Türkiye'de ilk kez pars doğal ortamda görüntülendi

Türkiye'de ilk kez pars doğal ortamda görüntülendi

Türkiye'de yaşadığı bilinen fakat bugüne kadar görüntülenemeyen parsın doğal ortamdaki fotoğrafları, KTÜ Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü öğretim elemanları tarafından çekildi - Bölüm Başkanı Prof. Dr. Başkaya: "Parsın İlk fotoğraflarını foto kapan ile çektik. Bugüne kadar parsa ait toplam 25 kadar fotoğraf elimizde var ve çekmeye devam ediyoruz" -"Fotoğrafları çektiğimiz yerin nerede olduğunu, parsların güvenliği açısından şimdilik açıklamıyoruz ama taslak sınırları Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne sunduk"

2013.09.12 13:34 - Son Güncellenme: 2013.09.12 13:36 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Türkiye'de ilk kez pars doğal ortamda görüntülendi

Türkiye'de yaşadığı bilinen fakat bugüne  kadar görüntülenemeyen parsın doğal ortamdaki fotoğrafları, Karadeniz Teknik  Üniversitesi (KTÜ) Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü öğretim elemanları  tarafından çekildi.
KTÜ Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şağdan  Başkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, efsane olarak bugünlere kadar gelen,  yaşadığı bilinen fakat görüntülenemeyen bu gizemli türün fotoğraflarını  çektiklerini belirtti.
Fotoğrafların, aynı zamanda Türkiye'de parsın doğal ortamda çekilen  ilk fotoğrafları olduğunu vurgulayan Başkaya, şöyle devam etti:
"Parsın Türkiye'de halen yaşadığını ısrarla yaklaşık 20 yıldır  söylüyoruz. İlk olarak 1994 yılında konuyla ilgili çalışmalara başladık. Aradan  geçen sürede parsın önce ayak izlerine ve dışkısını ve nerelerde olabileceğini  belirledik. Türün dağınık ancak birçok yerde hayatta olduğunu tespit ettik.  Türkiye'de yaklaşık 30 ilde yaşadığını tahmin ediyoruz. Bundan sonra pars ile  ilgili çalışmalarımız aralıksız devam edecek."
Parsın ilk fotoğraflarını 5 Temmuz 2013 tarihinde foto kapan ile  çektiklerini belirten Başkaya, "Bugüne kadar parsa ait toplam 25 kadar fotoğraf  çektik ve çekmeye de devam ediyoruz. Elimizdeki foto kapanlar az sayıda ve eski  teknoloji olması nedeniyle çektiğimiz fotoğrafların çoğu siyah beyaz ve röntgen  filmi gibi. Ancak yakında yeni foto kapanlarla türe ait renkli görüntüleri de  elde edeceğiz" dedi.
Kullandıkları foto kapanların çoğunu Orman ve Su İşleri Bakanlığı,  Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nden temin ettiklerini belirten  Başkaya, bu desteğin türün korunması için yapacakları bütün çalışmalarda devam  edeceğine inandıklarını söyledi.

 

Koruma alanı ilan edilmesi için taslak sınırlar belirlendi
Başkaya, parsın fotoğraflarının çekildiği alan ve civarının korunan  alan ilan edilmesi için taslak sınırları belirlemek amacıyla KTÜ Yaban Hayatı  Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü öğretim elemanlarından oluşan ekiple 3 aydır arazide  çalışma yürüttüklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Fotoğrafları çektiğimiz yerin nerede olduğunu, parsların güvenliği  açısından şimdilik açıklamıyoruz. Çünkü bu yeri söylersek, herkes oraya gidip  parsın görüntüsünü almaya çalışabilir ya da kötü niyetliler bu hayvanlara zarar  verebilir. Bu bilgilerin, sahanın hızlı bir şekilde koruma alanı ilan edilmesi,  en az iki daimi bekçi ve kamera sistemi ile korunmaya başlamasından sonra  kamuoyuna açıklanmasını daha doğru buluyoruz. Fakat alan ile ilgili taslak  sınırları Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne sunduk. Türün korunması  konusunda TÜBİTAK'a sunmak üzere bir araştırma projesi hazırladık ve yakın  gelecekte türle ilgili daha fazla detaylı bilgileri elde etmeyi planlıyoruz."

''Anadolu parsı demek için erken''
Başkaya, yaklaşık 20 yıl önce hemen herkesin ''Pars tükendi'' dediği  zamanlarda, ilk defa Kaçkarlarda ayak izlerine rastladığını belirterek, "Pars  ülkede bugüne kadar Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Batı Karadeniz'de toplam  sekiz ilde varlığını bizzat tespit ettik. Bununla birlikte parsın, ülke genelinde  Akdeniz, Güney Doğu Anadolu, Orta Karadeniz, Güney Marmara ve hatta Ege gibi  birçok bölgede yaşadığına inananıyoruz" diye konuştu.
Başkaya, Türkçe adı Pars (Bars), Latince adı Panter (Panthera) ve  İngilizce adı ise leopar (Leopard) olan parsa, henüz Anadolu parsı demek için  erken olduğunu, türün henüz hangi alttür olduğunun belli olmadığını da  vurgulayarak, fotoğrafların Kafkas veya İran Parsı ile sınır teşkil eden bir  yerde çekildiğini söyledi.
Başkaya, Anadolu coğrafyasında birden fazla alttürün yaşama ihtimali  bulunduğunu ve fotoğraflarını çektikleri parsın eğer başka bir alttür olması  halinde bunun muhteşem bir zenginlik olacağını da kaydetti.


Parsın neslinin, yok olmadan bugüne kadar gelebilmesinde genelde  gececi bir tür olmasının yanısıra, çok ihtiyatlı olması, zor arazi şartlarına  uyum sağlayabilmesi, insanlardan çekinen ve insanlara karşı aşırı tedbirli  davranan bir tür olmasının etkili olduğuna değinen Başkaya, parsın bu günlere  insan desteği olmadan geldiğini vurguladı.
Başkaya, pars ile ilgili çalışmalar yapmaya hevesli kişi ve sivil  toplum örgütlerinin bu ve benzeri sahalara Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel  Müdürlüğü'nden izin almadan girmemeleri gerektiğini, her türlü saha ziyaretinin  türü rahatsız edebileceğini belirterek bu konuda herkesi çok hassas davranmaya  davet etti.
 

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2013.09.12 13:34 - Son Güncellenme: 2013.09.12 13:36 - HABER MERKEZİ
A