Türkiye'de derelerde altın peşine düştüler! Bir günde 20 grama kadar buluyorlar
Ankara merkezli 30 kişilik ekip, Türkiye'de dere yataklarında kırıntı altın arıyor. Hamza Kındımoğlu, doğru bölgede günde 20 grama kadar altın bulunabildiğini söyledi.
2026.07.11 14:35 - Son Güncellenme: 2026.07.11 14:44 - Güncel - İHA
İLGİLİ VİDEO
Ankara'nın derelerinde günde 20 grama kadar altın buluyorlar
Türkiye'nin farklı bölgelerindeki dere ve akarsular, son dönemde sıra dışı bir hobiyle gündeme geliyor. Ankara'da yaşayan ve farklı meslek gruplarından yaklaşık 30 kişinin oluşturduğu ekip, boş zamanlarında doğaya çıkarak kırıntı altın arıyor. Ekibin açıklamasına göre doğru bölgeye rastlandığında bir günlük çalışmada 20 grama kadar altın bulunabiliyor.
Kırıntı madenciliğini hobi olarak yaptıklarını belirten ekip üyeleri, Türkiye'nin çeşitli noktalarında keşif çalışmaları gerçekleştiriyor. Dere yataklarındaki taş, kil ve akıntı yapısını inceleyen grup, altın bulunma ihtimali yüksek alanları belirlemeye çalışıyor.
Ekibin kurucularından Hamza Kındımoğlu ise altın aramanın yalnızca dereye girip toprak elemekten ibaret olmadığını vurguluyor. Kındımoğlu'na göre sonuç alabilmek için araziyi tanımak ve suyun hareketlerini doğru yorumlamak büyük önem taşıyor.

30 Kişilik Ekip Türkiye'nin Farklı Derelerinde Altın Arıyor
Ankara merkezli ekipte asker, polis, makine mühendisi ve esnaf gibi farklı mesleklerden kişiler bulunuyor. Yaklaşık 30 kişiden oluşan grubun 9 üyesinin kırıntı madenciliği konusunda ileri düzey deneyime sahip olduğu belirtiliyor.
Ekip belirli dönemlerde bir araya gelerek farklı bölgelerdeki dere ve akarsularda keşif yapıyor. Çalışmalarda özellikle suyun taşıdığı malzemelerin biriktiği noktalar ve dere yatağındaki jeolojik yapı inceleniyor.
Kındımoğlu, Türkiye'nin birçok ilinde kırıntı altına rastlanabileceğini savunurken bunun her dere yatağında altın bulunacağı anlamına gelmediğine dikkat çekiyor.
Bir derede altın izine rastlansa dahi değerli metalin su yatağının tamamına eşit şekilde dağılmadığını belirten Kındımoğlu, doğru noktayı tespit edebilmek için "dere okumayı" bilmek gerektiğini ifade ediyor.
Bir Gün Hiç Bulamıyorlar, Başka Gün 20 Gram Altın Çıkıyor
Kırıntı altın arayan ekibin elde ettiği miktar her keşifte değişiyor. Arazi yapısı, suyun geçmiş dönemlerdeki hareketleri ve birikim noktaları bulunan altın miktarında belirleyici olabiliyor.
Hamza Kındımoğlu, bazı günlerde yalnızca yarım gramlık altına ulaştıklarını, kimi çalışmalarda ise hiçbir sonuç alamadıklarını söyledi. Buna karşılık doğru bölgeye rastlandığında günlük 18 ila 20 gram arasında altın buldukları dönemler de yaşandığını aktardı.
Özellikle kil birikintilerinin bulunduğu bazı noktalarda tek seferde daha yüksek miktarlara ulaşılabileceğini belirten Kındımoğlu, 20-30 gramlık altın birikintileriyle karşılaşmanın mümkün olduğunu dile getirdi.
Ekibin ilk kurulduğu dönemlerde altın içeren dere yataklarını tespit etmekte zorlandığını anlatan Kındımoğlu, yaklaşık bir yıl boyunca ciddi bir sonuç alamadıklarını ve küçük bir altın parçasının dahi kendileri için büyük heyecan oluşturduğunu ifade etti.
"Türkiye'nin Hemen Hemen Her İlinde Altın Çıkıyor"
Kındımoğlu'nun dikkat çeken açıklamalarından biri de Türkiye'deki altın potansiyeline ilişkin oldu. Türkiye genelinde birçok bölgede kırıntı altın bulunabileceğini ifade eden Kındımoğlu, bilinçsiz şekilde yapılan aramaların çoğunlukla sonuç vermediğini söyledi.
Altın aramak isteyen kişilerin öncelikle eğitim alması gerektiğini savunan Kındımoğlu, dere yatağındaki taşların yapısının tanınmasının önemli olduğunu belirtti.
Suyun akış yönü, geçmiş dönemlerde oluşan birikintiler ve ağır minerallerin toplandığı bölgeler, kırıntı altın aramalarında dikkate alınan unsurlar arasında bulunuyor.
Kındımoğlu, bir bölgede altın tespit edilmesinin derenin her noktasında aynı sonucu vermeyeceğinin altını çizerek doğru alanın belirlenmesinin deneyim gerektirdiğini ifade etti.
Altın Ararken Doğayı Temizleyip Fidan Dikiyorlar
Kırıntı madenciliği yapan ekip, doğada gerçekleştirdikleri çalışmaların ardından bölgede temizlik yaptıklarını belirtiyor. Grup üyeleri, keşif gerçekleştirdikleri alanlarda mıntıka temizliği yaparak çevrede bulunan atıkları topluyor.
Ekibe katılanlar için dikkat çeken bir kural da uygulanıyor. Kındımoğlu'nun aktardığına göre gruba dahil olan her kişinin iki çetin ceviz fidanı dikmesi gerekiyor.
Ekip, dere kenarlarında yaptıkları çalışmalarda doğal yapının bozulmamasına dikkat ettiklerini ve çalışma tamamlandıktan sonra bölgeyi temiz bıraktıklarını ifade ediyor.
Sit Alanları ve Maden Sahaları İçin Uyarı
Kındımoğlu, kırıntı madenciliğiyle ilgilenen kişilerin çalışma yapılacak bölgenin statüsüne dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Sit alanları ve ruhsatlı maden sahalarında çalışma yapılmaması gerektiğini vurgulayan Kındımoğlu, bu bölgelerin yasak kapsamında olduğunu belirtti.
Dere yataklarında gerçekleştirilen faaliyetlerde doğal yapının bozulmaması gerektiğine dikkat çeken Kındımoğlu, kullanılan ekipmanların ve çalışma yöntemlerinin de önem taşıdığını ifade etti.
Kırıntı altın aramak isteyenlerin herhangi bir çalışma öncesinde bölgenin hukuki ve çevresel statüsünü araştırması gerektiği belirtiliyor.

Buldukları Altını Ayar Evlerinde Sertifikalandırıyorlar
Dere ve akarsulardan elde edilen kırıntı altınlar, ekip tarafından ayar evlerine götürülüyor. Burada eritilen altının saflık değerleri belirlenerek sertifikalandırıldığı ifade ediliyor.
Sertifikası hazırlanan altının daha sonra kuyumcular aracılığıyla satılabildiğini belirten Kındımoğlu, kırıntı madenciliğinin doğru ve bilinçli yapılması halinde ekonomik bir değer oluşturabileceğini savunuyor.
Bin kişinin günlük birer gram altın elde etmesi halinde Türkiye ekonomisine günde bir kilogram altın kazandırılabileceğini öne süren Kındımoğlu, bu yöntemin altın ithalatının azaltılmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyor.
Bir gün hiçbir sonuç alamayan, başka bir keşifte ise 20 grama kadar altına ulaşabildiklerini söyleyen 30 kişilik ekibin dere yataklarındaki sıra dışı hobisi, kırıntı altın madenciliğini yeniden gündeme taşıdı.

