Üzüm ürünleri Amerikalılarla buluştu
TÜRKİYE'ye özgü üzümlerden üretilen alkollü içeceklerin ABD'de dağıtımını yapan 'House of Burgundry' firması, New York'un en bilinen mekanlarından biri olan 'Russian TeaHouse'da, düzenlediği tadım etkinliği ile Türk rakı ve şaraplarını Amerikalılar'la buluşturdu. Etkinlikte, Avustralya, Portekiz, Fransa, İtalya, Bulgaristan, ABD, Arjantin, Almanya, Şili, Japonya, Lübnan gibi ülkelerden gelen dünya içkilerinin yanında Türk şarap ve rakısı da dış pazarda tanıtım olanağına kavuştu.
2013.10.09 12:09 - Son Güncellenme: 2013.10.09 12:09 - Yaşam - HABER MERKEZİ
Gastronomi alanında yayın yapan dergi editörlerinin, içecek uzmanlarının, restoran sahiplerinin ve basın çalışanlarının katıldığı etkinlikte, Türkiye'yi Efe Rakı, Kavaklıdere, Corvus ve Urla şarapları temsil etti. Türkiye'de, üretilmesi serbest olmasına karşın, tüketilmesi ve tanıtımı konusunda yeni çıkarılan yasalar yüzünden sıkıntılar yaşanan Anadolu üzümlerinden üretilen içecekler New York'ta büyük ilgi gördü.
'DÜNYANIN BAŞKA HİÇBİR YERİNDE YOK'
Türkiye'nin en büyük şarap üretici firmalarından olan Kavaklıdere firmasının sahiplerinden Ali Başman, DHA'ya yaptığı açıklamada, Anadolu'ya özgü Öküzgözü, Boğazkeresi, Kalecik Karası gibi gerçekten kalite potansiyeli bulunan üzümleri dünyaya tanıtmak olduğunu belirterek, "Şansımız var, çünkü bu üzümler sadece bize has üzümler, dünyanın başka hiçbir yerinde yok. Amerika'yı Pazar olarak seçtik, bir kere dünyanın en çok şarap ithal eden ülkelerinden biri, hatta bir numara diyebiliriz. Bilinçli şarap üreten, aynı zamanda objektif bir ülke, sübjektif değil. Çünkü üretici ülkeler genelde sübjektif oluyorlar, kendi malını daha çok önemsiyorlar. ABD hem üretici aynı zamanda büyük bir ithalatçı olduğu için ciddi bir pazar, tüm Türk üreticileri için ciddi bir pazar ve Türk üzüm üreticilerine daha açık bir pazar. Bu fırsatı değerlendirmemiz lazım diye düşünüyorum" dedi.
ABD pazarında, kalitesi daha fazla olduğu için, Anadolu üzümlerinin daha fazla şansı olduğunu düşündüğünü belirten Başman, "Biliyorsunuz şu anda Türkiye'de üretim zorlukları var. Yeni gelen kanunla birlikte bazı sıkıntılarımız var, tanıtım sıkıntılarımız var. Yurtdışında tanıtmakta da zorluk getiriyor. Elimizden geldiği kadar Türk üzümünü, Anadolu üzümünü, Anadolu kalitesini Amerika'ya tanıtmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
'TÜRKİYE'DE 250 BİN TONLUK ÜZÜM ENDÜSTRİMİZ TARAFINDAN KULLANILIYOR'
Amerikalılar'ın Efe Rakı ile de buluştuğu etkinlikte bulunan Genel Müdür Egemen Demirtaş, Türkiye'de en çok tüketilen alkollü içkinin rakı olduğuna değinerek, "Ama dünyaya baktığımız zaman, bizim ülkemizde çok tanına bu ürünün pek tanınmadığını görüyoruz. Çoğu insan bu ürünün nasıl içileceğini, tadının nasıl olduğunu dahi bilmiyor ve bu ürünü hiç denememiş. Tabii ki uzun yıllardır tekel altında üretim yapılmasının da bunda büyük etkisi var. Bizim beklentimiz, Meksika'nın tekilası gibi, Fransa'nın konyağı gibi, Türkiye'nin alkollü içkisinin de tüm dünyada tanınması. Bu sayede çok büyük bir katma değer yaratılacağını öngörüyoruz. Çünkü Türkiye'deki çok önemli miktarda, senede 250 bin tonluk üzüm, birkaç milyon kilo anason yine bizim endüstrimiz tarafından kullanılıyor. Dolayısıyla bu çok değerli, yani bir şampanya gibi, bir konyak gibi üzümden üretilmiş bu ürünün dünyada hak ettiği yere gelmesi için markamızı New York'a getirdik" diye konuştu.
Çok sayıda Amerikalıya ulaşıp, çok olumlu yorumlar aldıklarını belirten Egemen Demirtaş, Türkiye'nin de içinde bulunduğu pek çok ülkede, kendilerinin de içinde bulundukları sektörle ilgili dünyada düzenlemeler olduğuna değinerek, "Bunlar tabii ki bir çikolata, bir şeker üretimi gibi düzenlemeleri hafif olan bir sektör değil. Biz şu anda yeni gelen düzenlemelere göre çalışma şeklimizi ayarlıyoruz. Biliyorsunuz reklamlar yapılamıyor, tanıtım faaliyetleri bazı kısıtlamalar var. Bunlara uygun olarak çalışmaya devam ediyoruz. Ancak bu yeni markaların pazara girişi için son derece zor bir ortam yaratıyor. Bu sektöre yatırım yapmayı düşünecek olanların bu düzenlemeleri dikkate alarak hareket etmeleri gerektiğini düşünüyoruz" dedi.
'ÜRETİMİNİ SERBEST BIRAKTIĞINIZ BİR SEKTÖRÜ BALTALARSINIZ'
ABD pazarına girmek için New York'ta ilk kez ürünlerini sergileyen Urla Şarapçılık Yönetim Kurulu Başkanı Can Ortabaş da, New York'ta çok yoğun ilgi, gördüklerini söyledi. Yeni üretici olmalarına karşın İngiltere, Japonya, İskandinavya ülkelerinden sonra ABD'ye yöneldiklerini belirten Türkiye Şarap Üreticileri Yönetim Kurulu üyesi Ortabaş, "Türk şarapçılığımın son yıllardaki gelişmesi gerçekten herkesi etkiledi. Ben inanıyorum ki, dikkat edilir ve iyi bakılırsa Türk şarapçılığına, hükümet de gerekli desteği sağlarsa önümüzdeki on sene içerisinde dünyanın dördüncü yada beşinci şarap ülkesi olabilecek bir potansiyeli var Türkiye'nin. İnşallah istediğimiz ve hayal ettiğimiz gibi olur" diye konuştu.
Türkiye'de tanıtımlara getirilen kısıtlamaların kendilerini etkilediğine de değinen Ortabaş, "'Pantolon üreten insan pantolonunu tanıtacak, gömlek üreten gömleğini tanıtacak. Şarap üreten de şarabını tanıtacak. Buna 18, 20,21 yaş kısıtlaması getirebilirsiniz. Ama, internet sayfanızı kapat, yada hiçbir haber çıkmayacak yada tanıtım yapılmayacak derseniz üretimini serbest bıraktığınız bir sektörü baltalarsınız. Yani burada çok ciddi bir yanlışlık var. Umarım bu yanlışlıktan en kısa zamanda geri dönülür" diye konuştu.