Yaz aylarında bu hastalığa dikkat!

Yaz aylarında bu hastalığa dikkat!

Bahar ve yaz ayları hemoroit hastalığını tetikliyor.

2013.05.16 09:47 - Son Güncellenme: 2013.05.16 09:47 - Sağlık - HABER MERKEZİ
A
Yaz aylarında bu hastalığa dikkat!

 


Mevsimsel değişikliklerden en çok etkilenen  organlarımızın başında ise sindirim sistemimiz geliyor. Ağız ve yutakla başlayan sindirim sistemimiz, makatla son buluyor. Bahar ve yaz aylarında da özellikle bu bölgede görülen hastalıklarda alevlenmeler görülüyor. Uluslararası On Klinik  Genel Cerrahi Uzm. Op. Dr. Ali Tuna, bahar aylarının ve yaz mevsiminin hemoroit (basur), fistül, fissür (çatlak) gibi anal bölgede görülen hastalıklara olan etkisi konusunda bilgi verirken, hastalara önemli uyarı ve önerilerde bulundu.

HEMOROİT DAMAR HASTALIĞIDIR

Uluslararası On Klinik  Genel Cerrahi Uzm. Op. Dr. Ali Tuna; "Bahar ve yaz aylarında sindirim sistemimizin son bulduğu anal bölge ile ilgili şikayetler artıyor. Kalın bağırsağın sonunda bulunan toplardamarların genişleme, şişme ve kanamalarına hemoroit adı verilir. Hemoroit, bir damar hastalığıdır. Sıcak, damarlarda genişleme yaptığından hava sıcaklıkların artmasıyla birlikte hemoroit hastalığında da alevlenmeler görülür. Şikayetlerin artmasındaki bir diğer önemli etken ise beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler. Kızartmalar, fast food olarak adlandırdığımız ayak üstü hızlı tüketilen gıdalar ve alkol bahar ve yaz aylarında özellikle de tatil döneminde çokça tüketiliyor. Tatil döneminde açık büfe zengin menülerin cazibesi, öğün atlamak, deniz ya da havuz kenarında tüketilen  atıştırmalık gıdalar beslenme alışkanlıklarımızın değişmesindeki en büyük etken. Uyku düzeninin ve tuvalet alışkanlığının değişmesi, özellikle yaz aylarında uzun süre ıslak mayoyla oturmak da hastalığa bağlı şikayetlerin artmasına neden oluyor."

AMELİYATSIZ TEDAVİ MÜMKÜN

Türkiye'de her 100 kişiden 35'inin kabusu haline gelen hemoroit halk dilinde bilinen ismiyle basur ameliyatsız olarak da  tedavi ediliyor. Genel Cerrahi Uzm. Op. Dr. Ali Tuna, Hemoroit hastalığının ameliyatsız olarak da tedavi edilebildiğini şu sözlerle müjdeledi;

"Genetik yatkınlık, uzun süre ayakta veya oturur konumda olmak, uzun süreli ishal veya kabızlık, tek yönlü beslenmek, yeterli miktarda posalı gıda ve sıvı tüketmemek, hareketsiz bir yaşam şeklini benimsemek yani spor yapmamak gibi nedenlerle ortaya çıkan hemoroit, hastaların yaşam standartlarını düşürüyor. Utanıldığı için muayeneye gelmeyen ya da korktukları için tedaviyi erteleyen hastalarla da karşılaşıyoruz. Oysa hem muayenesi hem de tedavisi çok kolay bir hastalık. Anal bölgede hemoroidin yanı sıra, fissür denilen çatlak, perianal fistül denilen iltihaplı akıntılı hastalığa, mayasıla, poliplere en önemlisi de ülkemizde de yaygın olarak görülen kanser türlerinden biri olan kalın bağırsak kanserine sıklıkla rastlıyoruz.  Hemen hemen hepsinin belirtilerinin aynı olması nedeniyle ayırıcı tanı yani muayene çok önemlidir. Muayenede rektosigmoidoskopi denilen kalın bağırsağın son 20 cm' inin incelenmesi mutlaka yapılmalıdır. 5 - 10 dakika süren bu muayene hem hastalığın kesin teşhisi hem de tedavi planının çizilmesi için gereklidir. Muayene ile hemoroit teşhisi konulan hastalara bandligasyon metoduyla ameliyatsız olarak müdahale edebiliyoruz. Bandligasyon, anestezi ve cerrahi  operasyon içermeyen yaklaşık 10 dakika süren hasta açısından da konfor sağlayan bir işlemdir. Hemoroit yumağının dibine özel bir aletle özel bir lastik band yerleştirilir, kan damarlarınca beslenmeyen hemoroit dokusu birkaç gün içerisinde ölür. Hasta farkına varmadan 10 - 12 gün sonra doku yok olur. 

Genel Cerrahi Uzm. Op. Dr. Ali Tuna, hemoroitten korunmak için şu önerilerde bulunuyor;

HEMOROİTTEN KORUNMAK İÇİN ÖNERİLER

•    Meyve ve sebzelerin kabuklarının soyulmadan ve mümkün olduğunca çiğ tüketilmesi
•    Kurutulmuş meyve tüketilmesi
•    Daha fazla su içilmesi (yetişkin bir insan günde ortalama 10 - 12 bardak su tüketmelidir )
•    Düzenli dışkılama alışkanlığının kazanılması
•    Dışkılama uyarılarının engellenmemesi(Rahat-gevşeyerek-acele etmeden dışkılamanın yapılması sağlanmalı)
•    Yiyeceklerin iyice- yavaşça çiğnenmesi
•    Egzersiz yapılması (eve gitmeden bir durak önce inip- yürüme/ofis içinde yürüyüşler-egzersizler yapılması)   
•    Yaz döneminde ıslak mayo ile uzun süre oturmamak

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


2013.05.16 09:47 - Son Güncellenme: 2013.05.16 09:47 - HABER MERKEZİ
A