Yapay kalbinde mahallenin sevgisini taşıyor
Teferrüç Mahallesi Muhtarı 55 yaşındaki Ahmet Almamış, 1999 yılında geçirdiği kalp krizi sonrasında adım atmakta dahi zorlanırken, takılan yapay kalbi ile şimdi koca bir mahalleye hizmet ediyor.
2012.05.09 13:19 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Geçirdiği kalp krizi sonrasında yürümekte zorlandığı için yıllar boyunca evden dışarı çıkmayan Almamış, şimdilerde ise her sabah 5 kilometre yürüyor, hatta tekrardan çok sevdiği halı saha maçlarına katılarak 25 dakika sahadaki yerini alıyor.
Kamyon şoförlüğü yaptığı 1999 yılında Karamürsel'e giden Ahmet Almamış, dinlenme tesisinde mola verdiği sırada kamyonunun içerisinde uyurken kalp krizi geçirmiş. Daha sonra Bursa, İstanbul ve Ankara'da doktor doktor dolaşmasına rağmen ameliyat olmayı kabul etmeyen Almamış, bazı doktorların tavsiyesi ile gittiği Ege Üniversitesi'nde Prof. Dr. Mustafa Özbaran'ın içinde bir Alman ve bir Fransız doktorun da bulunduğu 5 kişilik ekibi tarafından ameliyat edilerek 1 buçuk kilogramağırlığında yapay kalp takılmış. Yapay kalp takıldıktan sonra eski hayatına geri dönen ve 'sen artık sağlıklısın' diyen mahallelinin ısrarı ile muhtarlığa adaylığını koyarak seçilen Almamış, çantasında taşıdığı kalbi ile tüm mahalleye hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyor.
HALI SAHA MAÇLARINA GİDİYORUM
Kalp krizinden sonra artık hayatının son demlerini yaşadığını düşündüğünü, ancak takılan yapay kalp ile hayatındaki her şeye yeniden başladığını dile getiren Ahmet Almamış, "Yürümeyi çok seviyordum. Sürekli yürürdüm. Ancak kalp krizinden sonra adım dahi atamaz hale gelmiştim. Nefesim yürümeye yetmiyordu. Yapay kalbin takılmasıyla birlikte çok sevdiğim yürüyüşlerime yeniden başladım. Her sabah ormanlık alan içerisinde 5 kilometre yürüyorum. Arkadaşlarımla halı sahaya gidip maç yapıyorum. Ancak 20-25 dakika oynayıp sonradan çıkıyorum. Çünkü kendimi çok yormak istemiyorum" diye konuştu.
KALABALIK ORTAMLARA GİRMİYORUM
Çantasındaki yapay kalbin bir hortum ile kendi kalbine bağlı olduğunu anlatan Almamış, şunları söyledi: "Çantayla kalbim arasında bağlı olan o hortum koparsa benim için her şey biter. Onun için birinin çantamı para çantası sanarak almaya çalışmasından çok korkuyorum. Bu yüzdende tanımadığım kalabalık ortamlara girmiyorum" Yapay kalp taşıyan hastalar için en büyük tehlikenin çantanın ıslanması olduğunu ifade eden Almamış, "Yapay kalbimizin kesinlikle ıslanmaması gerekiyor. Banyo yapmadan önce çantamın her yerini sarıp poşete koyuyorum. Cihazın vücudumuza bağlı olduğu bölümlerinde ıslanmaması gerekiyor. Eğer ıslanırsa enfeksiyon kapabiliriz. Bunun için yağmurlu havalarda dışarı çıkarken ve banyoya girerken çok dikkatli oluyorum" dedi.
MUTLAKA ORGAN BAĞIŞI YAPACAĞIM
Yaşadığı hastalıktan sonra organ bağışının ne kadar önemli olduğunu anladığını belirten Ahmet Almamış, şöyle konuştu: "Böyle bir hastalığa yakalanmamış biri bizim ne gibi zorluklar çektiğimizi anlayamaz. Ben geçirdiğim hastalıktan sonra insan sağlığının önemini çok daha iyi kavradım. Şuan benim gibi organ nakli bekleyen birçok insan var. Ve bu insanların ne gibi sıkıntılar yaşadığı çok iyi biliyorum. Bu yüzden öldükten sonra organlarımı bağışlama kararı aldım. Organ bağışı konusunda herkesin duyarlı olmasını istiyorum"