Yalçın Akdoğan'dan 'kumpas' açıklaması

Yalçın Akdoğan'dan 'kumpas' açıklaması

'Milli orduya kumpas' ifadeleri çok konuşulan AK Parti Genel Başkan Danışmanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Doç. Dr. Yalçın Akdoğan'dan flaş açıklama... Akdoğan, "Bizim ifadelerimizde spesifik olarak bir dava veya soruşturmaya yönelik bir iddia veya farklı bir bilgi bulunmamaktadır" dedi.

2013.12.30 16:32 - Son Güncellenme: 2013.12.30 16:33 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Yalçın Akdoğan'dan 'kumpas' açıklaması

Akdoğan, yaptığı değerlendirmede, 25 Aralık'ta Star  gazetesindeki köşe yazısında kullandığı bir ifadenin maksadını aşan bir şekilde  ve bağlamından koparılarak gündeme taşındığını ve kendisinin kastının ötesinde  anlamlar yüklenerek değerlendirilmelere konu olduğunu söyledi.

  Söz konusu yazısında kullandığı ifadenin "Kendi ülkesinin milli  ordusuna, milli istihbaratına, milli bankasına, milletin gönlünde yer edinen  sivil iktidarına kumpas kuranların bu ülkenin hayrına bir iş yapmış olmayacağını  çok iyi bilir" şeklinde olduğunu anımsatan Akdoğan, 26 Aralık'taki Yenişafak  gazetesindeki yazısında ise kullandığı ifadeleri şu şekilde tekrarladı:

   "Kendi ülkesinin istihbarat servisi, ordusu, bankası, hükümeti  aleyhine faaliyetler içine girmek, onu tahrip edecek işler yapmak hiçbir makul ve  meşru gerekçeyle izah edilemez. Yanlış yapan kişilerin üzerine gitmek ile  kurumları çökertmeye çalışmak iki ayrı iştir. AK Parti iktidarı, kendisine ve  milli iradeye yönelen darbeci anlayışlarla hukuk içinde mücadele ettiği kadar,  hukuk ve adalet duygusunu zedeleyen gelişmelere karşı da duyarlılığını ortaya  koymuştur. Bu yüzden biz Ergenekon sürecinde ne dediysek aynen onun arkasındayız.  Ancak Başbakanımız defalarca bir kısım tutuklamalardan duyduğu rahatsızlığı dile  getirmiştir."

BİR DAVAYA YA DA SORUŞTURMAYA ATIF DEĞİLDİ

Akdoğan, basına konu olan siyasi değerlendirmelerinde devam eden  herhangi bir dava veya soruşturmaya kesinlikle atıf yapılmadığının altını  çizerek, şunları kaydetti:

"Ülkenin milli kurumlarını yıpratmaya veya karalamaya yönelik  kampanya, tertip veya faaliyetler çeşitli vesilelerle ve farklı araçlar  kullanılarak gündeme gelebilmektedir. Yanlış yapan kişileri değil de kurumları  zan altında bırakan veya suçluluğu ispat edilmeden kişilerin itibarını zedeleyen  yaklaşımlar zaman zaman organize bir kampanyaya dönüşebilmekte, adeta bir kumpas  şeklinde görünüm vermektedir. Bir kısım medya organları, STK'lar, sivil veya  bürokratik çevreler bu olumsuzluklara alet olabilmekte, insanların şahsiyetlerine  yönelik itibarsızlaştırma, yargısız infazda bulunma veya kurumların saygınlığına  gölge düşürme operasyonlarına bilerek veya bilmeyerek ortak olabilmektedirler."

   Geçmişteki bir kısım davalarla ilgili değerlendirmelerinin çok açık ve  net şekilde ortada olduğunu vurgulayan Akdoğan, "Bu süreçlerde ortaya koyduğumuz  söylemlerin her cümlesinin arkasındayız. AK Parti iktidarı, kendisine, Türk  demokrasisine ve milli iradeye yönelen her türlü girişimin karşısında olmuş,  darbeci ve vesayetçi anlayışlarla hukuk içinde mücadele etmiştir. Ancak  kendisinden bağımsız olarak gelişen süreçlerde yanlış bulduğu ve hakkaniyete  uygun görmediği gelişmeleri de eleştirmekten geri durmamıştır. Herkes ülkede  yaşanan gelişmelerle ilgili oluşan rahatsızlıkları hukuka uygun şekilde gündeme  taşımakta ve kamu vicdanının sesini dile getirmekte özgürdür. Asıl olan tüm  süreçlerin hem evrensel hukuk normlarına uygun şekilde gerçekleşmesi hem de kamu  vicdanının tamam olarak mutmain kılınmasıdır"  diye konuştu.

  Son günlerde yaşanan gelişmelerin tam anlamıyla hükümete karşı bir  karalama kampanyasına dönüştüğüne dikkati çeken Akdoğan, şöyle devam etti:

  "Medya manipülasyonları, itibarsızlaştırma girişimleri, usule  uygunluğu tartışmalı şekilde devam eden süreçler, kamu vicdanını yaralamakta,  milletin seçilmiş iktidarına ve Türkiye'ye zarar verecek bir görünüme  bürünmektedir. Benim bir cümleme atfen, bir kısım dava isimleri sayılarak,  bunlara yönelik 'asılsız, mesnetsiz, boş, uydurma' gibi sözler sarf ediyormuşum gibi yorumlar yapılması son derece yanlıştır. Suç isnadını delilleri ortaya koyan  savcılık makamı yaptığı gibi, savunmayı da bu delillerin doğru olmadığını düşünen  veya farklı deliller getiren müdafiler yaparlar. Milletin gündeminde olan  herhangi bir konuda siyasetçiler hukuki hassasiyetleri gözeterek milletin  vicdanının yansıması olan yorumlarda bulunabilirler. Bizim ifadelerimizde  spesifik olarak bir dava veya soruşturmaya yönelik bir iddia veya farklı bir  bilgi bulunmamaktadır. Bizim temennimiz hukukun adil, tarafsız ve bağımsız  şekilde işlemesi, adaletin tüm boyutlarıyla tecelli etmesidir."

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2013.12.30 16:32 - Son Güncellenme: 2013.12.30 16:33 - HABER MERKEZİ
A