Türkiye'de açlık-kıtlık olacak mı? Bursa'da uzman konuştu...
Bursa Sanayicileri ve İş insanları Derneği'nin (BUSİAD) marka etkinliği olan Çekirge Toplantısı Dünya Gazetesi Yazarı Ali Ekber Yıldırım'ın "Türkiye'de Gıda Güvenliği ve Tarım" konulu konuşması ile BUSİAD Evi'nde gerçekleşti.
2022.06.06 21:37 - Son Güncellenme: 2022.06.06 23:38 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
ERCAN ÇALIŞIR / BURSADA BUGÜN
BUSİAD tarafından düzenlenen Türkiye'de Gıda Güvenliği ve Tarım konulu Çekirge Toplantısı BUSİAD Evi'nde gerçekleşti. Toplantıya BUSİAD Başkanı Buğra Küçükkayalar'ın ev sahipliğinde Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Süleyman Çelik, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Erdem Seker, MARSİFED Başkanı Ramazan Kaya, Bursa Gıda Mühendisleri Oda Başkanı Serkan Gümüş, Uludağ Meyve Sebze Mamülleri İhracatçılar Birliği Başkanı Özkan Kamiloğlu, UEDAŞ Genel Müdür Ali Erman Aytaç ve BUSİAD üyeleri katıldı.
Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım'ın konuşmasından satır başları;
Pandemi döneminden beri bana, 'Açlık, kıtlık olacak mı?' diye soruyorlar. Üretirsek olmaz. Bu ülkede böyle şeylerin konuşulması bile kabul edilebilir değil. Tarım devasa bir sektör. Tarım sadece bitkisel üretim değildir. Hayvancılıkta var. Sizlere ilk kez duyacağınız şeyler söylemeyeceğim. Bir kez daha hatırlatma yapmış olacağım. GSYH 45.8 milyar dolar tarımın payıdır. İhracat 23 milyar dolar. İthalat 19 milyar dolar. Bankalar 180 milyar dolar kredi sağlıyorlar. Önceden çiftçi bankaya giderdi şimdi ise banka çiftçilere kredi vermek için geliyor.
Biz kuru meyvelerde dünyada ilk sıralardayız. Yüzde 600 civarında üretime sahibiz. Fakat bunları tüketmeyi pek sevmiyoruz. Kendimize bu ürünlerde yeterliyiz. Yaş meyve sebzede de yeterliyiz. 56 milyon ton üretilen bu ürünlerin yüzde 10 'unu ithal edebiliyoruz.
Yağlı tohumlarda yetemiyoruz. Ay çiçeği'nin yüzde 60'ını üretebiliyoruz. Soya da yüzde 5 üretim yüzde 95 ithalat var. Mercimek üretimi yüzde 70. Kalan ithalatı Kanada ağırlıklı yapıyoruz. İthallerin bir kısmı da işlenip ihraç ediliyor.Ülkemizde buğday üretimi 17.6 milyon ton. Türkiye 10 milyon ton ithalat yapıyor. Bu ürünü eskilerin ithalatçısı Rusya'dan biz ithalatımızın yüzde 84'ünü yapıyoruz. Yaklaşık 7 milyon ton kadar.Yemi de dışarıdan ithal ediyoruz.
Pamukta da ithalatçıyız. 1 milyon ton ithal edip işliyoruz. İhraç ediyoruz.
Tütünde 60 bin ton üretim var. 2001'den önce 120 milyon ton üretiyorduk. Şekerde pancar olarak yeterliyiz. Fakat geçen sene üretim yüzde 20 azaldı. Çuvalı 200 lira iken şu an 1200 lira civarında. Geciken ama doğru bir adım atıldı. Şeker pancarı alım fiyatı açıklandı. Üretimi devam ettirebilmek için ton başına 800 lira olarak açıkladılar ve sonra 1100 liraya çıkarıldı. Türk Şeker'in yanlış yönetiminin açığı kapatılmaya çalışılıyor.
"HÜKÜMETLER TARIMI DEĞERLİ GÖRMEDİ"
Bakan Kirişçi, "3 milyar hektar ekilmeyen arazi var" demişti. Tarım savunma sanayi kadar önemli fakat o kadar desteklenmiyor. Ülkeyi yönetenler hiç bir zaman değerli görmedi. Koalisyon hükümetleri zamanında tarım bakanlığı en son alınan bakanlıktı. Kimse almak istemiyordu. Sanayinin yanında tarım üvey evlat oldu. Ama birbirine engel değil. Beraber yapılabilir.
Çiftçi girdileri oldukça ağırlaştı. Ton başına TMO 6 bin lira alım fiyatı açıkladı ayrıca ekstra ton başına bin lira ücret verecek. Anlaşılan TMO ürünlerin oraya gitmesini istiyor. Girdilerin desteklenmesi lazm. Hindistan bunu yapmış ve çiftçilerin üretim yapmasını sağlamıştı.
"DÜNYA STOĞUNUN YARISINI ÇİN YAPTI"
Çin çok ciddi stok yaptı. Üreticiler elindeki stoğu vermek istemiyor. 'Makarna mı, un mu alalım?' diye soranlar var. Ne kadar çok alırsanız fiyat o kadar yükselir. Dünya stoklarının yarısı Çin'de. Buğday da kartelleşme var. 3-5 ülke bu işin içinde. Satmadıkları zaman kriz çıkıyor.
Rusya ve Ukrayna'nın ön plana çıkma nedeni buğdayın dünyada yüzde 30 ihracatçı olmasıdır. Bazı ülkeler tamamen bu iki ülkeden ihracat yapıyor. Biz buğday ithalatımızın yüzde 90'ını bu ülkelerden yapıyoruz. Ay çiçeğinin yüzde 65'ini yine bu ülkelerden yapıyoruz. Fakat yaş sebzenin yüzde 35'ini Rusya'ya yapıyoruz. Ürünü almadıkları zaman yine kriz çıkıyor.
"ÇİFTÇİNİN GİRDİLERİ SÜBVANSE EDİLMELİ"
Son 20 yılda buğdayda 20 milyon ton üretimimiz var. Bu nisanda yağış olmadı. Buğdayda sıkıntı olacak gibi duruyor. Arpa konusunda bolluk var.
Şeker pancarı üretimi sulama ve diğer girdilerin maliyeti nedeniyle pancar üretimi yapanlar bu işten çekildi . İhracat yasaklandı. Fiyat açıklaması yapıldı. Üreticiler inşallah bu açıklamaya itibar edip üretim yapar. Gübre gibi diğer girdiler konusunda kesinlikle sübvanse yapılmalı. Adeta çiftçiye üret diye yalvarmak gerekiyor.
"ET İTHALATININ ÇÖZÜM OLMADIĞI ORTAYA ÇIKTI"
2010'da et olarak ne bulursak ithal ettik. İthalatın çözüm olmadığı ortaya çıktı. Süt inekleri kesildi. Süt fiyatları da belirleniyor fakat fiyatı arttırılmıyor. Süt ineği olanlar elinde ki hayvanları çıkarmak istiyor. Kredi ile girenler 5 bin ineği olanlar bu maliyetler ile devam edemediğini beyan edip çekildi. Hayvancılıkta sıkıntılı bir dönem yine bizi bekliyor. Süt ineklerinin kesildiği dönem yaşadık.
"TARIM, SANAYİ, TURİZM BİRLİKTE YAPILABİLMELİ"
Bursa meyvecilik için üretim merkezi olarak biliyor. Şeftali, zeytin, siyah incir, deveci armudu.
Otomotiv ve tekstil yine bir zamanlar çok güçlüydü. Bursa dünyada olduğu gibi ikilemde kalmış durumda. Tarım, sanayi ve turizm beraber ilerleyebilirse kimse digerinin alanını işgal etmezse büyük potansiyelini kullanırsa herşey daha güzel olabilir.
"BURSA MARKA DURUMDA"
Ahududu üretimi yüzde 95, böğürtlen yüzde 73. Bu gibi oranlar çok önemlidir. Enginarda da Bursa marka durumda. Brokoli üretimi için dünya talep ediyor. Fakat bu üründe fiyat yükselemediği için üretim yapılmıyor. Tarımda marka sorunu var. Bursa bu konuda elini taşın altına koyacaktır.
"BAKANLAR DEĞİŞTİ PROJELER RAFA KALKTI"
Beni dinleyenler benden daha karamsar oluyor. Ülkemizin potansiyeli var. Zengin toprakların fakir insanı olmamalıyız. Havza bazlı çalışmalar oldu. Mehdi Bey bu projesi ile umut aşılamışken Faruk bey geldi. Gerçekleşemedi. TARBİL projesi doğdu. Her koşulu ölçen, Türkiye genelinde istasyonlar kurulacak bir projeydi. Büyük bir devrim olacaktı. Ama o da rafa kalktı. Yani asıl sorun bakan ve hükümet değişimi yaşanması ve rafa kalkması. Sürdürülebilir olması gerekiyor.
Gençlerin tarıma ilgisi var. Bu gençleri kazanabilirsek çok büyük bir atılımla ve enerji ile potansiyel ortaya çıkabilir.
TÜİK "et üretimi 2 milyon tona çıktı" dedi. Burada bir yanlışlık var. 2021'e kadar olan bilgileri çöpe attı.
"İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE ÖNLEM ALINMALI"
İklim değişikliği ile ilgili önlem alınmalı. Bu tüm dünyanın baş etmesi gereken bir sorun. İklim ve su düşünülmez ise ilerleme kat edilmez. Hiç bir ülkenin başarılı tarım politikası bizim ülkemize uymaz. İklimi, çiftçisi, coğrafyası, toprağı farklı. Bunlardan ders çıkarmamız gerekiyor. İsrail'de hayvana yem ile eziyet edilirken Yeni Zelanda'da olağanüstü haklar veriliyor. İki ülkede üretimi arttırmak için bu adımları atıyor. Bizim de kendi coğrafyamıza kendi modelimiz olmalı" diye konuştu.
BUSİAD Başkanı Buğra Küçükkayalar'ın konuşmasından satır başları;
"Küresel ısınma ve pandemi nedeniyle artan girdi maliyetleri, Rusya Ukrayna savaşı sonrası gıda güvenliği en çok konuştuğumuz konulardan oldu. BUSAİD'a yakışır bir çalışma yaptık. Tarım, Turizm ve Sanayiden bahsettikçe garipseniyoruz. Bursa Türkiye'nin üretim üssüdür. Süt ve meyvede tarımı yönetiyoruz. Derdimiz üretim. Katma değeri yüksek verimli üretim. Kurucularımız da yıllar önce bu zamanları âdeta ön görmüş. Görüyor ve farkına varıyoruz ki tarımsal alanlar kaybedilmemeli. Son yıllarda sanayici kimliği ile tanınan bazı üyelerimizin tarımı da işlerinin arasına eklemesini memnuniyet ile karşılıyoruz. Sizlerle bir arada olmaktan mutluluk duyuyor iyi akşamlar diliyorum."