'Türkiye boyun eğmiyor'
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin önüne dayatılan engellere boyun eğmediğini açıkladı.
2013.07.12 22:22 - Son Güncellenme: 2013.07.12 22:30 - Güncel - HABER MERKEZİ
Bingöl Havalimanı'nın açılışını gerçekleştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra Bingöl Valiliği'ni ziyaret etti. Erdoğan, yol boyunca vatandaşların ilgisini görünce, otobüsünü durdurup çocuklara oyuncak dağıttı. Valilik binası önünde törenle karşılananan Başbakan Erdoğan, Vali İbrahim Taşyapan'la yaklaşık 1.5 saat görüştü. Bu sırada Bingöllü olan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile birlikte valilik binası balkonuna çıkarak gazetecilere, "Çekin bakın Bingöl'ün iki bakanı var" diyerek Bağış'ı gösterdi. Erdoğan'ın, valilik ziyareti sırasında da sıkı güvenlik önlemleri alındığı görüldü. Bir helikopter kent üzerinde sürekli uçuş yaptı.
Başbakan Erdoğan, valilik çıkışında da toplanan kalabalığın içerisindeki çocuklara oyuncak dağıttı, ardından Bingöl Üniversitesi'nde verilen iftar yemeğine katıldı. Erdoğan, Ramazan ayı ile birlikte gündemlerine sabır ve sevgi yerleştiğini, Allah'ın sabrı sevdiğini ve sabır edenlerle birlikte olduğunu ifade ederek, "Sabır ancak acziyet değildir. Bizim nezdimizde sabır ileri görüşlülüktür geleceği düşünmektir. Hayal etmektir" dedi. Bugüne kadar çok zulüm, baskı, provokasyon ve haksızlık gördüklerini ama sabır ve metanetle hepsinin üstesinden geldiklerini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:
"Diklenmeden dik durarak mücadelemizi sürdürdük, diğer yandan dua ettik, sabrın sonunda muradımıza ulaştık. Demokratik hayatımızda çok muhtıra ve darbe yaşadık. Aziz milletimiz onca badireye rağmen dünyaya kardeşlik dersi vermiştir. Milletimiz kardeşinin acısını kendi acısı bilmiş kardeşinin başarısı ile övünebilmiştir. Bizler kendi kalbini kardeşinin kabine yerleştirmiş milletin çocuklarıyız. Suriye, ve Mısır'da kardeşlerimizin acısını içimizde hissettik. Birileri 'Dış politika iflas etmiştir' diyor. Bunlar tarihi bilmiyor. Ecdadımız Osmanlı'nın Hint Yarım Adası'na gitmesinin bir anlamı vardı. Adaletin tecellisi oraya ya kadar gittiler. Sınır komşularında olanlara seyirci kalamayız. Ya elimizle ya dilimizde müdahale edeceğiz ya da buz edeceğiz. Biz dolar ve avroları görerek kuyruğa giremeyiz. Kardeşliği çıkara ve menfaate dayalı bir ortaklığa dayandırmayız. Kendimiz için ne istiyorsak dünyanın her yerindeki kardeşlerimiz için aynısını istiyoruz."
Başbakan Erdoğan, Milli Birlik ve Kardeşlik projesini de bu anlayış üzerinde ilerlettiklerini ifade ederek, şunları söyledi: "Ret, inkar ve asimilasyon politikalarını kardeşliğimizin önündeki en büyük engel olarak gördük ve ellerimiz ile reddettik. Gençlerin kanının ve anne ve babalarının gözyaşlarının akmasının kardeşliğimizin önünde büyük engel olarak gördük. İstediğimiz hızda olmasa da sabotaj ve provokasyonlar yaşansa da biz üzerimize düşenleri yerine getiriyoruz. Sadece çözüm sürecinin ilk aşaması bölgede büyük bir umuda vesile oldu. Dağlarda artık piknik yapılıyor. On yıllardır vatandaşlarımız göremedikeri köylerine dönüyorlar. Ticaret canlandı, işsizliği çözmeye dönük adımları görüyoruz. İlk aşaması bölgenin çehresini bu kadar değiştiren çözüm sürecin bölgeyi nasıl kalkındıracağını sizin tahminlerinize bırakıyorum. Çözüm sürecini yürükten desteklediniz. Bingöl'den teröre karşı durmasını ve demokrasiye sahip çıkmasını istiyoruz. Zahmetsiz rahmet olmuyor. Sürecin bozulmaması için her birimizin büyük hassasiyetle geleceği yürümek zorundayız. Provokasyonlara karşı çok net ve çok kararlı bir duruş göstermeliyiz. Her karşı düşünceye saygımız var ama şiddete asla saygımız yoktur. Şunu herkesin bilmesini istiyorum gençlik ve gençliğin üstü inancına saygı istiyorsa karşının inancına saygı göreceksin. Ancak, olayı şiddete taşıdığında karışında şiddeti görürsün. Şiddet varsa şiddettin karılığı şiddettir."
'MOLOTOF VE PALALI GENÇLİK İSTEMİYORUZ'
Başbakan Erdoğan artık devlet üniversitelerinde özel güvenlik yerine devletin güvenlik güçlerinin görev alacağını belirterek, "Devlet üniversitelerine artık özel güvenlik güçleri değil devletin güvenlik güçlerini üniversitelere yerleştireceğiz. Burada farklı şeylerin olduğunu görmek bizi farklı şeyler yapmaya itti. Biz molotof ve palalı gençlik istemiyoruz. Bilgisayarlı ve kitaplı gençlik istiyoruz" dedi.