TÜRKİYE FİGÜRAN BİLE OLAMADI

TÜRKİYE FİGÜRAN BİLE OLAMADI

Ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun hedefinde hükümet ve hükümetin Libya politikası vardı..

2011.03.22 18:37 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Siyaset - HABER MERKEZİ
A
TÜRKİYE FİGÜRAN BİLE OLAMADI

CHP parti grubunda milletvekillerine seslenen Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin Libya konusunda değil oyun kurucu figüran bile olamadığını iddia ederek Türkiye'nin yanlızlaştırıldığını iddia etti. Hükümete 5 Libya tavsiyesi veren Kılıçdaroğlu, koalisyon güçleri ve batılı ülkeleri iki yüzlülükle suçladı.

İşte Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları:

Nevruz kutlamaları olaysız bir şekilde geçti. Hepimizin Nevruz bayramını kutluyorum. Nevruzu kutladık ama esas bayramımız 12 Haziran'da..

SEYİT ONBAŞI'NIN KÖYÜNÜN YOLU YOK
Balıkesir'de Seyit Onbaşı'nın köyüne gittik. Mevlütü vardı ona katıldık mezarı başında dua ettik ve bütün Seyit Onbaşı'larla birlikte onları şükranla andık. Köylüler geldi ve bize dediler ki bu köyün yolu ve suyu yok. Her yıl törenler düzenlenir, ama asfalt yapılmaz. Tarihimize saygılıysak o köyün yolunu yapmalıyız. Yapmazlarsa 12 Haziran'dan sonra yapacağımız ilk iş o olacaktır.

TAŞERON İŞÇİLİK MODERN KÖLELİKTİR
Sivil Toplum örgütleriyle bir araya geldik. Artık sağırlar diyaloğuna son. Artık biz ne diyorsak birinci elden soracak ve sorularınızı yanıtlayacak. Cumartesi günü Gebze'ye geldik. Gebze sanayinin patladığı bir yer. Aslında küçük bir Türkiye örneği. Süratle büyüyen iddialı bir ilçe. Ve orada biz taşeronluğa hayır mitingini gerçekleştiriyoruz. Taşeron işçi uygulaması 12 Eylül'ün bir ürünüdür.

Taşeron işçisi aslında çağdaş bir köle. Miting yaptığımız alanda bir işçinin söylediği bir sözdür. Bu tabloya CHP'nin evet demesi mümkün müdür? Hayır. Emeği savunan işçiyi savunan bir partiyiz. Sayıları milyonu aştı. Taşeronluk sürsün diye Adalet ve Kalkınma Partisi'dir. Örgütlenmeye karşı olan AKP'dir. İş güvencesini tırpanlayan AKP'dir.

ÜCRET SENDİKACILIĞINA KARŞIYIZ
Biz ücret sendikacılığına karşıyız. İşçi ve işveren artık ayrı konumda değillerdir. Ücret sendikacılığı gibi bir sendikacılığa karşı olduğumuzu ifade ediyoruz. Bunu da her sendikacı arkadaşımızın bilmesini isteriz. 1 milyonu aşkın taşeron işçisi var. Aile sigortasını nasıl anlatacaksak taşeron işçiliği de öyle anlatacağız. Onlara söyleyeceğiz senin hakkını savunan CHP'dir.

ALLAH BAŞBAKAN'A AKIL FİKİR VERSİN
Bugün Japonya nükleer sızıntı ile karşı karşıya. Bu olaydan sonra dünya ülkeleri nükleer konusunda yeni çalışmalar yapmaya başladı. Ama bir ülkenin başbakanı çıkıp tüp gazla nükleer teknolojiyi aynı kefeye koydu. Ne diyeyim Allah akıl fikir versin. Tüpgazla nükleerin aynı şey olduğunu zannediyor. Radyasyonun DNA'ları değiştirdiğini bilmiyor. Bilmiyor ve ülkeyi yönetiyor. Ben söyledim aynaya bakmadan konuş diye eğer cama bakarak konuşsaydı bu böyle olmazdı. BiZ nükleer santral için Ruslar'la bir anlaşma yaptık. Gelin Türkiye'de bir nükleer santral kurun. Bu nükleer santral dünyanın başka bir ülkesinde inşaa edildi mi hayır diyorlar. Niçin uluslararası bir ihale açılmadı ve neden Rusya'ya gel yap dediler? Niye nükleer enerji yaratırsınız daha ucuz elektirk için. Kilovatsaatine 13 sent para verilmiş. Dünyanın en pahalı enerjisini alacağız. Buradan bütün sanayicilere sesleniyorum, iktidarın arkasındaki şakşakçı sanayicilere sesleniyorum; itiraz etmediğiniz için size sesleniyorum. 15.5 sentten size elektrik satacaklar. Siz bu parayla enerji satın alıp nasıl rekabet edeceksiniz? Siz buna niye itiraz etmiyorsunuz? Her şeye biz mi itiraz edeceğiz? Gidin bir bakın 15.5 sente elektrik üreten başka bir santral var mı yok mu? Bir başka daha önemli nokta var. Bağımlılık yaratan bir sürecin içinde olmaz. Doğalgazda ve petrolde Rusya'ya bağımlı hale geldiniz. Enerjide bağımlılık Rusya'da yüzde 60'ı buldu. Hangi hükümet böyle bir politika uygulanabilir. Yapılmak istenen santralin ecemiş fay hattına 25 km uzaklıkta. Daha garip bir rakam vereyim yer lisansı 38 yıl önce alınmış. Ya insan bir daha bakar.

RAFİNERİYİ BİZİM ÇALIK KURUYOR
Samsun'da da bir rafineri kuruluyor. O kim biliyor musunuz? Bizim Çalık'ın. Bunlarda kul hakkı yememe bilinci yok. Yoksa böyle köşelik olur mu?

Dünyanın gündeminde Libya var. Libya ile ilgili bizim tarihi ve kültürel bağlarımız var. Ticari ilişkilerimiz var yatırımlarımız var. Dost Libya halkı ile Türkiye arasında öyle bir köklü sorun yaşanmadı. 21 yy despotların tarih sahnesinde silineceği bir yy olacağına inanıyoruz. İletişim ve teknoloji çok gelişti. Dünyanın herhangi bir yerindeki bir olay saniyeler içinde başka bir noktaya ulaşabiliyor. Böyle bir süreçten geçiyoruz. Sorun hakların daha fazla demorkasi ve özgürlük istemesinden kaynaklanıyordu. İlke olarak biz hiç bir gücün dışarıdan müdahale etmesini istemeyiz. Halklar kendi mücadelelerini kendileri yaşama geçirmelidir. Kaddafi'nin çekilmesi, Libya'nın petrol kaynaklarının emperyalist ülkelere peşkeş çekilmemesi gerektiği bizim söylemlerimizdir. Ama bir başka gerçek daha var. Türkiye izlediği dış politika ile giderek dışlanıyor ve yanlızlaşıyor.

TÜRKİYE FİGÜRAN BİLE OLAMADI
Bakın Arap Birliği ile batı Türkiye'yi es geçerek Arap dünyası ile bağlantı kurdular. Türkiye bırakın oyun kurucu olmayı figüran bile olamadı. Hangi çağdaş ülkenin siyasetçisi bir diktatörden insan hakları ödülü almıştır. Tek örneği vardır Recep Tayyip Erdoğan. Başbakan o ödülü Başbakanlık'ta tutmasın alsın evine götürsün. CHP, askeri hareketin durdurulmasını istiyor.

HÜKÜMETE 5 LİBYA TAVSİYESİ
Hükümete buradan 5 çağrımız var..

*Türkiye Libya'nın işgali ile sonuçlanacak her türlü gelişmeye karşı çıkmalıdır. NATO'nun askeri operasyonlarına izin vermemelidir.

*Türkiye Libya'lı kardeşlerine yardım elini uzatmalıdır.

*Türkiye ilgili diğer ülkelerle birlikte siyasi bir diyalog süreci oluşturmalıdır. Kaddafi halkının sesini dinlemeli ve yeni bir Libya'nın önünü açacak kararlardan çekinmemelidir.

*Hükümet ARap Briliği İKO ve AB ile diyaloğunu arttırmalıdır.

*Türkiye siyasi bir Libya temsilcisi atanmalıdır.

Bu arada batılı güçlere de bir iki sözümüz var. Allah aşkına bu ülkelere silahları siz satmadınız mı? Silahları satarken bunlar aklınıza gelmedi mi? Baskının ve demorkasinin bağdaşmayacağını siz daha iyi bilirsiniz.

Bu diktatörler parasını sizin bankalarınızda tutuyor ama düştükleri zaman paralarına el koyuyorsunuz. Batının da kendi etik değerlerini sorgulaması gerekli. Yeri gelince bombalarsınız siviller ölür mazlum insanlara demokrasi getireceğiz diyeceksiniz, beyefendi diktatörlerin paralarını kendi bankalarında tutup demokrasi diyeceksiniz.

Bir iki küçük konu üzerinde durmak istiyorum. Biliyorsunuz KPSS'de sorular çalındı. Fakat bu soruların tümünü gören bir kişi var. Bu kişi doktora yapsın diye yurt dışına gönderildi. Tamamlamadan geri geldi ve bu kişi soruşturmanın dışında kaldı. Bu kişi kimdir ve neden soruşturma kapsamı dışında tutulmuştur.

BALYOZ DAVASINDA İSMİ GEÇEN KİŞİ KAMU GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞI'NDA
Balyoz darbe belgelerinde adı geçen kişi şimdi Kamu Güvenliği Müsteşarlığı'nda yardımcılık görevini yürütüyor. Geçen hafta Kayseri olayıyla ilgili rüşvet defterini gönderdik. Gazeteci sorunca onun belge ile alakası yok diyor. Altında imzası yok deniliyor. Düşünün Adli Tıp'a gönderilse her şey belli olacak. Soruşturma dosyasında defteri görmeyen rüşvetleri koruyan bir kişi Başbakanlık koltuğunda oturan Recep Tayyip Erdoğan'ı bütün millete şikayet ediyorum. başbakan nasıl bu kadar kayıtsız kalabilir. Artık rüşvet toplamayı meşrulaştırmıştır. CHP'li belediyelere gelince sabah akşam bir müfettiş. Gönder göndermezsen namertsin. Hatta ne kadar müfettiş gönderirsen biz o kadar memnun oluruz.

Recep Tayyip Erdoğan hiç endişen olmasın bu rüşveti ortaya çıkaracağız. Salı günü onların bir maskesini indireceğiz. Şimdiden söylüyorum ki onlar da hazırlık yapsınlar. 

Diğer Siyaset Haberleri için tıklayın


2011.03.22 18:37 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A