Yeni neslin IQ'su tehlike altında

Yeni neslin IQ'su tehlike altında

Hava kirliliğinin anne karnındaki bebekler ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle gelecekte insan neslinin IQ problemi yaşayacağı öne sürüldü.

2014.01.21 15:43 - Son Güncellenme: 2014.01.21 15:43 - Sağlık - HABER MERKEZİ
A
Yeni neslin IQ'su tehlike altında


Fırat Üniversitesi (FÜ) Fen Fakültesi Kimya  Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yaman, hava kirliliğinin anne karnındaki  bebekler ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle gelecekte insan  neslinin IQ problemi yaşayacağını savundu.

Yaman,  dünyada hava kirleticileri  arasında ilk sırayı alan polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH), kurşun,  pestisit ve tütün dumanı gibi toksik maddelerin özellikle anne karnındaki ve 0-6  yaş grubundaki çocukların IQ değerlerini ciddi oranda düşürdüğünün 1970'li  yıllardan beri yapılan araştırmalarla ortaya konulduğunu belirtti.

Özelllikle büyük kent merkezlerinde artan insan faaliyetlerine bağlı  olarak egzoz, ev ve fabrika bacalarından atmosfere yayılan benzo(a)piren gibi  PAH'ların, tetraetil kurşun ve poliklorofenil gibi toksik bileşiklerin havadaki  konsantrasyonunun sürekli artmakta olduğunu ifade eden Yaman, şunları söyledi:

"Uzmanlar tarafından kan kurşun düzeyindeki her 1  mikrogram/desilitrelik artışın IQ'da 0,25 puan azalmaya neden olduğu  saptanmıştır. Amerika'da yapılan bir araştırmada ise PAH ve poliklorofenil gibi  toksik maddelerin solunması sonucu IQ değerlerinde neden olunan azalmanın  kurşundan üç kat daha fazla olduğu belirlenmiştir. Ankara'da yapılan bir  araştırmada ise trafiğin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan çocukların kan kurşun  düzeyleri trafikten uzak bölgelerde yaşayanlarınkinden daha yüksek bulunmuş ve  maruziyet süresinin artması ile kan kurşun düzeylerinin anlamlı derecede arttığı  saptanmıştır."

"Türkiye'nin 2071 hedefi için IQ'su yüksek nesillere ihtiyacı var"
Hava kirliliğine maruziyetin daha az görüldüğü küçük kentlerde,  ilçelerde ve hiç görülmediği köylerde yetişen çocukların IQ değerlerinin yüksek  olmasının bu durumun bir sonucu olarak ortaya çıktığını vurgulayan Yaman, IQ'su  yüksek taşra çocukların ise öğretmen yetersizliği ve ailelerin bilinçsizliği gibi  birtakım nedenlerden dolayı ya okulu bıraktıklarını ya da yeteri eğitim  alamadıklarından üniversite kapısından içeri giremediklerini dile getirdi.

Prof. Dr. Yaman, Türkiye'nin geleceği için temiz havayla beslenen  IQ'su yüksek öğrencilerin ülkeye kazandırılması gerektiğine işaret ederek, şöyle  konuştu:

"2023 hedefinden sonra 2071 hedefine odaklanan Türkiye'nin bu hedefi  tutturacak IQ'su yüksek nesillere ihtiyacı vardır. Bu da ancak taşradaki IQ'su  yüksek çocukların iyi üniversitelere girmelerinin önünün açılması ve birer uzman  olarak ülkede aktif rol almaları ile mümkün olacaktır. Bu nedenle, bugün  taşradaki çocukların eğitimde karşılaştıkları sorunların bir an önce çözülmesi  gerekmektedir."

Eğitimdeki düzenlemelerin ülke şartları göz önünde bulundurularak  yapılması gerektiğini vurgulayan Yaman, "Ülkede bürokrasideki yöneticiler ve Türk  bilim insanları sürekli taşradan beslendiklerinden Türkiye bugün uluslararası  camiada söz sahibi olmuş ve 2023 hedeflerine kilitlenebilmiştir" dedi.

Üçüncü dünya ülkelerindeki iç karışıklıkların sebebi IQ'su düşük  yöneticiler
Üçüncü dünya ülkelerinde baskıcı rejimler nedeniyle iç karışıklıkların  eksik olmadığına dikkati çeken Yaman, bunda, elit üniversitelerde sadece şehir  merkezlerinde yaşayan elit aile çocuklarının okuyabilmesi sonucunda üst  bürokrasinin IQ değeri düşük olan yöneticilerden oluşmasının katkısının büyük  olduğunu öne sürdü.

Gelişmesini tamamlayamamış ülkelerde, zeki olmasına rağmen kaliteli  yükseköğrenim alamayan, diğer bir ifadeyle iyi okullara gitmeleri birtakım hileli  yasalarla engellenen IQ'si yüksek taşra çocuklarının o ülkelerin elit  yöneticilerine karşı güvenlerini yitirmeleri ve dış tahriklere açık hale  gelmelerinin da mevcut durumdaki payının büyük olduğunu belirterek, şunları  kaydetti:

"Okuma-yazma oranlarının yüksek olması önemli olmakla birlikte,  ülkelerin gelişmesi, müreffeh ve caydırıcı olmaları, kaliteli yüksek öğrenim ve  öğrencilerin yüksek öğrenime geçmelerinde fırsat eşitliğinin sağlanmasıyla  mümkündür. Günümüzde üniversitesi olmayan ülke olmamakla birlikte kaliteli yüksek  eğitimin verilememesi sonucu Asya ve Afrika'daki çoğu ülke, zengin yer altı  kaynaklarına rağmen yoksul yaşamaktan kurtulamamaktadır. Tipik olarak, dünyanın  sekizinci büyük petrol ihracatçısı olan 180 milyon nüfuslu Nijerya'da halk  aydınlatma için hala mum, odun, gaz lambası ve çok pahalıya elektrik üreten  jeneratör kullanmaktadır. Gelişmiş ülke olmakta sınır yoktur ancak lisans ve  montaja dayalı üretim ile dünyada söz sahibi olunamayacağı açıktır."

Prof. Dr. Mehmet Yaman, dünyadaki çevre sorunlarının başında gelen  hava kirliliğinin insan yaşamını her geçen gün daha da tehdit eder hale geldiğini  belirterek, dumansız enerji kaynakları kullanılarak bunun önüne geçilebileceğini  sözlerine ekledi. 

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


2014.01.21 15:43 - Son Güncellenme: 2014.01.21 15:43 - HABER MERKEZİ
A