Üçüncü Göz: İstatiksel bakış
Prof. Dr. Erkan Işığıçok, 12 kitap ve 24 yıllık deneyimden sonra istatistiğin üçüncü göz olduğuna karar verdiğini belirtti.
2012.04.06 23:23 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
Türk Ocakları Bursa Şubesi tarafından düzenlenen geleneksel Cuma Sohbeti'nin konuğu olan Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonometri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erkan Işığıçok "3. Göz: İstatistik" konusunu gündeme getirdi.
İstatistiğin yaşamındaki yerine değinen Prof. Dr. Işığıçok "12 kitap yazdıktan sonra istatistiğin 3. göz olduğuna karar verdim. Yaşamımda, 23, 24 yıldan buyana yoğun bir istatistik var. Yürürken bile istatistiğe bakıyorum" diye konuştu. İstatistik okuryazarlığının önemine değinen Prof. Dr. Erkan Işığıçok, "Sayılar özetlenebilir. Yeter ki, veri olsun. Bana verileri verin, size istediğiniz tahminde bulunayım" diye konuştu. İşletmelerde yöneticilere 30 sayfalık raporlar yerine tek sayfalık istatiksel özet raporlar verilmesinin çok daha verimli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Işığıçok, Bursaspor'dan örnek vererek "Bursaspor'un Şampiyonlar Ligi'nde şampiyon olma ihtimali düşüktür, ama sıfır değildir. Örneğin Bursaspor ile Barselona'nın maçı var, Barselona'nın 10 yıllık maç istatistikleri çıkartılır, maçlar kendi içinde 6'lık dilimlere bölünür, kaçıncı dakikada gol geliyor, artıları, eksileri neler, veriler saptanır. İstatistiksel değerler alınır, bu özet bilgilerin ışığında takım hazırlanır. Başarılı olma olasılığı yükselir" diye konuştu. Yeni kurulan şirketlerin yüzde 60'ının ilk üç yıl içinde battığını ancak üç yılda batanların neden battığına yönelik bir çalışma yapıldığında yeni şirket kuran birinin başarı oranının artacağına dikkat çeken Prof. Dr. Işığıçok "Esas olan şu: Üçüncü gözle, verilere tepeden kuşbakışı bakılacak. Şimdi bana havayollarında yılda kaç bavul unutuluyor, diye sorsanız, 300 bin derim. Çünkü veriler var. Geriye dönük on yıllık araştırmanın ortalaması bu. Unutulan bavulların 120 bini bulunmuyor, 180 bini bulunuyor. Geçmiş 10 yılda böyle olmuş, 2012'de de böyle olacak. Havayolu şirketi isek, istatistiklere bakarak bunu değiştirebiliriz" diye konuştu.
İSTATİSTİK NETLEŞTİRİYOR!
Üçüncü göz istatistiksel bakış ile pek çok şeyin daha net görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Işığıçok, görmenin yetmediğini eylemin de şart olduğunu bildirdi. İstatikte tek verinin yeterli olmadığını, mümkünse en az üç veri olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Erkan Işığıçok, analiz için ise 10 verinin grektiğini, 30 veri ile büyük örneklem teorisinin gündeme geldiğini 50 veri ile prosesin davranışının belirlendiğini, 100'ün üzerindeki verilerle ise çok iyi sonuçlar alınabileceğini ifade etti. İstatistiğin kolektif olaylarla ilgilendiğini belirten Prof. Dr. Işığıçok kan grubunun tespiti gibi kesin sonuçların istatistik kapsamına girmediğini kaydetti. "Bir şey mükemmelse şüphelenin" diyen Prof. Dr. Işığıçok, İstatistiğin, rakam, bilim dalı ve ana kütleden örneklemlerle topluluğun geneli hakkında fikir edinme ve tahminde bulunma gibi üç anlamı olduğunu belirtti. Son seçimleri binde 9 hata ile tahmin ettiğini anlatan Prof. Dr. Erkan Işığıçok, bu sonuca 1600 kişilik veriden hareketle vardığını ifade etti. Küreselleşme sürecinde dünyanın küçük bir köye dönüştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Işığıçok "1960'lı yıllarda üretim, 1970'li yıllarda maliyet üstünlüğü vardı. 1980'li yıllarda kalite öne çıktı. 1990'lı yıllarda daha hızlı üretim üstünlüğü, 2000'li yıllarda bilgi üstünlüğü, 2010'lu yıllarda ise Ar-Ge, inovasyon üstünlüğü öne çıktı. Eskiden fiyatı üretici belirlerdi. Örneğin tekstilin yüzde 250 kar ettiği günlerde yüzde 30'luk üretim kaybı önemsizdi. Ancak günümüzde dünya pazarlarında müşteri gereksinimleri öne çıkıyor. Bu da inovasyon ve Ar-Ge ile yakalanıyor. PR ile müşteri beklentilerini ölçün, sorunlarınızı ölçün ve istatiksel olarak belirleyin. Ortalama standart sapma ve istatiksel veri varsa, firmanızı yönetirsiniz." diye konuştu.