"Uyumak için girdim" savunması yine işe yaramadı!
Ev ve iş yerlerine hırsızlık amacıyla girip suçüstü yakalanan bazı sanıkların başvurduğu "uyumak için girdim" yönündeki savunmalar, yargı kararlarında karşılık bulmamaya devam ediyor. Mahkemelerin gündemine sıkça gelen bu tür beyanların, somut deliller karşısında yeterli görülmediği bir dosyada daha ortaya çıktı.
2026.06.19 10:49 - Son Güncellenme: 2026.06.19 10:49 - Güncel - İHA
Bir sanığın, sabıkasına rağmen konut dokunulmazlığını ihlal ederek hırsızlık suçunu işlediği gerekçesiyle yargılandığı dosyada verilen mahkûmiyet kararı, üst mahkeme tarafından da onandı.
Deliller Savunmayı Çürüttü: "Hayatın Olağan Akışına Aykırı" Değerlendirmesi
Yargılama sürecinde sanık G.D., suçlamaları kabul etmeyerek eve hırsızlık amacıyla değil dinlenmek için girdiğini ileri sürdü. Ancak dosyada yer alan kapı ve pencere zorlamaları, giriş yöntemleri ve olayın gerçekleşme biçimi mahkeme tarafından farklı değerlendirildi.
Mahkeme, elde edilen delillerin sanığın beyanlarıyla örtüşmediğini belirterek, izinsiz girişin hırsızlık kastını açık şekilde ortaya koyduğuna hükmetti. Kararda, "hayatın olağan akışı" vurgusu yapılırken, tanımadığı bir kişinin eve izinsiz şekilde girerek uyumasının makul kabul edilemeyeceği ifade edildi.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi Kararı Onadı
İstinaf sürecinin ardından dosya Yargıtay'a taşındı. İncelemeyi yapan Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanığın temyiz gerekçelerini hukuka uygun bulmadı.
Kararda, temyiz başvurusunun yalnızca hukuki hatalara dayanabileceği hatırlatılırken, dosyada herhangi bir usul veya hukuk ihlali tespit edilmediği belirtildi. Mahkeme, sanık hakkında verilen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarına ilişkin hükmün yerinde olduğuna karar verdi.
"Soyut Savunma" Değerlendirmesi Dikkat Çekti
Yüksek mahkeme kararında, sanığın "suç işlemedim, sadece dinlenmek için girdim" yönündeki savunmasının soyut nitelikte olduğu ve dosya kapsamındaki delillerle çeliştiği vurgulandı. Bu nedenle istinaf ve temyiz başvurularının reddine karar verilerek yerel mahkemenin hükmü onandı.
Karar, benzer dosyalarda sıkça kullanılan savunma stratejilerinin yargı tarafından kabul edilmediğini bir kez daha ortaya koydu.