'Ver padişahlığı al özerkliği pazarlığı'

'Ver padişahlığı al özerkliği pazarlığı'

Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu, Türkiye'nin uzun bir hazırlık sürecinin sonunda PKK ve Türk ordusunun 'terörist' sıfatıyla tutuklu bulunduğu bir duruma geldiğini belirterek, "Şu pazarlık net bir şekilde masada, 'Ver padişahlığı al özerliği'. Pazarlık budur" dedi.

2013.02.26 17:03 - Son Güncellenme: 2013.02.26 17:03 - Siyaset - HABER MERKEZİ
A
'Ver padişahlığı al özerkliği pazarlığı'

Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nce düzenlenen 'Cumhuriyet ve Demokrasi' başlıklı konferansta konuştu. Antalya Kültür Merkezi'nde düzenlenen konferansta Feyzioğlu, güçlü bir dış politika için güçlü bir silahlı kuvvetlere ihtiyaç olduğunu söyledi. Fakat güçlü bir ordunun siyasetten arınmış olması gerektiğini dile getiren Metin Feyzioğlu, "Siyasete karışmayı sürekli olarak kendinde hak gören silahlı kuvvetler güçlü değildir. Toplumu da içten içe güçsüzleştirir" diye konuştu.

Türkiye'nin güçlü dış politika için ihtiyaç duyduğu ordunun bugün belinin kırıldığını belirten FeyzioğLu, "Kim tarafından kırılmıştır?" sorusunun muhatabının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi. Feyzioğlu, 2007'de başlatılan soruşturmalar dizisinin başlangıçta iddia edildiğinin aksine darbeye karşı hukuki mücadele süreci olmadığını savundu.

Bu gelişmelerin ayrıntılarının dahi konuşulmasının vakit kaybı olacağını belirten Baro Başkanı Metin Feyzioğlu "120 milyon sayfalık dokümanlar dizisiyle sapı sapandan ayırmak ihtimali yoktur, ayrılmak da istenmemektedir. Son zamanda ABD'ye kadar yabancı devletler, uluslararası sivil toplum kuruluşları yapılanın darbe soruşturması olmadığını muhalif düşüncedeki herkesin birer birer toplanıp zindana atıldığını toplumu susturma ve biat aracı haline dönüştüğün resmi raporlarında ifade etmektedirler" şeklinde konuştu.

PKK DA TÜRK ORDUSU DA TERÖRİST

Metin Feyzioğlu, sürecin sonunda, PKK elebaşısı Abdullah Öcalan'la birlikte Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ, CHP Milletvekili gazeteci Mustafa Balbay ve MHP Milletvekili Engin Alan'ın Terörle Mücadele Kanunu'nun aynı maddeleri uyarınca tutuklu olduğuna dikkat çekti. Ankara Barosu Başkanı Feyzioğlu, şunları söyledi:

"Bir Genelkurmay Başkanı, Türk orduları Genelkurmay Başkanı, ordusu terör örgütü ilan edilmiş. 750 bin kişilik dev bir ordunun başında web sitesi yoluyla darbeye teşebbüs etmekten yangılanıyor ve üstelik Anayasa'da 'Yüce Divan'da yargılama yapılacaktır' teyidine rağmen, kendini her şeyin üzerinde gören bir mahkeme fütursuzca Genelkurmay Başkanı'nı 'terörist' sıfatıyla yargılıyor. Tanık kim? Terör örgütünü ikinci adımı Şemdin Sakık ve mahkeme tarafından üstün korumaya alınmış, adı duyulursa 'mahçup oluruz' diye gizli tanık yapılmış. Ve İmralı'da terör örgütü liderinden 'Tutsakları karşılıklı bırakalım' talimatı geliyor. Türkiye burada."

PAZARLIK MASASI KURULDU

Türkiye'nin bu döneme uzun bir hazırlık sürecinin sonunda getirildiğini ve son halkada pazarlık masasının kurulduğunu savunan Metin Feyzioğlu, "Şu pazarlık net bir şekilde masada, 'Ver padişahlığı al özerliği.' Pazarlık budur. Başkanlık sistemi değil. Önümüze konulan yönetici modeline 'Başkan' demekle başkan olmuyor" dedi.

Bu çerçevede gündeme gelecek yeni anayasa metninin bir 'İhanet belgesi' olacağını savunan Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu, başkanlık sisteminin kişiye özel, tek adımı tarif eden bir devlet başkanlığını öngördüğünü savunarak, "Adına 'Başkan' diyecekler ama biz onun başka bir şey olduğunu biliyoruz. Biz 750 sene bununla yönetildik. Bize yabancı değil" diye konuştu.

YARGIDA KANAT HAKİMİYETİ

Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu, konuşmasının devamında yargı üzerinde siyasi iktidarının iki kanadının güç savaşının bulunduğunu söyledi. Bunun kendini birbiri ardına gerçekleyen yasal düzenlemelerle ortaya çıkardığını savunan Feyzioğlu, konuya ilişkin şunları söyledi:

"Dünden memnun değildik. Dün de Türkiye'de adalet yoktu, mahkemeler bağımsız değildi, siyaset karışmıştı. Dün de Terörle Mücadele Kanunu, Devlet Güvenlik Mahkemeleri vardı. 12 Eylül referandumuyla bütün sistem değiştirildi, altüst edildi. Bu sırada siyasi iktidarın bir kanadı yargı üzerindeki gücü elinden kaçırıverdi, diğer kanada geçti güç. Şimdi başkanlık sistemi konusunda emperyal güçlerden izin almış olan siyasi iktidar istiyor ki, '12 Eylül 2010'da kaçırdığım yargı üzerindeki denetim gücünü yeni oluşturayım. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve temyiz mahkemesi yoluyla ele geçireyim.' Su anda yargı kime bağlı olacak kavgası var. Siyasi iktidarı içinde bir kanatta mı başkan tarafından temsil edilen kanatta mı? Kavga bu kavgadır."

Konuşmasının ardından Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu'na teşekkür ederek çiçek sundu.

Diğer Siyaset Haberleri için tıklayın


2013.02.26 17:03 - Son Güncellenme: 2013.02.26 17:03 - HABER MERKEZİ
A