UÜ Tıp Fakültesi'nde bir ilk gerçekleştirildi

UÜ Tıp Fakültesi'nde bir ilk gerçekleştirildi

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Türkiye'de bir ilki gerçekleştirerek fistülü lazerle tedavi etmeyi başardı. Dünyada çok yeni olan bu yöntemle bir hastanın makat bölgesine yerleşen fistül, lazerle eritilerek kendi üzerine yapıştırılıyor.

2011.11.25 15:06 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Sağlık - HABER MERKEZİ
A
UÜ Tıp Fakültesi'nde bir ilk gerçekleştirildi


Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Öztürk, şu anda dünyada çok yeni olan bu yöntemi Türkiye'de ilk defa başarıyla uyguladıklarını söyledi. Lazer sistemi ile fistülü bir nevi eriterek kendi üzerine yapıştırdıklarını belirten Doç. Dr. Öztürk, "Anüs kaslarını kesip kaslara zarar vermeksizin, vücudun kendi dokularını kullanarak fistülü tedavi ettik. Operasyon anestezi altında 4-5 dakika sürüyor ve hasta 6-8 saat sonra normal hayatına dönüyor. Bu basit ve az ağrılı yöntem sayesinde, büyük abdest ve gaz kaçırma riskini asgariye indirmiş olduk" dedi.
Günümüzde lazerin hemoroid (basur) için yaygın olarak kullanıldığını hatırlatan Doç. Dr. Ersin Öztürk, "Halbuki hemoroidal hastalık için lazer kullanmak, sokağın başındaki bakkala ekmek almaya gidebilmek için lüks otomobil satın almaya benzer. Gereksizdir. Çok daha basit yöntemlerle hemoroidal hastalık tedavi edilebilir. Ancak fistül gibi basit görünen ama tedavisi zorlu bir hastalığın tedavisinde lazerin önemi çok daha büyüktür. İnanıyorum ki lazer, yakın gelecekte fistül tedavisinde altın yöntem haline gelecektir" diye konuştu.

FİSTÜL NEDİR?
Basit bir hastalık gibi görünse de ülkemizde yaygın olarak makat bölgesinde görülen perinal fistülün sık nüksetmesi ve cerrahi tedavi sırasında ortaya çıkan sıkıntılar sebebiyle zorlu bir hastalık olarak bilindiğini belirten Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Öztürk, hastalıkla ilgili şu bilgiyi verdi: "Anal fistüle, kalın bağırsağın makata açılan kısmı (rektum ve anüs) ile makat çevresi cildi arasında olmaması gereken bir yol diyebiliriz. Bu yoldan dışkı, akıntı, gaz kaçışı olabilir. Hastalar akıntı yüzünden makatta ağrı, kaşıntı ve rahatsızlık hissederler. Günümüzde basit fistüllerde, fistülün üstünü kapatan dokular kesilerek, daha kötü fistüllere ise bir ip yerleştirilip vücudun bunu atarken fistülü iyileştirmesi mantığına dayanan 'seton' işlemi uygulanır. İkisinde de makatta, uzun süreli açık bir yara ya da asılı bir iplik olması hastaya haftalarca eziyet verir. Ayrıca iki durumda da makat kasları bir miktar hasar görür. Hele tekrarlayan veya ileri hastalıkta zarar gören kas miktarı artar ve büyük abdest veya gaz tutamama riski artar. Lazerle tedavi bu yüzden hastaya büyük kolaylık getirmektedir."
Lazerle iyileşmeyen veya tekrar eden fistüller için ise tamamen kendisinin geliştirdiği başka bir yöntem olduğunu ifade eden Doç. Dr. Ersin Öztürk, yine kaslara dokunmadan uyguladığı bu tekniği, bilimsel sonuçlarını elde ettikten sonra açıklayacağını söyledi.

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


2011.11.25 15:06 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A