Yargıtay'dan dikkat çeken boşanma kararı: Evde bulunmamak ve yemek yapmamak kusur sayıldı
Yargıtay, Bursa'daki boşanma davasında kadının evde olmaması ve yemek yapmamasını diğer kusurlarla birlikte değerlendirip erkeğin davasını haklı buldu. Yerel mahkeme kararı bozuldu, dosya yeniden görülecek.
2026.08.15 10:54 - Son Güncellenme: 2026.08.15 10:54 - Bursa Bölge - İHA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bursa'da görülen bir boşanma davasında verdiği kararla evlilik birliğindeki eşlerin yerine getirmesi beklenen sorumluluklara ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Mahkeme, kadının sürekli dışarıda olması, evde bulunmaması ve yemek hazırlamaması gibi davranışların, dosyadaki diğer vakıalarla birlikte değerlendirildiğinde evlilik birliğinin gereklerini ihmal ettiği anlamına gelebileceğine hükmetti.
Kararda, söz konusu davranışların tek başına Türk Medeni Kanunu'nda bağımsız bir boşanma sebebi olarak düzenlenmediğine dikkat çekilirken, olayın diğer kusur iddialarıyla birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. Yargıtay, bu değerlendirme sonucunda erkeğin açtığı boşanma davasının da kabul edilmesi gerektiğine karar vererek yerel mahkeme kararını bozdu.
Bursa'daki boşanma davası Yargıtay'a taşındı
Kararın temelini, Bursa'da bir çift arasında görülen karşılıklı boşanma davaları oluşturdu. Evliliklerinde ciddi anlaşmazlıklar yaşanan çift, mahkemeye başvurarak birbirlerinden boşanmak istedi.
İlk derece mahkemesi, yaptığı değerlendirme sonucunda erkeği tam kusurlu kabul etti. Bu nedenle kadının açtığı boşanma davasının kabulüne, erkeğin karşı davasının ise reddine hükmedildi. Mahkeme ayrıca kadın lehine maddi ve manevi tazminata karar verdi.
Erkek tarafı, kendisine yüklenen kusur değerlendirmesine ve davanın reddedilmesine itiraz ederek kararı istinaf mahkemesine taşıdı. Dosyayı inceleyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi ise ilk derece mahkemesinin kararını yerinde buldu.
Erkek tarafı kararı temyiz etti
Yerel mahkemelerin kararlarının ardından erkek tarafının avukatı dosyayı Yargıtay'a taşıdı. Temyiz incelemesinde kusur belirlemesi, erkeğin açtığı karşı davanın reddedilmesi ve kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat kararları gündeme geldi.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların evlilik sürecindeki davranışlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Yüksek Mahkeme, dosyada yer alan tanık anlatımlarının da kusur değerlendirmesi açısından dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Yargıtay kadının davranışlarını kusur kapsamında değerlendirdi
Yargıtay kararında, kadının evlilik sürecinde eşine yönelik hakaret ve aşağılama davranışlarının bulunduğu, bunun yanında evde bulunmaması ve yemek yapmaması nedeniyle evlilik birliğinden doğan görevlerini ihmal ettiği yönündeki tespitlere yer verildi.
Daire, bu davranışların dosyadaki diğer vakıalarla birlikte kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu. Böylece ilk derece mahkemesinin yalnızca erkeği kusurlu kabul eden yaklaşımının doğru olmadığı sonucuna varıldı.
Kararda özellikle, kadının sürekli gezdiği ve bu nedenle evde bulunmadığı yönündeki tanık beyanlarının yanı sıra yemek yapmamasının da evlilik birliği kapsamındaki görevlerin ihlali olarak değerlendirildiği belirtildi.
"Erkeğin dava açmakta haklı olduğu" belirtildi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dosyadaki tüm vakıalar birlikte değerlendirildiğinde erkeğin de boşanma davası açmakta haklı olduğuna karar verdi. Daireye göre erkeğin açtığı davanın kabul edilmesi için gerekli şartlar oluşmuştu.
Bu nedenle erkeğin boşanma davasının reddedilmesini doğru bulmayan Yargıtay, yerel mahkeme kararının bozulmasına hükmetti. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar da ortadan kaldırıldı.
Yargıtay'ın bozma kararıyla birlikte dosyada her iki tarafın kusur durumunun ve boşanmanın mali sonuçlarının yeniden değerlendirilmesinin önü açıldı. Bu kapsamda maddi ve manevi tazminat başta olmak üzere davanın diğer sonuçlarının da yeniden ele alınması gerekecek.
"Yemek yapmamak tek başına boşanma sebebi" değil
Kararın kamuoyunda "yemek yapmayan eş" üzerinden yorumlanmasına karşın, hukuki açıdan önemli ayrıntı, bu davranışın tek başına ve otomatik şekilde boşanma nedeni oluşturmadığı yönünde.
Türk Medeni Kanunu'nda belirli bir davranışın "yemek yapmamak" şeklinde doğrudan boşanma sebebi olarak düzenlenmediği biliniyor. Ancak evlilik birliğinin taraflardan ortak hayatı sürdürmelerinin beklenemeyeceği ölçüde temelinden sarsılması halinde boşanma davası açılabiliyor.
Yargıtay'ın değerlendirmesinde de kadının evde bulunmaması ve yemek yapmaması, dosyada yer alan hakaret ve aşağılama gibi diğer davranışlarla birlikte ele alındı. Dolayısıyla karar, her yemek yapmayan kişinin boşanma davasında kusurlu kabul edileceği şeklinde yorumlanmıyor.
Dosya yeniden görülecek
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarken her iki tarafın açtığı davanın ve buna bağlı taleplerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Bu nedenle dosya, bozma kararının ardından yeniden ele alınacak.
Yüksek Mahkeme, bozma gerekçesi doğrultusunda her iki dava ve bunlara bağlı talepler hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğini belirtti. Dosyada tarafların kusur durumları yeniden değerlendirilecek ve boşanmanın mali sonuçları da bu değerlendirmeye göre şekillenecek.
Karar, evlilik birliğinde tarafların yükümlülüklerinin değerlendirilmesi açısından dikkat çekerken, boşanma davalarında tek bir davranışın değil, evlilik sürecindeki olayların ve tarafların tutumlarının bir bütün olarak ele alınmasının önemini de ortaya koydu.