işverenine bu konuda niye beni daha düşük gösteriyorsun asgari ücretten gösteriyorsun diye bir şey söyleyemiyorlar. Neden? İşveren diyor ki, sen emekli olduğunda gelirinde 25 lira farklılık olacak ama biz yıllar yılı bu kadar yüksek para mı ödeyelim ne yapalım deyince işverenle işçi arasını bozmamak için buna devam ediyor hâlbuki o yüksek primden gösterilmenin farkını eğer ortaya koyabilsek işçi zaten bunu hesap eder. Der ki ben senden zengin değilim lütfen benim sigortamı tam göster. Şu anda Türkiye'de sigortasız işçi çalıştırmaktan ziyade daha düşük tutardan göstermek gibi bir sıkıntı var. Bende buradan itiraf ediyorum bir müşterim bana, 'bir işçi işe girdi bunun sigorta tescilini yap' deyince 'kaç paradan maaş vereceğiz' diye sormuyoruz bile. Çünkü asgari ücretten göstermek normal bir şeymiş gibi geliyor. Bu durum insanlara ekonomide bir avantaj sağlamadığı sürece bir şeyi halledemezsiniz. Onunla ilgili bir menfaati olması lazımdır. Ayrıca kamunun otoritesinden insanların korkması lazımdır. Türkiye'de devlet aleyhine bir şey söylemekten herkes çekinir, rejim aleyhine bir şey söylemekten herkes çekinir. Çünkü bu konuda devletin otoritesini bilir devletin ne yapacağını bilir ama vergi konusunda sigorta primini düşük göstermek konusunda devlet tam anlamıyla otoritesini ortaya koyamamıştır."
TÜRKİYE'NİN VERGİ REFORMUNA İHTİYACI VAR
Kayıt dışı ekonominin önlemediği müddetçe fakir fukaranın sırtına verginin yüklenmeye devam edeceğinin altını çizen Topçu, "Bu ülkenin finansmana ihtiyacı var. Bu ülkede de yol yapılacak, okul yapılacak, işte memurların maaşı verilecek, emekli insanların maaşları verilecek, nereden karşılanacak bunlar? Gökten gelecek hali yok. Mecburen devlet alamadığı vergiyi alabileceği yollarla almaya çalışıyor. Nedir alabileceği yol? Gidiyor elektriğe, doğalgaza, suya, bir araç alıyorsunuz, araç bedelinden daha fazla vergi ödüyorsunuz. Akaryakıta bizim kadar vergi ödeyen başka bir ülke yok. Şöyle düşünenlerde olabilir kardeşim ha öyle vergi ha böyle vergi ne fark eder. Şu fark eder düşük gelirli adamla yüksek gelirli adam aynı oranda vergi ödememeli. Türkiye'de dolaylı vergiler dolaysız vergilerin yüzde 70 ini karşılıyor bunun tam tersi olması gerekiyor çünkü gelişmiş ülkelerde durum bu. Esnaf bu yükü bu şekilde çekmeye maalesef önümüzdeki senede devam edecek. Türkiye'nin vergi reformuna ihtiyacı var" dedi.