Yeni hükümetin önceliği eğitim olmalıdır
Eğitim-Bir-Sen Bursa Şubesi Başkanı Numan Şeker, yeni hükümetin öncelikli hedefinin eğitim olması gerektiğini söyledi.
2011.06.17 13:38 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Eğitim - HABER MERKEZİ
Türkiye genelinde yaklaşık 16 milyon 800 bin öğrenci ve 750 bini aşkın eğitimci, Bursa genelinde ise 500 bin öğrenci ve 20 bin eğitim çalışanı 2010-2011 eğitim ve öğretim dönemini tamamladı. Eğitim-Bir-Sen Bursa Şubesi Başkanı Numan Şeker, hükümetten eğitim konusuna öncelik vermesini istedi. Genel seçim sonuçlarının Türkiye için hayırlı olmasını dileyen Şeker, 2011 yılındaki eğitim çalşanlarının en önemli kazanımının sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi olduğunu vurguladı. Şeker, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ediyoruz. Sendika olarak sözleşmeli öğretmenlerini kadroya geçirilmesi yolundaki mücadelemiz hedeflediğimiz şekilde sonuçlandı. Sözleşmeli öğretmenlerimiz şartsız kadroya geçti. Ancak kadroya geçişi sağlayan 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'den önce sözleşmeli olup da kadroya geçen sözleşmeli öğretmenler de kararnamenin verdiği mali, sosyal ve özlük haklardan yararlanmalıdır" dedi.
Şifre iddialaırının 2011'de eğitimin gündemini meşgul ettiğinin altını çizen Şeker, 'değerler eğitimi'nin eğitimin asıl gündemi olması gerektiğini söyledi. Şeker, "Eğitim sistemimizin değerlerden, karakter eğitiminden ziyade test çözmedeki başarıyı kıstas alması hep tartışma konusu olmuştur. Eğitim müfredatının içeriğine mercek tutmalı. Eğitim sistemimiz karakter, ahlak ve değer kazandıran bir formata çekilmelidir. Eğitim kurumlarına bütçe ayrılmaması sebebiyle aile birlikleri vasıtasıyla velilerden aidat ve bağış alınmasına çare bulunamamıştır. Okul yönetimi, öğrenci, öğretmen ve veli arasına bağış ve tahsildarlığın girmiş olması eğitimi olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Eğitimde hizmet satın alınarak, okullara yardımcı personel takviyesi yapılmış olması okul idarelerini biraz rahatlatmış, ama takviyenin sınırlı sayıda kalması yüüzünden mesele kökünden halledilememiştir" diye konuştu.
ÖĞRETMEN AÇIĞINA DİKKAT
Eğitimin en temel problemlerinden birisinin öğretmen açığı olduğuna dikkat çeken Şeker, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Öğretmen açığı bir türlü kapatılamıyor. 1 Haziran 2011tarihinde 28 bin 486 öğretmen tayin edilmesine rağmen, hala 130 bine yakın açık söz konusudur. Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının kaldırılması gibi, yeni öğretmen alınarak eğitimde ücretli öğretmen dönemi de mutlaka kapatılmalıdır. Öğretmen açığının yoğun hissedildiği kalkınmada öncelikli yörelerde ise söz konusu açığın önüne geçmek için, bu yörelerde çalışan öğretmenlere ücret anlamında pozitif ayrımcılık yapılmalı, ek tazminat ödenmelidir".
4-C PERSONELİ KADROYA ALINMALIDIR
Şeker, eğitimciler arasındaki statü farklılığının kaldırılmasını isteyerek, "Aile yardımı alamayan ve iş güvenceleri olmayan aldıkları yetersiz ücret ile ayakta duramayan 4/C'li personelde, 4/B sözleşmeli personelin kadroya geçişi ile birlikte haklı beklenti oluşmuştur. Kamuda farklı istihdam şekillerinden vazgeçilmeli. Kurum içerisinde aynı işi yapan personel arasındaki tayin ve yer değiştirme işlemleri amirlerin keyfi uygulamalarından arındırılmalı. Bazı üniversitelerdeki anti-demokratik uygulamalar bitmelidir" ifadelerini kullandı.
Eğitim ve öğretim döneminin sona ermesiyle velileri de uyaran Şeker, "Anne ve babalar karne alan çocuklarını ödüllendirmeli. Karnelerdeki olumsuzluklar abartılmamalı. Çocukların anne ve baba saygısını yitirmesine sebep olacak davranışlardan uzak durmalıdır. Velilerimiz, öğrencileri tatil döneminde kitap okumaya yönlendirmeli ve teşvik etmelidir" dedi.